Doha Film Enstitüsü’nün açıklamasına göre Doha Film Festivali’nin 2026 Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda dört kıtadan 15 film yarışacak. Festival 19-27 Kasım’da Katar’ın başkenti Doha’da yapılacak. Enstitü Üst Yöneticisi ve Festival Direktörü Fatma Hasan Al Rumeyhi, sinemanın sesleri sınırların ötesine taşıyarak insanlar arasında bağ kurabildiğini, festivalin alışılmış kalıpları sorgulayan ve duyulmamış hikâyeleri perdeye taşıyan sinemacılara alan açmayı amaçladığını söyledi.

Nepal’de Budhi Gandaki Nehri taştı: Gorkha’da köyler tahliye edildi
Nepal’de Budhi Gandaki Nehri taştı: Gorkha’da köyler tahliye edildi
İçeriği Görüntüle

Filistin’den hangi filmler yarışıyor?

  • “Thirteen in Gaza” (Hüsam Ebu Dan): Tamamen Gazze’de çekilen film, annesini kaybetmiş 13 yaşındaki bir çocuğun yerinden edilme kampındaki yaşamını anlatıyor. Eylülde Toronto Uluslararası Film Festivali’nde NETPAC Ödülü’nü kazanmıştı.
  • “Sama” (Rabab Hamis): Dünya prömiyeri ilk kez Doha’da yapılacak belgesel, Deyr el-Belah’ta ailesinin geçimine katkı için yakıt olarak satılmak üzere plastik ve karton toplayan 10 yaşındaki Sama’nın hikâyesini aktarıyor.
  • “In Conversation with the Sea” (Muayad Alayan): Oğlunun 20 yılı aşkın süre önce Kızıldeniz’de boğulduğu söylenen Kudüslü bir Filistinlinin, İsrail mahkemesinin oğluna ait yüksek tutarlı sosyal güvenlik borcunu ödemesini istemesiyle başlayan hikâyeyi anlatıyor.
  • “Revolutionaries Never Die” (Mohanad Yakubi): Lübnanlı sinemacı Jocelyne Saab’ın yaşamı boyunca koruduğu 113 film makarasından oluşturuldu. Saab’ın Yakubi’ye gönderdiği son e-postadan hareketle hazırlanan film, Locarno Film Festivali’nde özel jüri ödülüne layık görüldü.

Arap dünyası, Afrika ve Asya’dan hangi hikâyeler var?

  • “Concrete Land” (Asmahan Bkerat): Sekiz yılda çekilen film, Amman’ın dış mahallelerinde lüks villalarla çevrelenen Afrika kökenli Filistinli bir Bedevi ailesinin yaşamına odaklanıyor.
  • “Bardi” (Tala Hadid): Fas’taki çiftçi ve işçilerin, yüzyıllardır sürdürülen atlı gösteri geleneği Tbourida aracılığıyla savaşçı ve prensleri canlandırmasını konu alıyor.
  • “The Station” (Sara Ishaq): Yönetmenin ilk uzun metrajı, savaşın sürdüğü Yemen’de yalnızca kadınlara hizmet veren bir akaryakıt istasyonunda geçiyor. Erkek kardeşinin silah altına alınma ihtimaliyle karşılaşan Layal, onu kurtarmak için arası açık olan kız kardeşiyle yeniden iletişim kuruyor.
  • “House of the Wind” (Auguste Bernard Kouemo Yanghu): Kamerun’un başkenti Yaounde’de, Batı ülkelerindeki çocuklarını geri getirme umuduyla ev inşa eden 80 yaşındaki bir kadını takip ediyor.
  • “My Semba” (Hugo Salvaterra): Angola’nın başkenti Luanda’da yaşayan üç yetim kardeşin mücadelesini ele alıyor.
  • “9 Temples to Heaven” (Sompot Chidgasornpongse): Büyükannelerini hayatta tutma umuduyla bir günde dokuz tapınağı ziyaret eden bir aileyi anlatıyor.
  • “A Girl Unknown” (Zou Jing): 1990'ların Çin’inde doğumunda terk edilen ve üç farklı aile arasında büyüyen bir kız çocuğunun hikâyesini işliyor.
  • “Filipiñana” (Rafael Manuel): Manila’daki bir golf kulübünde çalışan genç bir kızın, bakımlı çimlerin ardındaki şiddeti keşfetmesini konu alıyor.

Amerika ve Avrupa’dan hangi yapımlar yer alıyor?

  • “The Meltdown” (Manuela Martelli): 1992'de Şili’de, büyükanne ve büyükbabasının kayak oteli yakınlarında arkadaşı kaybolan 9 yaşındaki bir kızın hikâyesini anlatıyor.
  • “The Illusion of an Everlasting Summer” (Alessandra Sanguinetti): Arjantin’in Pampalar bölgesindeki iki kuzenin yaşamını 25 yıl boyunca izleyen bir belgesel.
  • “Tin Castle” (Alexander Murphy): Eski bir karavanda yaşayan, tahliye tehdidi altındaki iki ebeveyn ve 10 çocuktan oluşan İrlandalı gezgin bir ailenin yaşam biçimini koruma mücadelesine odaklanıyor.

Filmleri kim değerlendirecek?

Kurmaca ve belgesel filmler beş kişilik uluslararası jüri tarafından değerlendirilecek. Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu da üç kişilik jürisiyle seçkideki bir filme ödül verecek.

Kaynak: AA