Mücadele devam edecek

İsrail’de 12 yıl aradan sonra hükümet değişti. Siyasetin bölünmüşlüğünden faydalanarak uzun süre iktidarda kalan bebek katili Netanyahu dönemi nihayet sona erdi. Netanyahu’nun halefi Bennett oldu. Kendisini Netanyahu’dan ‘Daha sağda’ olarak tanımlayan ve ‘Çok Arap öldürdüm bence bunda hiç sorun yok’ diyen Bennett döneminde Filistinliler için işler daha da zorlaşacak olsa da Hamas, “Direnişin daha güçlü bir şekilde devam edeceğini” duyurdu.

Diriliş Postası Özel / Dış Haberler - Netanyahu karşıtı koalisyonun güven oylaması öncesi Mecliste yeni başkanın seçilmesi için oylama yapıldı. Meclis Başbakanlığı için, Netanyahu’nun öncülük ettiği blokta yer alan partilerden Şas Partisi Milletvekili Yaakov Margi ve Netanyahu karşıtı blokta yer alan Gelecek Var Partisi milletvekili Mickey Levy yarıştı. Yapılan oylamada 120 milletvekilinden 67’sinin desteğini alan Levy, yeni Meclis Başkanı olarak seçildi. Levy, 2015 yılında verdiği bir röportajda, “Kürt’üm ve Kürt olmaktan gurur duyuyorum. Annem ve babam Kürt. Cizreli atalarım. Eskiden evde hep Kürtçe konuşurduk” demişti.

KIL PAYI GÜVENOYU

Netanyahu’yu devirmeyi amaçlayan koalisyonun güven oylaması öncesi parti liderleri Meclis Genel Kuruluna hitap etti. Parti liderlerinin konuşmasının ardından Yair Lapid-Naftali Bennett liderliğindeki koalisyon hükümetinin oylamasına geçildi. Yapılan oylama sonucu, 120 sandalyeli Mecliste 60 milletvekilinin desteğiyle koalisyon hükümeti güven oyu almış oldu. Bennett-Lapid koalisyonun güven oyu almasıyla Mart 2009’dan bu yana başbakanlık görevini yürüten Netanyahu dönemi sona erdi.

BENNETT 2 YIL BAŞBAKAN OLACAK

Koalisyon hükümetinin güven oyu almasıyla Netanyahu’dan boşalacak koltuğu 2 yıllığına Yamina lideri Bennett elinde tutacak. Bennett, Ağustos 2023’te koltuğu koalisyon ortağı Gelecek Var Partisi lideri Lapid’e devredecek. Bennett-Lapid koalisyonu, Netanyahu karşıtlığında birleşmiş, farklı görüşlere sahip 8 partiden oluşuyor. Hem sandalye sayısının kritik eşikte olması hem partilerin bazı konularda tamamen farklı görüşlere sahip olması nedeniyle İsrail’de koalisyonun ömrünün uzun soluklu olup olmayacağı tartışılıyor.

BENZEMEZLER HÜKÜMETİ

Bennett’in partisi Yamina aşırı sağ görüşleriyle öne çıkıyor ve işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerini destekliyor. Koalisyonun ortaklarından İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Birleşik Arap Listesi (Ram) ise buna karşı çıkıyor. Bir diğer koalisyon ortağı Meretz ise sol blokta yer alan bir parti. Bu nedenle koalisyon hükümetinin uzun soluklu olmayacağı ve bu yılın sonunda İsrail’in yeniden erken seçime gitmek zorunda kalabileceği yorumları yapılıyor.

AŞIRI SAĞ MEMNUN DEĞİL

Aşırı sağcı olan ve Filistinlilere olan düşmanlığını gizlemeyen Bennett, İsrail’in Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 60’ını ilhak etmesini istiyor, Filistin devletinin kurulmasına karşı çıkıyor, Yahudi yerleşim birimlerini ve Gazze’deki tüm savaşları da destekliyor. Buna rağmen Bennett’in sağ dışında partilerle koalisyon kurması, aşırı sağcıların tepkisiyle karşılaştı. Oylamanın sürdüğü saatlerde, Mecsid-i Aksa’nın Burak Duvarı önünde toplanan aşırı sağcılar, beddua merasimi düzenledi. Haham Shmuel Eliyahu liderliğinde düzenlenen ayinde, “Tanrı’nın onlara devletin Yahudiliğini ve ülkenin her yerinde Yahudi yerleşim birimleri inşa projelerini zayıflatmaya yönelik planlarını gerçekleştirme fırsatı vermemesini diliyoruz” şeklinde dualar okundu.

BIDEN VE BAE’DEN TEBRİK

ABD’de başkanlık koltuğuna oturduktan sonra yaklaşık 1 ay sonra Netanyahu’yu arayan Biden’ın Bennett’i hemen araması dikkat çekti. Bennett’i yeni görevi nedeniyle tebrik eden Biden, ABD ve İsrail arasındaki ilişkiye ve İsrail’in güvenliğine “sarsılmaz” desteğini yineledi. Biden, Bennett’a bölgenin karşı karşıya olduğu birçok zorluk ve fırsatlar karşısında ABD ve İsrail arasındaki iş birliğini derinleştirme konusundaki kararlılığını iletti. İki lider ayrıca bölgesel güvenlik ve İran konusunda da istişare içinde olunması konusunda anlaştı. Birleşik Arap Emirlikleri de Bennett’i ilk tebrik eden ülkeler arasında yer aldı. BAE Dışişleri Bakanlığı, yaptığı açıklamada, “bölgesel barışı ilerletmek, hoşgörü ve bir arada yaşamayı güçlendirmek ve teknoloji, ticaret ve yatırımda yeni bir işbirliği çağına başlamak için birlikte çalışmayı” dört gözle beklediğini duyurdu.

