Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Harun Karabacak, 1-7 Nisan Kanser Haftası kapsamında değerlendirmelerde bulundu.
Karabacak, düzenli sağlık kontrolleri, tarama programlarına katılım ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesiyle kanser riskinin azaltılabileceğini ve hastalığın erken evrede saptanarak daha etkili tedavi edilebileceğini aktardı.
Kanserde erken tanının hayati önem taşıdığını belirten Karabacak, 'Düzenli kontroller ve tarama programlarına katılım yaşam kurtarıyor. Bireylerin düzenli sağlık kontrollerini yaptırmaları, tarama programlarına katılmaları ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemeleri büyük önem taşıyor.' değerlendirmesinde bulundu.
Kanserin tüm dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğine işaret eden Karabacak, Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) GLOBOCAN 2022 verilerine göre dünyada yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası görüldüğünü, yaklaşık 10 milyon kişinin hastalık nedeniyle yaşamını yitirdiğini ve mevcut eğilimlerin sürmesi halinde yıllık yeni vaka sayısının 2050'de 35 milyona ulaşmasının beklendiğini kaydetti.
Türkiye'de de kanser yükünün dikkat çekici olduğunu aktaran Karabacak, 'IARC 2022 tahminlerine göre yıllık yaklaşık 240 bin yeni vaka görülüyor. Sağlık Bakanlığı verilerinde ise raporlama yılına göre 211 bin ile 223 bin arasında yeni tanı bildiriliyor. Fark ise veri yılı ve yöntemlerden kaynaklanabiliyor.' ifadelerini kullandı.
Karabacak, dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinin akciğer, meme, kolorektal, prostat ve mide olduğunu belirterek, Türkiye'de de benzer bir dağılım görüldüğünü, akciğer kanserinin yaklaşık 41 bin yeni vakayla ilk sırada yer aldığını, bunu meme, kolorektal, prostat ve tiroid kanserlerinin izlediğini belirtti.
BİRÇOK KANSER TÜRÜ BAŞLANGIÇTA BELİRGİN ŞİKAYET VERMEDEN İLERLEYEBİLİYOR
Erken tanının kritik rolüne dikkati çeken Karabacak, 'Birçok kanser türü başlangıçta belirgin şikayet vermeden ilerleyebiliyor. Hastalık erken dönemde saptandığında hem tedavi seçenekleri artar hem de daha başarılı sonuçlar elde edilir.' bilgisini paylaştı.
Karabacak, tarama programlarının özellikle meme, serviks ve kolorektal kanserlerde etkili olduğunu ifade ederek, hastalığın klinik olarak ilerlemeden saptanabildiğini, bunun da tedavi başarısını ve yaşam kalitesini artırdığını kaydetti.
Erken evrede yakalanan olgularda daha sınırlı cerrahi girişimler ve daha az agresif tedavilerin mümkün olabildiğini vurgulayan Karabacak, kanserden korunmada yaşam tarzının belirleyici olduğuna işaret etti.
Karabacak, sigara ve tütün ürünlerinden uzak durulması, dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, ideal kilonun korunması ve alkol tüketiminin sınırlandırılmasının temel yaklaşımlar arasında yer aldığına dikkati çekerek, 'Türkiye'de erkeklerde kanser sıklığının kadınlara göre daha yüksek olmasının, başta tütün kullanımı olmak üzere önlenebilir risk faktörlerinin önemini ortaya koyuyor.' değerlendirmesini yaptı.




