Reklamı Kapat

Vuslata az kaldı

86 yıldır adeta dinsizlik abidesi gibi gösterilen “Ulu mabed” ezanlarla bezendi. Şimdi nazenin cemaatinin gözyaşları içinde secdeye kapanacağı günü bekliyor.

Diriliş Postası Muhabiri Gökhan Yılmaz/Analiz

“Ayasofya, Hıristiyanlığın, İslâmiyet’e devir ve tesliminin bir abidesidir. Bunun için kilise iken cami olmuştur. Elbette tekrar camiye çevrilecektir” sözleriyle müjde veriyordu büyük İslam âlimi Bediüzzaman Said Nursi. “Gençler! Bugün mü, yarın mı, bilemem! Fakat Ayasofya açılacak!” ifadeleriyle umut aşılıyordu büyük şair Necip Fazıl. “Ayasofya! Ey muhteşem mabet! Merak etme. Fatih’in torunları yakında bütün putları devirip seni camiye çevirecekler” diye zihinlere nakşediyordu Osman Yüksel Serdengeçti. “Seni ey mabedim utansınlar, Kapayanlar da, açmayanlar da!” dizeleriyle ulu hakan Fatih Sultan Mehmed’in bedduasını hatıra getiriyordu Arif Nihat Asya. “Ayasofya, hakkın batıla galebesinin sembolüdür” sözleriyle ulu mabedin zihinlerde ne anlama geldiğini hatırlatıyordu Necmeddin Erbakan. Ve mübarek Cuma günü imzaladı Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı’na devreden kararnameyi. Esaret bitti. Zincirler kırıldı. Tarihe not düşüldü yeniden. Hem İslam alemi için hem Hıristiyan alemi için “Egemenlik sembolü” olan Ayasofya yeniden vaziyet-i kudsiyesine çevrildi. 86 yıldır adeta dinsizlik abidesi gibi gösterilen “Ulu mabed” ezanlarla bezendi. Şimdi nazenin cemaatinin göz yaşları içinde secdeye kapanacağı günü bekliyor.

Ohri yeniden kiliseye dönüştürüldü

Bugün Makedonya toprakları içinde yer alan ve Ortodoks aleminin Kudüs’ü olarak bilinen Ohri’de yer alan Ohri Ayasofya Kilisesi de bir dönem cami olarak hizmet vermişti. Fetih sonrası Osmanlılar’ın minare ekleyerek cami olarak kullanıma açtığı mabed, Ohri şehrinin Yugoslav idaresine geçmesinin ardından yeniden kiliseye dönüştürülmüştür. Söz konusu mabed, Ayasofya için “Dünya mirasıdır” açıklaması yapan UNESCO’nun dünya mirası listesinde yer almaktadır.

BATI AYAKLANDI!

Ayasofya. Sultan Mehmed Han’ın Fatih sıfatını kazandı- ğı, İstanbul’un fethinin hemen ardından camie çevirerek Hilal’in Haç’a karşı galip geldiğini dünyaya ilan ettiği yegâne sembol mabed. 86 yıl sonra yeniden cemaatine kavuşmak için gün sayarken, Hıristiyan âlemi adeta ayaklandı. Camiye dönüştürülmesiyle karalar bağlayan, daha sonra Yavuz Sultan Selim’in hilafeti getirmesiyle Darülhilafe adını alan İstanbul’u yeniden Konstantinapol yapma arzuları hiç sönmedi. 482 yıl cami olarak hizmet veren ulu mabed, 1935 yılında hukuka aykırı bir şekilde alınan “küfr-ü mutlak’ı temsil eden” müzeye dönüştürme kararı başta Ortodoks âlemi olmak üzere tüm Hıristiyan dünyası memnuniyetini dile getirdi. O gün bugündür “Müze” olmasından hiçbir rahatsızlık duymayan Hıristiyan alemi, farklı dinde ve dilde de olsa ulu madebin içinde Allah denilmesinden rahatsız olduğunu duyurdu.

