Henüz bir haftalık bile olmayan bebeklerin bağırsaklarında en güçlü antibiyotiklere karşı direnç genleri saptanması, bilim dünyasında geniş yankı uyandırdı. Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Üsküdar Üniversitesi Tıbbi Laboratuvar Teknikleri Programı Öğretim Elemanı Tuğçe Soylamış, bu durumun toplum sağlığı için ne anlama geldiğini anlattı.

"Henüz Tek Bir İlaç Bile Kullanmadan Dirençle Tanışıyorlar"

Halk arasında antibiyotik direncinin sadece çok fazla ilaç kullanan kişilerde görüleceğine dair yanlış bir inanış olduğunu belirten Tuğçe Soylamış, durumun çok daha erken başladığına dikkat çekiyor:

"Yeni paylaşılan güncel veriler gösteriyor ki; bir bebek hayata gözlerini açtığı ilk saatlerde, henüz tek bir hap bile yutmamışken vücudunda antibiyotiklere karşı 'savunma kalkanı' geliştirmiş bakterilerle tanışabiliyor. Bu, mikropların dünyasında ne kadar hızlı bir alışveriş olduğunu kanıtlıyor. Bebekler bu direnç kodlarını annelerinden veya doğdukları ortamdan miras alabiliyorlar."

"Son Çare" İlaçlar Tehlikede mi?


Kendi akademik çalışmalarında da odaklandığı "karbapenem" direnci konusuna değinen Soylamış, bu özel grubun önemini halkın anlayacağı bir dille şöyle özetliyor:

Bangladeş’te kızamık şüphesi: 113 çocuk öldü
Bangladeş’te kızamık şüphesi: 113 çocuk öldü
İçeriği Görüntüle

"Tıpta karbapenem dediğimiz antibiyotikler, bizim 'son kale' askerlerimizdir. Diğer tüm ilaçlar etkisiz kaldığında bu güçlü silahı çekeriz. Ancak araştırmalar, bebeklerin bağırsaklarında bu son silaha bile kafa tutabilen genler olduğunu gösteriyor. Eğer biz bugün antibiyotikleri bilinçsizce tüketmeye devam edersek, yarın bu bebekler enfeksiyon kaptığında onları koruyacak hiçbir kalemiz kalmayabilir."

Soylamış, bu sinsi geçişin nedenlerini şöyle sıralıyor:

Doğum yapılan ortamdaki dirençli bakteriler, bebeğin henüz boş olan bağırsak sistemine ilk yerleşenler olabiliyor.

Hamilelikte veya toplum genelinde gereksiz kullanılan her antibiyotik, doğadaki dirençli bakteri miktarını artırarak zincirleme bir etki yaratıyor.

"Antibiyotik Bir Ateş Düşürücü Değildir"

Röportajın sonunda ailelere seslenen Tuğçe Soylamış, en büyük hatanın "komşu tavsiyesi" veya "hızlı iyileşme" arzusuyla antibiyotiğe sarılmak olduğunu vurguladı: "Antibiyotik, viral bir hastalık olan gripte veya sadece ateş yükseldiğinde kullanılacak bir sihirli değnek değildir. Her gereksiz doz, gelecekte çocuklarımızın tedavi edilememesi riskini doğuruyor. Gelecek nesilleri korumak istiyorsak, sadece doktorun yazdığı durumlarda ve tam vaktinde kullanmalıyız. Dirençli bakteriler sadece bireyi değil, tüm toplumu, hatta henüz doğmamış bebekleri bile tehdit ediyor."

Muhabir: Haber Merkezi