Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının himayelerinde, İstanbul Aile Vakfı ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun iş birliğinde gerçekleştirilen “Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi” tamamlandı. Anadolu Ajansı ve TRT’nin global iletişim ortaklığında düzenlenen zirveye kamu kurumları, akademisyenler, hukukçular, medya temsilcileri, teknoloji uzmanları, sivil toplum kuruluşları ve gençler katıldı.

İki gün süren etkinlik boyunca dijitalleşmenin birey, aile ve toplum üzerindeki etkileri farklı yönleriyle ele alındı. Kültür, bağımlılık, hukuk, medya, sanal bahisle mücadele ve çocukların dijital dünyadaki konumu gibi başlıklarda oturumlar düzenlenirken, “Gazze ve Medya” ile “Dijital Çağda Hayâ Ahlakı” özel oturumları da dikkat çekti.

İletişim Başkanı Duran Türk Kızılayın kuruluşunun 158. yıl dönümünü kutladı
İletişim Başkanı Duran Türk Kızılayın kuruluşunun 158. yıl dönümünü kutladı
İçeriği Görüntüle

Zirvenin ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde, dijital teknolojilerin eğitimden iletişime kadar pek çok alanda önemli fırsatlar sunduğu vurgulanırken, veri güvenliği, mahremiyet, dikkat ekonomisi ve yalnızlaşma gibi yeni risk alanlarının da ortaya çıktığına dikkat çekildi.

Bildirgede özellikle çocuklar ve gençlerin dijital dönüşümün merkezinde yer aldığı belirtilerek, bağımlılık oluşturan davranış kalıpları ile zararlı içeriklerin dijital platformlar aracılığıyla daha yaygın hale geldiği ifade edildi. Ailenin ise güven, aidiyet ve dayanışma sağlayan temel kurum olarak dijital çağda da koruyucu rolünü sürdürdüğü kaydedildi.

Katılımcılar, ekran bağımsızlığının teknolojiden uzaklaşmak anlamına gelmediğini, bilinçli ve dengeli kullanım kültürünü ifade ettiğini vurguladı. Bu kapsamda çocukların dijital güvenliğini artıracak yaş doğrulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, ebeveyn kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi ve zararlı içeriklere karşı daha etkili önlemler alınması önerildi.

Ayrıca medya kuruluşları ve içerik üreticileri için aile ve çocuk dostu yayıncılığı teşvik edecek bir “Medya Söylem Rehberi” hazırlanması, yüksek toplumsal etki potansiyeline sahip dijital ürün ve yapay zekâ uygulamalarının değerlendirilmesine yönelik bir “Toplumsal Etki Değerlendirme Sistemi” oluşturulması tavsiyeleri de bildirgede yer aldı.

Zirvenin sonuç bildirgesinde, dijitalleşme sürecinde insan onurunu, aile bütünlüğünü ve toplumsal faydayı merkeze alan politikaların geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. Kamu kurumları, akademi, teknoloji sektörü, medya kuruluşları, sivil toplum örgütleri, aileler ve gençler ortak sorumluluk anlayışıyla iş birliğine davet edilirken, ekran bağımsızlığının bireysel bir tercih olmanın ötesinde toplumsal bir hedef olarak ele alınması gerektiği belirtildi.

Muhabir: Samet Tunç