Çin Ulusal İstatistik Bürosu’nun 16 Ekim’de paylaştığı verilere göre Çin’in araştırma ve geliştirme harcamaları 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 8,2 artarak 3,93 trilyon yuan seviyesine (yaklaşık 584,5 milyar dolar) ulaştı. 2021-2025 yıllarını kapsayan 14. Beş Yıllık Plan döneminde Ar-Ge bütçesini yıllık ortalama yüzde 10 artıran Pekin, ABD’nin ardından küresel ikinci büyük Ar-Ge yatırımcısı konumunu korudu. Harcamaların düzeyi Almanya’nın 3,4 katına, Japonya’nın ise 3,5 katına ulaştı.
Ar-Ge harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı yüzde 2,8'e yükseldi ve Çin, yüzde 2,72 olan OECD ortalamasını ilk kez aşarak küresel sıralamada 12. konuma yerleşti. Temel bilim harcamaları ise yüzde 13,3 artışla 283,46 milyar yuan (yaklaşık 40 milyar dolar) ile genel artış hızının belirgin biçimde üzerine çıktı.
Özel Sektör 420 Milyar Doları Aştı
Ar-Ge ekosisteminin finansman motoru kurumsal işletmeler olmayı sürdürdü. Şirket araştırma yatırımları ilk kez 3 trilyon yuanı aşarak toplam ulusal bütçenin yüzde 77,4'ünü oluşturdu. Bölgesel dağılımda Guangdong, Jiangsu, Zhejiang ve Shandong eyaletleri ile Pekin ve Şanghay öne çıktı. Çin Bilim ve Teknoloji Bakanı Yin Hejun, yarı iletkenler, endüstriyel makineler ve hassas ölçüm cihazlarındaki dışa bağımlılık darboğazlarının önümüzdeki süreçte çözüleceğini vurguladı. Kuantum teknolojileri, yapay zeka, biyoteknoloji ve beyin-bilgisayar arayüzlerine de doğrudan kaynak aktarılacak.
ABD Kesiyor, Çin Artırıyor
Pekin’in Ar-Ge kaynaklarını büyütmesi, Washington’daki bütçe kesintileriyle keskin bir tezat oluşturuyor. Trump yönetiminin 2026 federal bütçe tasarısında Ulusal Sağlık Enstitüleri’nde (NIH) yüzde 39, Ulusal Bilim Vakfı’nda (NSF) ise yüzde 55 oranında kesinti öngörülüyor. Harvard Business School analizine göre 2025 yılı başlarında NIH kapsamındaki yaklaşık 3 milyar dolarlık hibe desteğinin dondurulması ya da iptali sonucunda yaklaşık 3.800 araştırma projesi sekteye uğradı.