Geçen yazıda evden firar eden adamın yeryüzünde verdiği tahribat üzerine bir küçük muhasebe yapmıştım. Peki, sokaktan eve dönmeye çalışan ya da dönenlerin durumları nedir? Hala sokakta vakit geçirip “bize bir şey olmaz, biz şerbetliyiz” diyenler var.  Alışkanlık zor iştir hani bir atasözümüzde var ya “alışmış… beterdir.” Hayatı kafasına göre yaşayanlar, toplum düzenine ayak uydurmakta zorlanıyor. Ama işin şakası yok bu musibet birçok şeyi bize öğretecek; kurallara uymayı ve de kurallı yaşamayı öğreneceğiz.

Bu musibet birçok şeyi hatırlamamıza vesile oldu. Bu dünyada hep beraber yaşıyoruz ve birbirimizden sorumluyuz. Ekonomik olarak uçurumların oluştuğu, gelir dağılımında kapanamayacak açıkların meydana geldiği insanlık küçücük bir virüs karşısında eşitlendi. Almanya, Kanada başbakanları, futbolcular, sanatçılar virüse yakalandı. Virüs kimsenin sosyal, siyasal statüsüne bakmadı, her coğrafyada, her sınıftan insana diz çöktürdü.

Eve dönenler yeni bir hayatı keşfetmenin garip bir tecrübesini yaşarken dar alanda acaba bende mi gerilimine düşenlerin sayısı çoğaldı. Haberlerde her dakika “şu ülkede şu kadar ölü, şu kadar vaka” diye artarak devam eden hadise karşısında ister istemez insan “sıra bana ne zaman gelir” diye düşünüyor. Dünyanın haklı olarak ana gündemi ölüm. Sanki hiç ölmeyecekmiş gibi hayata tutunurken birden “ölümsüz” gerçekle karşı karşıya kalmak insani panikletti. Hâlbuki her gün binlerce defa ölümle yüz yüze geliyor, çevremizden ne kadar insanın bu fani âlemden göç ettiğine şahit oluyoruz.

Evde kalanlar için en iyi tavsiyelerden birisi de roman ve şiir okumaktır. Bu büyük olay karşısında şairlerin efsunlu sözleri insanı kendine getirir. Şairlerin derin muhasebesi istikamet verir belki bazılarımıza. Ben iki büyük ustayı hatırlatayım. Necip Fazıl’ın Sakarya Türküsü, Yahya Kemal’in Sessiz Gemisi, Rindlerin Akşamı, Rindlerin Ölümü.

Rindlerin Ölümü

Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde;

Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.

Ve serin servilerin altında kalan kabrinde

Her seher bir gül açar, her gece bülbül öter.

Diğer bir tavsiye Bilal Arıoğlu’ndan geldi. Bilal Bey Behçet Necatigil’in 1953 yılında yazdığı Sokaktan Gelmek adlı şiiri evdekal etiketiyle sosyal medyadan paylaşmış:

Sokağa mı çıkıyorsun, dikkat et

Emanet ol Tanrıya,

Sokak demek

Eksilmek yarı yarıya.

Odalara kapanıp oturdunuz

İçinize evin sessizliği doldu.

Koruyucu duvarlara borçlusunuz

Çevrenizde dalgalanan dostluğu.

Belki, eve yeni dönenler sürekli kalanların halinden anlarlar. Biraz da evlerde kullandığımız eşyaların ne kadar ihtiyacımız olduğunu da düşünelim.

Artık tarih koronodan önce koronadan sonra diye ikiye ayrılacak. Tarihin kırılma anlarından birine şahit olan nesiliz.  Daha adaletli, barış içinde yaşayacağımız bir dünyanın eşiğinde olmayı diliyorum.  Bunun için gayret edelim. Küçük adımlar büyük sonuçlar doğurur inşallah.