İslam eserleri yok edildi

Ayasofya’nın yeniden camiye dönüştürülmesine en sert tepki gösteren ülkelerden biri olan Yunanistan’da da durum çok farklı değil. “Ayasofya müze olarak kalsın” diye tutturan Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ta birçok cami ve İslam eseri ya kapatıldı ya tahrip edildi. Güney Kıbrıs’ta özellikle Limasol, Baf ve Larnaka’daki camilerin tamamen yıkıldı. Rum yönetimi Baf şehrinde 1825 yılında Köprülü İbrahim Ağa tarafından yaptırılan Cami-i Cedit’i yıktı. Ardından 1963 saldırılarından sonra da meydan yaparak adını 25 Mart Meydanı koydu. Yıkılan cami avlusu da kafe-bara dönüştürüldü. Yunanistan’ın başkenti Atina’da Fethiye Camii, sergi salonu olarak kullanılırken, yılın büyük bölümünde kapalı tutulan tarihi Cizderiye Camii ise seramik müzesi olarak faaliyet gösteriyor. Arşivlerde kayıtlı Atina’daki Türk-İslam eserlerinden Yeni Camii, Kubbeli Camii, İç Kale Camii, Mehmet Voyvoda Muallimesi, Hüseyin Efendi Tekkesi ve Hacı Ali Hamamı gibi yapıların ise izleri tamamen yok olmuş durumda.

“DÜNYA MİRASI” BAHANE!

Ayasofya’nın “Dünya mirası” olduğunu öne sürenleri sesi zayıf çıksa da ulu mabedin “Ortodokslar için özel konumda” olduğunu vurgulayanların sesi daha gür çıkıyor. Peki “İnançlara saygı”, “Dünya mirası”, “Yapmayın üzülürüz” diye feryat figan ağlayan Hıristiyan dünyasında camiler ne durumda? Kaç cami kiliseye çevrildi, bu camilerden kaçı “Ayasofya dünya mirası” vurgusu yapan UNESCO’nun listesinde yer alıyor?

BATI KENDİNE AYNA TUTSUN

Rus Kilisesi, Yunan Kilisesi, Rum Kilisesi, Fener Patrikliği gibi Ortodoks âleminin merkezi olan Kiliselerden birbiri ardına “Ayasofya’nın Ortodokslar için önemli olduğu” vurgusu yapıldı. Öyle k,i Moskova Patrikanesi’nin Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Metropolit Hilarion, daha önce yaptığı, “Ayasofya tüm Hıristiyanlar için, dünya için önem taşıyan bir yapı ve son dönemde bu konu üzerinden dönen tartışmaları büyük üzüntüyle karşılıyoruz” diyerek Hıristiyan âleminin Ayasofya’yı halen kilise olarak gördüğünü gözler önüne serdi. Dahası, “Burası Rus Kilisesi için de özel değere sahip” diyen Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kiril de “Ayasofya’ya yönelik tehdit, tüm Hıristiyan uygarlığına, yani bizim maneviyatımıza ve tarihimize yönelik bir tehdittir. Bugün Ayasofya, her Rus Ortodoks için büyük bir mabedidir” ifadelerini kullandı. Yani Ortodokslar mealen, “Kilise yapamıyorsak bari müze kalsın” diye konuştu. “Dünya mirası zedelenmesin, inançlara saygı” safsataları ile dünya kamuoyuna yönelik “Türkiye’yi suçlayıcı” açıklamalar yapan Hıristiyan liderler, Avrupa’da kiliseye çevrilen camilerin durumuna ilişkin hiç konuşmadı.

Kara Camii kilise, kabristanı otopark

1528 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Sofya’da Mimar Sinan’a yaptırdığı Kara Camii (Koca Mehmet Paşa Camii, sonra İmaret Camii olarak bilinir) de kilise olma akıbetinden kurtulamadı. 1903 yılında kiliseye çevrilen cami bugün, Sveti Sedmochislenitsi Kilisesi olarak bilinmektedir. Osmanlı döneminde camiinin hemen yanına defnedilen cami hocaları ve imamlarının bulunduğu kabristan ise bugün otopark olarak kullanılmaktadır.

UNESCO ÖNCE KURTUBA’YA BAKSIN!

Ayasofya’nın “Dünya mirası” olduğu gerekçesiyle camiye dönüştürülmesine şerh koyan Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) 1984 yılında “Dünya mirası” ilan ettiği Kurtuba Camii halen kilise olarak kullanılıyor. Endülüs Emevileri’nin Cordona’daki en anıtsal eser ve ihtişamlısı olan Kurtuba Camii, 1236’da katedrale çevrildi. Kiliseye çevrilmekle kalmayı cami alanına yeni ilaveler yapıldı, hatta camiye anıtsal hava veren 63 adet sütun kaldırıldı.

12 Tem 2020 - 06:00 - Analiz-Yorum


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sizce 2020-2021 sezonunda Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?