Reklamı Kapat

Tartışma programlarını tartışsak!

Televizyonu açıyorsun onlar, haber sitelerini, sosyal medyayı açıyorsun onlar.

Her daim karşımızdalar.

İstesek de istemesek de görüyoruz, iyi ya da kötü hallerine muhatap oluyoruz.

İnsanlar bazen onların dillerine göre konuşuyor.

Yıllardır televizyon izlemeyen, evine televizyonu sokmayan biriyim ama orada olup bitenin neler olduğunu bilebiliyorum.

İnsanlar akşamları o sihirli aletin karşısına geçerek, takım tutar gibi tartışmacı tutuyor.

Her yerde karşımıza çıkıyorlar dediğimiz gazetecilerden söz ediyorum.

Televizyon programlarına tartışmacı olarak çıkıyorsan, her şeyden önce pişkin olacaksın, kavgaya meyilli olacaksın, sansasyonel tarafın olacak, üslubun da çok kötü olacak. Üslubu iyi olan birinin televizyonlarda boy gösterdiğini ve reyting aldığını düşünsenize… Kimse inanmaz(mı?)

Bir zamanlar, ahlaksız diziler oynatılıyordu (hala var mı bilmiyorum), herkes programlarını o dizilere göre ayarlıyordu hatta misafirliğini bile…

Entrikanın, ihtirasın, kıskançlığın, aile dışı ilişkilerin çok fazla işlendiği dizilerdi.

O dönemler diyordum ki;

Toplum demek ki bu tür dizileri istiyor, izleniyor ki çekiliyor, arz talep meselesi…

Hayır, hayır. Yanılmışım!

Şimdilerde TRT, tarihimize ışık tutacak diziler çekiyor ve izlenme rekorları kırılıyor.

Demem o ki, televizyonlar ne sunarsa insanımız onu alıyor. Zaten televizyonların sunduğu şeyleri beğenmeyenler ya benim gibi evine televizyon sokmuyor ya da ücretli kanallarda kendi seçtiklerini izliyorlar.

Bu yanılmışlığımı şimdiki tartışma programlarıyla pekiştireyim.

Bu dizilere verdiğim hüküm gibi, insanlar;

Karaktersiz, duruşu olmayan, pişkin gazetecileri seviyor olacak ki her gün bunlar boy gösteriyor televizyonlarda, diyordum. Yanılmışım.

TRT örneğinde olduğu gibi, insanımızın karşısına;

Kaliteli, duruşu olan, omurgalı, ne dediğini, kendini ve haddini de bilen, özeleştirisini layıkıyla yapan gazetecileri çıkarsanız emin olun onlar da izlenir.

Zamanla çokça yazıldı, çizildi. Depremde, selde, yangında, toplumsal olaylarda, dış ilişkilerde, savaşta, terörde hep aynı kişiler ahkâm kesiyor…

Biz de tekrar edelim…

Bunlara dur denmeyecek mi?

Televizyon şirketleri, basın yayın organları, yazdıklarından, izlettirdiğinden kendisini sorumlu tutmayacak mı?

“Elinde kumanda, izleme” demek yeterli mi?

Ülkede nasıl bir gerginlik oluşturduklarının farkında değiller mi bu şirketler?

Her şeyi devletten mi beklemeliyiz? İnsanları eğitip televizyondan uzak mı tutmalıyız?

Hangisi daha kolay?

Televizyon yöneticileri bir araya gelip, insanlarımızın ruh sağlığını bozan tartışma programlarına çekidüzen veremez mi? Reklam uğruna, para uğruna değer mi?

Nereye gideceğimize, nasıl konuşacağımıza, ne düşüneceğimize bu düşüncesizler karar veriyorsa vay halimize!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Süs - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.

02

Gök Gürleyen - Hocam evde televizyon olmadığından bu proğramları izlemediğinden hafif geçmişssin.bu yazdıklarının çok daha ağırına layık bazı tv proğramları.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 05 Nisan 11:01
01

Yunus SALEP - Hocam maalesef yıllardır halkımızı kendi fikir ve zikirleri ile empoze eden medya şimdi de dediğin gibi reklam amaçlı konusunda uzman olmayan ama her konuda aynı kişiler ile tartışma programları yapılıyor

Ne diyelim haktan hayırlısı

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 05 Nisan 10:11


Anket Sizce 2020-2021 sezonunda Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?