İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusu dilekçelerini sunan avukatlar, daha sonra İstanbul Adliyesi önündeki Çağlayan Meydanı'nda basın açıklaması yaptı.
Avukat Gülden Sönmez, grup adına yaptığı açıklamada, İsrail'deki cezaevlerinde uzun yıllardır binlerce Filistinlinin esir olarak tutulduğunu, 7 Ekim 2023'teki saldırıların ardından 8 Ekim'de alınan kararla cezaevlerinde yeni bir uygulamanın başlatıldığını söyledi.
Filistinlileri hem psikolojik hem fiziksel olarak yok etmeye yönelik gerçekleştirilen bu uygulamayı soykırım suçunun bir parçası olarak gördüklerini belirten Sönmez, cezaevlerinde Filistinlilere işkenceler uyguladığını, temel ihtiyaçların sağlanmadığı insan hakları ihlallerinin gerçekleştiğini kaydetti.
İsrail'in cezaevleri başta olmak üzere kayıtlı ve kayıtsız tüm tutma merkezlerinde 10 binin üzerinde Filistinlinin tutulduğunu tahmin ettiklerini dile getiren Sönmez, bu kişilerin bazılarının keyfi olarak kaçırıldığını, bazılarının mahkemesiz ve yargısız idari tutuklama adı altında tutulduklarını, bazılarının da uydurma suçlamalarla mahkumiyet edildiklerini vurguladı.
Sönmez, İsrail'in cezaevi müdürleri, idarecileri, siyasi sorumluluğu olan emir komuta zincirindeki kişiler ve işkenceleri gerçekleştiren alt düzey şüphelilerin isimlerini savcılığa sunduklarını bildirdi.
Türkiye'de bulunan şüphelilerle ilgili Türk yargısının delil toplayıp tutuklama kararı verebileceğini, diğer ülkelerdeki şüphelilerle ilgili de Interpol vasıtasıyla yakalama kararı çıkarılmasını talep ettiklerini belirten Sönmez, 'Özellikle bu dilekçelerde detaylı bir şekilde İsrail cezaevlerinde müvekkillerimize yapılan uygulamaları tek tek, detay detay, mekan mekan, tarih tarih geniş bir şekilde bildirdik. Umut ediyoruz ki bizim müvekkillerimiz nezdinde alınacak olan kararlar halihazırda şu anda devam eden zulmü önlemeye de muktedir olsun.' dedi.
Avukat Furkan Aral da İsrail'in hapishanelerinde Filistinlilere yönelik aç ve susuz bırakma, dini özgürlüklerden mahrum etme, tecavüz, işkence gibi insanlığa karşı suçlar işlediğini, en son Filistinliler hakkında idam yasası çıkarıldığını ifade etti.
Aral, bazı mağdurlar veya yakınları aracılığıyla suç duyurusunda bulunduklarını ve sürecin takipçisi olacaklarını belirtti.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLERE DE BAŞVURU YAPILDI
Avukat Hilal Koçeli ise dün akşam itibarıyla Birleşmiş Milletler keyfi tutuklamalar çalışma grubuna ilk grup başvuruyu yaptıklarını, bu dosyadaki 4 mağdurdan 3'ünün on yıllar boyunca İsrail hapishanelerinde tutulmuş, halihazırda serbest kişiler olduğunu, 1 mağdurun hala cezaevinde kaldığını aktardı.
Koçeli, 'Mağdurlarımızın ifadeleri gerek BM'nin gerek diğer uluslararası insan hakları organizasyonlarının raporlarıyla da tespit edilmektedir. Dolayısıyla bu konuyla ilgili ilk başvurumuzu tamamladık. Kalan 21 mağdurumuz için başvurularımıza devam edeceğiz. Önümüzdeki süreçte BM'nin altında olan diğer çalışma grupları ve Filistin'le ilgili raportörler olmak üzere tüm makamların nezdinde başvurularımızı sürdüreceğiz. Ayrıca Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesinde de başvuru koşulları araştırılmaktadır.' diye konuştu.