SIRADAKİ GELSİN!

Bebek katili Netanyahu’nun yerine daha radikal bir ismin başbakan olması Filistinliler için daha kötü günlerin yakın olduğu anlamına geliyor. Filistin kanadından yapılan açıklamalar da bu yönde. Filistin Ulusal Girişim Hareketi Genel Sekreteri Mustafa el-Bergusi, yeni hükümerin, “yerleşimci ve ırkçı” bir hükümet olduğunu, Netanyahu’dan daha aşırıya gideceğini söyledi. Filistin Dışişleri Bakanlığı da yaptığı yazılı açıklamada, Bennett hükümetinin eskilerinden farklı olmayacağını belirtti. Hamas Sözcüsü Fevzi Barhum ise “İsrail hükümetinin biçimi ne olursa olsun, ona direnilmesi gereken bir işgalci varlık olarak yaklaşacağız” ifadeleri ile İsrail’de değişen yönetimin Filistin direnişinin pozisyonunu değiştirmediğini vurguladı.

İLK MEYDAN OKUMA BUGÜN

Öte yandan başbakanlık koltuğuna dün oturan Bennett, ilk meydan okumayla bugün yüzleşecek. Yahudi radikallerin, 10 Mayıs’ta yapmayı planladıkları fakat çıkan olaylar sebebiyle ertelenen sözde bayrak yürüyüşü isimli provokasyon bugün yeniden sahnelenecek. Hamas başta olmak üzere Filistinli direniş grupları, , polisin izin verdiği sağcı bayrak yürüyüşünün Kudüs’ün Eski Şehri’nin Müslüman mahallesinden geçmesi halinde şiddetin tırmanacağı konusunda uyardı. Hamas sözcülerinden Muhammed Hamade, yaptığı açıklamada, “Ayaklanan Kudüs halkını ve gençleri genel seferberliğe, Mescid-i Aksa meydanlarında ve Eski Şehir sokaklarında toplanmaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı. Bennett yönetiminin İsrail sağına şirin görünmek adına yürüyüşe izin vereceği ve Filistinlilere yönelik şiddete göz yumacağı düşünülüyor.

DOSYALAR BAŞINI YAKACAK

Netanyahu İsrail tarihinin en uzun süre görev yapan başbakanı olmakla birlikte, İsrail’in sözde kuruluşundan sonra işgal altındaki Filistin’de doğan ilk başbakandı. 1967 Altı-gün Savaşında, İsrail Güvenlik Kuvvetleri’ne katıldı ve Sayeret Matkal özel biriminde takım lideri oldu. Birçok operasyonda görev aldı. 1973 yılında Yom Kippur Savaşı’nda ön cephede savaştı, Süveyş kanalı boyunca yapılan baskınlarda görev aldı ve Suriye sınırlarının içinde gerçekleşen Komando saldırısında liderlik yaptı. 1996-1999 yılları arasında başbakanlık yapan Netanyahu, 2009’da yeniden oturduğu koltuktan tam 12 yıl sonra adeta zorla kaldırıldı. yolsuzluk, rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlamasıyla başı dertte olan Netanyahu, başbakanlıktan düşmesinin ardından mahkeme süreciyle karşı karşıya kalacak.

NETANYAHU’NUN DAHA KAHVERENGİSİ

Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen göçmen bir ailenin oğlu olan Bennett, Hayfa’da doğup büyüdü. İsrail Savunma Kuvvetleri’nin Sayeret Matkal ve Maglan özel kuvvet birimlerinde görev yaptı, birçok muharebe operasyonunda yer aldı ve ardından bir yazılım girişimcisi oldu. 2006’da siyasete atıldı ve 2008’e kadar Benjamin Netanyahu’nun özel kalemi olarak görev yaptı. Kendini “Arap düşmanı” olarak tanımlayan Bennett 1967’deki 6 Gün Savaşı’ndan bu yana İsrail işgali altında bulunan Batı Şeria ve Kudüs ile Golan Tepeleri’nin ülkesinin kültürel ve tarihsel hakkı olduğunu iddia ediyor. “Ben iktidarda olduğum müddetçe İsrail’in bir santimetrekaresini dahi vermem” diyen Bennett, 2023’e kadar başbakanlık koltuğunda oturacak ardından koltuğu 2025’e kadar devam ettirecek olan Lapid’e bırakacak.

TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER NASIL OLACAK?

Yeni hükümetin başbakanı Bennett ile 2 sene sonra başbakan olması beklenen Yair Lapid’in Türkiye’ye bakışı çok da farklı değil. Kendilerini işgal altındaki Filistin’in sahipleri olarak gören bir yaklaşıma sahip olan Lapid-Bennett ikilisi, Türkiye’nin bölgesel iddialarından vazgeçmesini ve Filistin davası konusunda geri adım atmasını bekleyecek. Türkiye’nin bu konularda taviz vermeyeceği düşünüldüğünde Türkiye-İsrail ilişkilerinde olumlu anlamda bir gelişme beklenmiyor. Yeni hükümetin, yerleşim birimi adı verilen işgal politikalarına hız vereceği, Gazze’ye yönelik saldırıları arttıracağı, Kudüs’ün kudsiyetini zedeleyecek adımlar atacağı ve Mescid-i Aksa’yı Yahudileştirme projelerine hız vereceği düşünüldüğünde, Türkiye ile İsrail’in ortak bir paydada buluşması imkansız görünüyor.

15 Haz 2021 - 08:01 - Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.




Anket Vitor Pereira Fenerbahçe’de başarılı olur mu?