PARAYI GETİRDİ, RUHSATI ALAMADI, SANIK OLDU

İzmir Menderes’te konsept otel yatırımı yapmak isteyen Dr. Yakup Toprak’ın ruhsatlandırma sürecine ilişkin açıklamaları, belediye koridorlarında başladığı iddia edilen bir ruhsat pazarlığının, karşı kafeye taşınan para trafiğine, ardından da gözaltı, tutuklama ve ceza dosyasına dönüşen çarpıcı bir süreci ortaya koydu.

Toprak’ın anlatımına göre mesele, sıradan bir ruhsat gecikmesi değil. Başlangıçta CHP’li belediyenin bilgisi ve yönlendirmesiyle ilerleyen, resmi başvuruların yapıldığı, imar uygunluğu alınan, harçları yatırılan ve ruhsatın basılarak imza aşamasına geldiği bir yatırım süreci, daha sonra para talepleri, belge iptalleri, adli işlemler ve ağır suçlamalarla içinden çıkılmaz hale geldi.

Whatsapp Image 2026 06 13 At 14.26.31

Dr. Yakup Toprak, İzmir ili Menderes ilçesi Sancaklı Mahallesi 116 ada 10 parseldeki taşınmazı kendi adına satın alıyor. Satın alma tarihinde taşınmaz için yapı kayıt belgesi de vardı. Bu taşınmazı konsept otel olarak faaliyete geçirmek istediğini anlatan Toprak, süreci resmi zeminde yürütmek için CHP’li Menderes Belediyesi ile temasa geçtiğini ifade etti.

Whatsapp Image 2026 06 13 At 14.26.31 (1)

Toprak’ın iddiasına göre dönemin CHP’li Menderes Belediye Başkanı Erkan Özkan ile yapılan görüşmede proje olumlu karşılandı; ancak ruhsat sürecinin ilerlemesi için 250 bin dolar talep edildi. Toprak, buna rağmen işin resmi yoldan ilerlemesi için başvurusunu yaptığını, mimari projeleri belediyeye sunduğunu, İmar Müdürlüğü’nden uygunluk görüşü aldığını, kolluk ve itfaiyeden olumlu cevap geldiğini, ruhsat harcını yatırdığını ve ruhsatın basılarak imzaya gönderildiğini söyledi.

Whatsapp Image 2026 06 13 At 14.26.33

Dosyanın ilk kırılma noktası da tam burada yaşandı. Toprak’ın beyanına göre ruhsat hazır hale geldiği halde imzalanmadı. Yatırımcı, belediyenin tadilat izni verdiğini, kontrolleri yaptığını, işlemlerin tamamının resmi kayıtlar altında yürüdüğünü; buna rağmen ruhsatın teslim edilmediğini dile getirdi. Toprak, bu aşamadan sonra yeni taleplerin gündeme geldiğini, hatta kendisinden belediye başkanının belirlediği şoför üzerine üç iş makinesi alınmasının istendiğini öne sürdü.

Ancak dosyanın en çarpıcı bölümü, seçimden sonraki süreçte yaşandığı iddia edilen 400 bin euroluk olay oldu. Toprak’ın anlatımına göre Erkan Özkan’ın aday gösterilmemesinden sonra CHP’den İlkay Çiçek belediye başkanı seçildi; önceki süreçte adı geçen Rüzgar Sönmez ise belediye başkan yardımcılığı görevine getirildi. Toprak, Sönmez’in daha sonra oteline geldiğini ve kendisine “400 bin euro ver, işini çözelim” dediğini iddia etti.

Whatsapp Image 2026 06 13 At 14.26.33

Gaziantep'te 4,6 büyüklüğünde deprem
Gaziantep'te 4,6 büyüklüğünde deprem
İçeriği Görüntüle

Toprak’ın beyanına göre görüşme bununla sınırlı kalmadı. Rüzgar Sönmez, ruhsatı imzalayacağını, avukat ve mimarın belediyeye gönderilmesini, paranın ise nakit olarak getirilmesini istedi. Toprak, 400 bin euroluk parayı belediyenin karşısındaki kafeye getirdiğini, Sönmez’in şoförü olduğu belirtilen kişiye teslim ettiğini, ardından belediye binasına geçtiğini anlattı.

İddiaya göre tam bu noktada süreç bambaşka bir yöne çevrildi. Toprak belediye binasında bekletildi. İçeride görüşme yapılacağı söylenirken kapıda gerilim yaşandı. Toprak, makam kapısında kendisine bağırıldığını, hakaret edildiğini ve üzerine gelindiğini; yanındaki kişilerden birinin Rüzgar Sönmez’i geriye doğru ittiğini ifade etti. Toprak’a göre bu sırada parayı teslim ettiği şoför ortadan kayboldu. Yani yatırımcı, ruhsatını almak için getirdiğini söylediği 400 bin euroyu teslim etti; ancak ne ruhsatı alabildi ne de paraya yeniden ulaşabildi.

