Son Dakika

'İnadına okuduk, yaralı ellerimizle kalem tuttuk'

3 Ocak 2008'de teröristlerce askeri servis aracının geçişi sırasında dershane önünde bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda yaralanan Vedat Bora, teröre inat eğitimini sürdürerek hekim oldu.

'İnadına okuduk, yaralı ellerimizle kalem tuttuk' AA

3 Ocak 2008 tarihinnde Diyarbakır'ın merkez Yenişehir ilçesindeki bir dershanenin önünde  PKK'lı teröristlerce askeri servis aracına yönelik gerçekleştirilen ve dershaneye giden Eren Şahin Eronat, Salih Ekinci, Melek İpek, Rıdvan Süer, Ferhat Mutlu ve Engin Taşkın ile Veli Cengiz Kaya'yı hayattan koparan bombalı saldırı, hafızalardan silinmedi.

Hain saldırıdan yaralı olarak kurtulan 73 kişiden biri de 8. sınıf öğrencisi Vedat Bora oldu.

Liselere giriş sınavına hazırlık için dershaneye giden Bora, arkadaşlarıyla selamlaştığı sırada dershane önünde bomba yüklü araç patlatıldı.

Saldırıda boynuna şarapnel parçası isabet eden, yüzünde, ellerinde ve vücudunun çeşitli yerlerinde de yanıklar oluşan Bora, hastanede 43 gün tedavi gördü.

Saldırıdan 6 gün sonra bilinci açılan, boynundaki yara nedeniyle bir ay konuşamayan, 27 gün sonra aynada yüzüne bakabilen Bora, fiziken ve psikolojik olarak aldığı yaralara rağmen hayata sıkı sıkı tutunmayı başardı.

Teröre inat eğitimini azimle sürdüren Bora mühendis olma hayali kurarken, hastane sürecinde kendisine yakın destek sunan doktorlardan etkilenerek sağlık alanında hizmet verme kararı aldı.

Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden mezun olan Bora, atandığı ilk tercih yeri Şırnak'ta görev yapacak olmaktan da heyecan duyduğunu belirtti.

Yaşadığı süreci anlatan Bora, başarılı bir öğrenci olduğunu, Türkiye'de derece yapmak için mücadele ettiği sırada gerçekleştirilen terör saldırısıyla yaşamında birçok şeyin değiştiğini anlattı.

Saldırının gerçekleştiği gün dershane önünde olduklarını, arkadaşlarıyla selamlaşırken patlamanın yaşandığını dile getiren Bora, 'Daha hal hatır sormadan kendimi kaldırımın arkasına savrulmuş buldum. Yerde yatıyordum, ne olduğunu anlamıyorsunuz.' diye konuştu.

Kalkıp kaçmaya çalıştığını, üzerindeki elbiselerin yandığını fark ettiğini belirten Bora, 'Sedye üzerinde yatarken duyduğum son şey, 'Hayati tehlikesi var, ameliyathaneyi hazırlayın' ifadesi oldu.' dedi.

'SINAVI DEĞİL, HAYATI KAZANMA YARIŞINDAYDIM'

Saldırının ardından aynaya baktığında hissettiklerini anlatan Bora, 'Keşke görmeseydim denecek bir görüntü. Tabii o sırada bunları çok önemsemiyordum çünkü hayatta kalma gibi bir derdim vardı. Başka arkadaşlarım ciddi anlamda sınav için yarıştayken ben ise artık yatakta, hayatı kazanma yarışındaydım.' ifadelerini kullandı.

Bora, hastaneden 43 gün sonra taburcu olduğunu ve tekrar sınava hazırlanmaya başladığını ifade ederek, 'Pes etmemem gerektiğini biliyordum. Okulumun, dershane öğretmenlerimin ve ailemin desteğiyle özveriyle çalışmaya devam ettim. Türkiye'de derece yapamasam da ciddi bir puan aldım.' şeklinde konuştu.

'İNADINA OKUDUK'

'İnadına inadına okuduk. Yaralı ellerimizle kalem tuttuk, yaralarımıza ve ağrılarımıza rağmen pes etmedik. Bizi pes ettirmeye çalışanlara karşı daha da azmettim ve hekim oldum.' diyen Bora, Liceli Kürt bir ailenin çocuğu olarak okumak için mücadele gösterdiğini ifade etti.

Saldırının ardından geleceğe dair planlarının değiştiğini anlatan Bora, mühendis olmak isterken, hastanede doktorların özverisini gördükten sonra bu mesleği seçmeye karar verdiğini kaydetti.

Bora, 'Bugün kendime verdiğim sözü tuttum, diş hekimi oldum. İnsanlara sağlık hizmeti sunacağım, bunun mutluluğunu yaşıyorum. Benim için müthiş bir şey. Şırnak'ta insanlara hizmet etmeyi aşkla bekliyorum.' ifadelerini kullandı.

'BİR YIL FOTOĞRAF ÇEKTİRMEDİM'

Ailesinin olayı hiçbir şekilde hatırlamak istemediğinden o döneme ait hatıra sayılabilecek bütün kıyafet ve eşyaların atıldığını dile getiren Bora, yaklaşık bir yıl boyunca hiçbir şekilde fotoğraf çektirmediğini söyledi.

Bora, ailece aldıkları kararla 10 yaşına giren kız kardeşinin bu saldırıyı bilmeden büyüdüğünü ifade ederek, 'Kardeşim yüzüm, elim ve boynumdaki yaraları soruyor. 'Yere düştüm' diyorum. Çocuğa bombayı, ölümü, terörü anlatamam. Onun o pırıl pırıl dünyasını, zihnini kirletemem. İnsanları mağdur etmeye çalışan zihniyeti kınıyoruz.' dedi.

SALDIRIYI UNUTAMADI

Olay yerinden her geçtiğinde saldırıyı adeta yeniden yaşadığını belirten Bora, bölge insanının da yaşanan bu acıya sahip çıkarak unutmamasını istediklerini ifade etti.

Bora, terörün tek mağdurlarının kendileri olmadığını vurgulayarak, 'Bebek, çocuk, kadın ölümleri oldu. Terörün gerçek yüzü bu zaten. Terör, masum, savunmasız insanlara kıydığı için adı terör zaten. Bize yaşattıklarına karşı dik duracağız. Onlar pes edecek biz pes etmeyeceğiz. Onlara aramızda yer vermeyeceğiz, yerlerini dar edeceğiz. Daha iyi yarınların bizi beklediğine inanıyorum. Bir gün bu sorunu tamamen aşmış olacağız ve Türkiye hak ettiği yere gelecek. Barış ve sevgi konuşalım, savaşı, şiddeti bize sunan her türlü zihniyete karşı duralım.' dedi.

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.