5 Bin Kişilik İşten Çıkarma Kararı
Birleşik Krallık merkezli bankacılık devi Barclays, yapay zeka odaklı verimlilik ve organizasyonel sadeleşme planları kapsamında iş gücünün yaklaşık yüzde 5'ine denk gelen 5 bin çalışanıyla yollarını ayıracağını duyurdu. Karar, 22 Ekim 2026'da kamuoyuyla paylaşılan üçüncü çeyrek finansal sonuçlarıyla birlikte açıklandı. 1.000 pozisyonun kapatılma süreci tamamlanırken kalan 4 bin çalışanın bu yıl sonuna kadar işten çıkarılması planlanıyor. 2025 yıl sonu itibarıyla küresel çapta yaklaşık 93 bin çalışanı bulunan banka, teknoloji yatırımlarının sağladığı operasyonel kolaylıklarla aynı iş yükünü daha az personelle yürütmeyi hedefliyor.
Destek Birimleri ve Yazılımcılar Doğrudan Etkilenecek
Barclays Finans Direktörü Anna Cross’un açıkladığı ayrıntılara göre, planlanan işten çıkarmaların yaklaşık yüzde 60'ı yazılım geliştiricileri de dahil olmak üzere destek ve operasyonel işlevleri kapsıyor. Tasarruf tedbirlerinin ağırlıklı bölümü Birleşik Krallık perakende bankacılığı kanadında hayata geçirilecek; yatırım bankacılığı birimi de bu süreçten payını alacak.
2027'ye Kadar 1,1 Milyar Sterlin Tasarruf Hedefi
Şirket yönetimi, bu adımların 2027 yılına kadar toplamda 1,1 milyar sterlin (yaklaşık 1,4 milyar dolar) tasarruf sağlama planının parçası olduğunu belirtiyor. Banka, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde yapısal maliyet aksiyonları için 200 milyon sterlin (yaklaşık 260 milyon dolar) ayırdı. Yıl genelinde 600 milyon sterlinlik (yaklaşık 780 milyon dolar) harcama öngörülürken son çeyrekte ilave 300 milyon sterlin (yaklaşık 390 milyon dolar) tasarruf hedefleniyor.
Kâr Beklentiyi Karşıladı, Gelirler Geride Kaldı
Barclays, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde vergi öncesi kârını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artırarak 2,3 milyar sterline (yaklaşık 3,1 milyar dolar) yükselterek piyasa beklentilerini karşıladı. Ancak grubun toplam geliri 7,4 milyar sterlinde (yaklaşık 9,6 milyar dolar) kalarak analistlerin 7,61 milyar sterlinlik (yaklaşık 9,9 milyar dolar) tahmininin altında kaldı.
Sabit Getirili Gelirlerdeki Düşüş Yatırımcıları Tedirgin Etti
Sonuçlarda öne çıkan en çarpıcı kalem, sabit getirili menkul kıymet alım satım gelirlerinde görülen yüzde 19'luk gerileme oldu; bu bölümden elde edilen gelir 1 milyar sterline (yaklaşık 1,3 milyar dolar) indi. Finansal sağlamlık göstergesi olan CET1 sermaye yeterlilik oranı yüzde 14,3'ten yüzde 14,2'ye inerken, maddi özkaynak kârlılığı (ROTE) yüzde 16,1'den yüzde 11,7'ye geriledi. Açıklamaların ardından Londra Borsası’nda işlem gören Barclays hisseleri ilk işlemlerde yüzde 2,5'e varan düşüş kaydetti.
CEO’dan Yapay Zeka Değerlendirmesi: “Pastanın Üzerindeki Çilek”
Barclays İcra Kurulu Başkanı CS Venkatakrishnan, yapılan kesintilerin yıllardır süren teknoloji harcamaları ve süreç sadeleştirme çabalarının doğal bir sonucu olduğunu vurguladı. Yapay zekanın mevcut süreçteki rolüne temkinli yaklaşan Venkatakrishnan, teknolojinin sağlanan verimlilikteki payını “pastanın üzerindeki çilek”e benzeterek asıl kazanımın genel teknolojik altyapı yatırımlarından geldiğini söyledi. Bununla birlikte yapay zekanın gelecekte çok daha kritik bir rol üstleneceğini de vurguladı.
Sektörde Benzer Hamleler Hız Kazanıyor
Finans sektöründe otomasyon hız kazanırken diğer büyük bankalar da benzer teknolojik atılımları gündemine alıyor. Bank of America, yapay zekanın tespit ettiği güvenlik açıklarını kapatmak için 1.000 güvenlik uzmanı istihdam ettiğini ve kod altyapısını güçlendirmek amacıyla yüz milyonlarca dolar ayırdığını duyurmuştu. Allianz gibi büyük Avrupalı finans kuruluşlarının da çağrı merkezlerinde benzer iş gücü azaltımına gitmesi, kıta genelinde otomasyon kaynaklı istihdam daralmasının ivme kazandığına işaret ediyor.
Avrupa Bankacılığında Yapısal Dönüşüm
Barclays’in bu hamlesi, yalnızca bir bankanın maliyet yönetimi kararı olarak değil; dijitalleşme ve yapay zekanın bankacılık sektöründe köklü bir yapısal dönüşüme yol açtığının somut bir yansıması olarak okunuyor. Yazılımcılar da dahil olmak üzere nitelikli pozisyonların otomasyondan doğrudan etkilendiğinin görülmesi, bu dönüşümün artık yalnızca rutin görevlerle sınırlı kalmadığını ve finans sektöründe çalışan profilinin hızla değiştiğini gözler önüne seriyor.
Teknoloji Yatırımları ile İstihdam Arasındaki Denge
Barclays örneği, teknoloji yatırımlarının verimliliği artırırken istihdam üzerindeki etkisini de kaçınılmaz biçimde gündeme taşıyor. Finans sektöründe benzer süreçlerin yaygınlaşmasıyla birlikte iş gücü piyasaları, yeniden yapılanma baskısıyla karşı karşıya kalmaya devam edecek. Sektör analistleri, bu süreçte kazananların teknolojiyi salt bir maliyet kısıcı olarak değil, yeni iş modelleri oluşturan stratejik bir araç olarak konumlandıranlar olacağını öngörüyor.