Toprak’ın iddiası daha da ağır: Paranın akıbetini sormak ve yaşananlara itiraz etmek isterken olay kendi aleyhine çevrildi. Kendisinin şikâyetçi olmak üzere karakola gittiğini, ancak daha ifade veremeden kamu görevlisine darp, hakaret ve kamu malına zarar iddialarıyla suçlandığını belirtti. Böylece dosya, ruhsat bekleyen yatırımcının şikâyetçi olduğu bir süreç olmaktan çıkıp, yatırımcının sanık haline getirildiği bir yargı sürecine dönüştü.

Toprak’ın anlatımına göre ertesi gün oteline jandarma tarafından geniş çaplı operasyon düzenlendi. Yaklaşık 150 personel ve bomba arama köpekleriyle yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığını ifade eden Toprak, ruhsatlı silahlarına ait mermiler üzerinden işlem yapılmaya çalışıldığını, ancak bu konuda da savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini söyledi.

Yatırımcı, ilk mahkemede tutuklandığını, tutukluluğu sırasında ise ailesine ve avukatı aracılığıyla yeni bir mesaj gönderildiğini iddia etti. Toprak’ın beyanına göre bu kez rakam 2 milyon dolara çıktı. İddiaya göre “2 milyon dolar gönderilirse hem şikâyetten vazgeçileceği hem de adliyedeki işlemlerin silineceği” yönünde haber gönderildi. Toprak, bu görüşmelere ilişkin görüntü ve ses kayıtlarının bulunduğunu savundu.

Ruhsat dosyasının idari boyutu da en az adli süreç kadar dikkat çekici. Toprak, belediyenin önce tadilat izni verdiğini, mimari projeyi kabul ettiğini, kontrolleri yaptığını ve ruhsatı basılacak aşamaya getirdiğini; ancak daha sonra aynı yapı için farklı kurumlara başvurarak süreci tersine çevirdiğini belirtti. Taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğu gerekçesiyle yapı kayıt belgesinin iptal edildiğini, itiraz üzerine 20 Kasım 2024’te belgenin yeniden aktif hale getirildiğini, buna rağmen ruhsatın verilmediğini anlattı.

Bu tablo, dosyanın merkezindeki temel soruyu daha da büyütüyor: Belediye tarafından yürütülen, denetlenen, onaylanan ve ruhsat aşamasına getirilen bir süreç, hangi gerekçeyle son anda durduruldu? Eğer eksiklik varsa neden en başta bildirilmedi? Eğer yapı hukuka aykırıysa tadilat izni neden verildi? Eğer ruhsat süreci usule uygunsa, imza neden bekletildi?

Toprak hakkında belediyede yaşanan olay nedeniyle ceza dosyası açıldı. Açıklamasına göre hakaret ve kamu malına zarar verme suçlarından beraat etti; ancak yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verildi. Toprak, bu karara da itiraz ederek dosyada kendisinin fiilen vurduğuna dair açık tanık beyanı bulunmadığını, tıbbi bulgularla darp arasında kesin illiyet bağının kurulamadığını savundu.

Gelinen noktada Yakup Toprak, herhangi bir ayrıcalık istemediğini, yalnızca hukukun uygulanmasını talep ettiğini belirtiyor. Devletin verdiği yapı kayıt belgelerine, belediyenin verdiği izinlere ve resmi işlemlere güvenerek yatırım yaptığını söyleyen Toprak, ruhsatlandırma sürecinin tüm belgeler, idari onaylar, para taleplerine ilişkin iddialar ve sonrasında yaşanan adli süreçlerle birlikte yeniden incelenmesini istiyor.

Menderes’teki dosya, bir yatırımcının ruhsat arayışının nasıl ağır iddialarla örülü bir krize dönüştüğünü gösteriyor. Toprak’ın anlatımına göre önce ruhsat için para istendi, ardından ruhsat imzada bekletildi, ikinci kez yüksek miktarda para talep edildi, para belediyenin karşısındaki kafede teslim edildikten sonra ortadan kayboldu ve yatırımcı bu kez darp suçlamasıyla sanık haline getirildi.

Bu iddialar, yalnızca bir belediye ruhsat dosyasının değil, yerel yönetimlerde hukuki güven, yatırım ortamı, idari şeffaflık ve kamu gücünün kullanımı açısından da ciddi sorular doğuruyor. Dosyanın tüm yönleriyle, tarafların beyanları, resmi evraklar, kamera ve ses kayıtları, belediye yazışmaları ve adli süreçlerle birlikte yeniden ele alınması gerekiyor.

Kaynak: Haber Merkezi