Husiler kimdir?
Husiler, kendilerini "Allah'ın yardımcıları" anlamına gelen Ensarullah adıyla tanımlıyor. Hareketin kamuoyunda bilinen adı, 2004'te öldürülen kurucusu Hüseyin el-Husi'den geliyor. Örgütün bugünkü lideri, Hüseyin el-Husi'nin küçük kardeşi Abdülmelik el-Husi. El-Husi ailesi, soylarının Hz. Muhammed'in torunu Hz. Hasan'a dayandığını ve bu nedenle toplumda yüzyıllardır özel bir konuma sahip olduklarını savunuyor.
Husilerin ideolojisi ne?
Husiler, Şii İslam'ın bir kolu olan Zeydilikten doğan bir hareket. Zeydiler, Yemen nüfusunun yaklaşık yüzde 30 ila 45'ini oluşturuyor. Hareket, Suudi Arabistan'ın desteğiyle Yemen'in kuzeybatısında yayılan Selefi akıma tepki olarak şekillendi. Uzmanlar, Husilerin siyasi çizgisinin büyük ölçüde İran'ın Batı karşıtı söyleminden etkilendiğini belirtiyor. Kurucu Hüseyin el-Husi'nin, 1979 İran Devrimi'nin lideri Ayetullah Humeyni'ye hayranlık duyduğu biliniyor. DW'nin aktardığına göre hareket, ABD ve İsrail karşıtı bir söyleme sahip.
Husiler nasıl güçlendi?
Husilerin bugünkü askerî gücü, İran'ın 2010'dan bu yana sağladığı destekle ilişkilendiriliyor. Örgüt, 2014'ten bu yana başkent Sana'yı ve ülkenin kuzeyini kontrol ediyor. 7 Ekim 2023'ten sonra Hamas'a destek gerekçesiyle İsrail'e füze saldırıları düzenlemesi, Husilerin bölgesel bir aktör olarak görülmesini sağladı. ABD ve İngiltere, Gazze savaşı sırasında Kızıldeniz'deki gemilere yönelik saldırılar nedeniyle örgüte kapsamlı hava saldırıları düzenledi. Ancak neredeyse her gece tekrarlanan bu saldırılar, Husilerin askerî kapasitesini ortadan kaldıramadı.
Husiler neden Suudi Arabistan'ı hedef alıyor?
Saldırılar, bir süredir devam eden tırmanışın parçası. Yemen'de 2022'den beri yürürlükte olan ateşkesi Husiler, Suudi Arabistan'ın Tahran'dan Sana'ya yapılacak bir uçuşu engellemesinin ardından sona erdirdi. Tırmanışın arka planında İran-ABD gerilimi de bulunuyor. 28 Şubat'taki ABD saldırısının ardından İran, Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapattı. Suudi Arabistan ise petrol ihracatını Kızıldeniz ve Babülmendep üzerinden yaparak bu ablukayı aşmaya çalıştı. Kızıldeniz rotasının Riyad için önemi arttıkça, bu kıyıları kontrol eden Husilerin elindeki stratejik koz da büyüdü.
Husiler ile İran arasındaki ilişki ne?
Husiler ve İran, birbirlerini Şii müttefikler olarak görüyor. Örgüt, İran'ın bölgedeki müttefiklerinden oluşan ve "Direniş Ekseni" olarak adlandırılan yapının parçası. Bu yapı, Lübnan'da Hizbullah'ın ağır kayıplar vermesi ve Suriye'de Beşar Esad yönetiminin devrilmesiyle önemli ölçüde zayıfladı. İlişki iki taraf için de avantaj sağlıyor: Husiler İran'dan silah ve teknik bilgi alırken Tahran, Kızıldeniz'deki Husi faaliyetleri üzerinden askerî ve stratejik kazanç elde ediyor.
Yemen hükümeti neden zayıf?
Yemen'in uluslararası alanda tanınan hükümeti adına savaşan silahlı gruplar büyük ölçüde bölünmüş durumda. Suudi Arabistan'ın desteklediği hükümet, ülkenin geleceği için güçlü bir alternatif olarak görülmüyor. Askerî analistlere göre Husilerin başarısının arkasında, rakiplerinin bölünmüşlüğüne karşı sahip oldukları tek merkezli komuta yapısı ve ortak hedefler yatıyor.
Yemen'deki savaş nasıl başladı?
Husilerin 2014'te Sana'yı ve kuzey bölgelerini ele geçirmesinin ardından Suudi Arabistan, 2015'te örgütle savaşmak için bir koalisyon kurdu. Ülkenin güneyinde ise yıllar içinde hükümeti destekleyen çok sayıda silahlı grup ortaya çıktı. Zamanla Suudi Arabistan'ın ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) desteklediği gruplar arasında rekabet arttı ve iki ülke, Yemen'in Kızıldeniz kıyıları üzerinde nüfuz mücadelesine girdi. Sahada defalarca çatışan grupların ardından BAE, ocak ayında Yemen'deki savaştan çekildiğini ve gruplara verdiği desteği sonlandırdığını açıkladı.
Suudi Arabistan Husilere karşı birleşik cephe kurabilir mi?
BAE'nin çekilmesiyle Yemen'deki hükümet yanlısı grupların tek destekçisi olarak kalan Suudi Arabistan, farklı grupları kendi komuta ve finansman yapısı altında birleştirmeye çalışıyor. Ancak daha önce BAE'nin desteklediği ve on binlerce savaşçıdan oluştuğu tahmin edilen bazı gruplar, Riyad'ın otoritesini tanımakta isteksiz. Bu bölünmenin, Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki hızlı ilerleyişinde belirleyici olduğu değerlendiriliyor.