Şebeke Tamamen İflas Etti Cuma günü Küba'daki milyonlarca vatandaş, ülke çapında meydana gelen devasa bir elektrik kesintisiyle sarsıldı. Enerji bakanlığından yapılan resmi açıklamaya göre, ulusal elektrik ağı tamamen devre dışı kalarak tüm ülkeyi karanlığa boğdu. Akşam saatlerine doğru başkent Havana'da yer alan hastaneler ve su pompalama tesisleri gibi hayati önem taşıyan bazı noktalara kısıtlı da olsa enerji verilmeye başlandı. Sistem operatörü UNE, bu devasa kesintinin merkez bölgelerindeki iletim hattı arızası ve olumsuz hava koşullarının birleşmesiyle tetiklendiğini bildirdi. Ne var ki bu olay, yıpranmış tesisler ve kronik yakıt kıtlığıyla boğuşan komünist yönetimli adada, sadece bu yıl içerisinde kayıtlara geçen altıncı büyük çöküş oldu.
Yaptırımlar Kıtlığı Derinleştiriyor Enerji ihtiyacını büyük oranda dışarıdan aldığı yakıtlarla karşılayan Küba, Amerika Birleşik Devletleri'nin uyguladığı sert yaptırımlar ve petrol ambargosu sebebiyle nefes alamaz hale geldi. Elektrik üretiminin durması, gıda ve ilaç gibi temel ihtiyaç malzemelerine ulaşımı da neredeyse imkansız kılıyor. Hastaneler sınırlı imkanlarla ayakta kalmaya çalışırken, okullar ve devlet daireleri mecburen kapılarını kilitliyor. Washington yönetimi ise adadaki enerji krizinin temelinde kötü iç yönetimin yattığını savunarak Küba'yı ulusal bir tehdit olarak tanımlıyor. ABD Başkanı Donald Trump, adaya petrol taşıyan diğer ülkelere gümrük vergisi tehditleri savururken, bazı sevkiyatlara da denizde doğrudan el konuldu. Geçmişte adanın petrol ihtiyacının yarısına yakınını karşılayan müttefik ülke Venezuela'nın desteği de, ABD'nin bu ülkeye yönelik siyasi hamlelerinin ardından tamamen kesilmiş durumda.
Karanlıktaki Halkın Sabrı Taştı Giderek günlük rutinin bir parçası haline gelen elektrik kesintileri, ada halkının yaşantısını çekilmez bir boyuta taşıdı. Uluslararası haber ajanslarına konuşan Havana sakinleri, yirmi dört saat boyunca elektriksiz kaldıklarını, sistemin sadece bir saatliğine gelip ardından tekrar çöktüğünü ifade ediyor. Vatandaşlar sadece karanlıkla değil; su ve mutfak gazı gibi en temel insani gereksinimlerin yokluğuyla da mücadele ediyor. Otuz altı yaşındaki bir bölge sakini, peş peşe gelen bu yoksunluklar karşısında insanların nasıl aklını kaçırmadığına hayret ettiğini belirtiyor. İzinsiz gösterilerin yasadışı sayıldığı ve hapis cezasıyla sonuçlanabildiği ülkede, bitmek bilmeyen bu kesintiler halkı nadir de olsa sokaklara dökerek tepkilerini göstermeye itiyor. Hükümet yetkilileri ise yaşanan bu tablonun baş sorumlusu olarak Trump yönetiminin baskı politikalarını ve Karayipler'deki liderliği devirmeye yönelik ağır yaptırım kampanyasını işaret ediyor.

