Ural'ın elebaşı olduğu "Suriye Direnişi" isimli terörist yapılanmanın 2013 yılında, çoğunluğu kadın ve çocuk en az 150 kişiyi öldürdüğü Tartus ilinin Banyas ve Beyda köylerinin sakinleri AA'ya konuştu.

Katliamın tanıklarından Adnan Futuh, Beyda köyünde insanların vahşice öldürüldüğünü ve cesetlerinin yakıldığını anlatarak, yaşananlara bizzat şahit olduğunu söyledi.

Futuh, köyde her türlü suçun işlendiğine dikkati çekerek, ramazan ayında gerçekleştirilen ikinci katliamda, iftar yapmak için dışarı çıkanların evlerine düzenlenen baskınlarda 13 kişinin öldürüldüğünü belirtti.

Saldırılarda kadın, erkek ve çocuk ayrımı yapılmadığını vurgulayan Futuh, kimsenin sağ bırakılmadığını kaydetti.

"Beyda'da hesap vermelerini istiyoruz"

Futuh, sorumluların nerede olurlarsa olsunlar yargı önüne çıkarılması gerektiğini vurgulayarak, "Bugün bizim için en büyük sevinç, bu cani katilin yakalanmış olmasıdır. Onun Beyda'da yargılanmasını istiyoruz." dedi.

Mihraç Ural'ın yalnızca Suriye'de değil dünya genelinde işlediği suçlardan da hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Futuh, Ural ile yüz yüze gelmesi halinde ona kadınları ve çocukları öldürmeye vicdanının nasıl el verdiğini soracağını ifade etti.

İnsan hayatının her şeyden değerli olduğunu vurgulayan Futuh, para ve maddi kayıpların telafi edilebileceğini ancak kaybedilen bir canın geri getirilemeyeceğini söyledi.

Futuh, Suriye hükümetine çağrıda bulunarak Beyda katliamının sorumlularının yargı önüne çıkarılmasını ve işledikleri suçların hesabını köyde vermelerini istedi.

Katliamın tanıklarından Abdüsettar el-Beyasi de katliamın sanığı Mihraç Ural'ın Beyda'da yargılanması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini dile getirdi.

Beyasi, katliamın yaşandığı gün evinde olduğunu belirterek, saldırıların tank ve ağır silahlarla açılan ateşle başladığını, ardından çok sayıda silahlı kişinin köye girdiğini anlattı.

Beyda köyünün önce yoğun ateş altına alındığını, ardından baskına uğradığını aktaran Beyasi, saldırının rastgele değil planlı ve organize şekilde gerçekleştirildiğini söyledi.

Katliam sırasında komşularının ve akrabalarının öldürülmesine tanık olduğunu belirten Beyasi, ailesinden ve yakın çevresinden çok sayıda kişiyi kaybettiğini ifade ederek yaşananları "korkunç bir katliam" şeklinde niteledi.

"Beyda Meydanı'nda yargılanmasını istiyoruz"

Mihraç Ural'ın yakalanmasının kendileri için büyük sevinç olduğunu belirten Beyasi, "Hükümetten en büyük talebimiz, Mihraç Ural'ın burada, Beyda Meydanı'nda yargılanması ve başkalarına ibret olması için idam edilmesidir." ifadelerini kullandı.

Ural ile yüz yüze gelmesi halinde ona kadınları ve çocukları neden hedef aldığını soracağını belirten Beyasi, katliamda hayatını kaybedenlerin büyük bölümünün masum siviller olduğunu söyledi.

Saldırıların önceden planlandığını öne süren Beyasi, Ural öncülüğündeki teröristlerin Beyda'da yaşayan hiç kimseyi sağ bırakmama kararı aldığını savundu.

İsveç’te Andersson’un azınlık hükümeti parlamentoda güvenoyu alamadı: 248 hayır, 99 evet
İsveç’te Andersson’un azınlık hükümeti parlamentoda güvenoyu alamadı: 248 hayır, 99 evet
İçeriği Görüntüle

Beyasi, katliamın sorumlularının adil şekilde cezalandırılmasını talep ederek, diğer faillerin de yakalanıp yargı önüne çıkarılması temennisinde bulundu.

Suriye Genel İstihbarat Teşkilatının, Milli İstahbarat Teşkilatı (MİT) ile koordineli olarak, terörist Ural'ı sınırdan kaçmaya çalıştığı sırada gözaltına aldığı bildirilmişti.

Terörist Mihraç Ural kimdir?

1956 Antakya doğumlu olan Mihraç Ural, yasa dışı örgüt faaliyetleri nedeniyle tutuklu olduğu Türkiye'den 1982'de Suriye'ye firar etti.

Ural, Esed ailesiyle akrabalığı olan eşi Malak Fadel üzerinden dönemin Devlet Başkanı Hafız Esed'in kardeşi Cemil Esed ile yakın ilişkiler kurdu.

Edindiği imtiyazlar sayesinde Suriye'de varlıklı biri haline gelen Ural, Hatay'ın Samandağ ilçesi başta olmak üzere civar bölgelerdeki halkın Suriye rejimine sempatisini sağlamak için çalıştı.

Ural, Arap Baharı ve Suriye'deki halk hareketlerinin başlamasının ardından 2012 yılı başlarında mezhepsel taban üzerinde faaliyet gösteren "İskenderun Sancağının Kurtuluşu İçin Halk Cephesi - Suriye Direnişi" örgütünü harekete geçirdi.

Aynı yıl, oğlu Bedrettin İbrahim Ural da Suriye ordusunda teğmen rütbesiyle göreve başladı.

Kendisine bağlı milislerle Lazkiye'nin Keseb ve Basit bölgelerinde hakimiyet kuran Ural'ın adı, 3 Mayıs 2013'te, Suriye'nin sahil şeridinde Sünnilerin yaşadığı Banyas ve Beyda köylerinde çoğunluğu kadın ve çocuk en az 150 kişinin öldürüldüğü katliamda geçti.

Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013’te 53 vatandaşın hayatını kaybettiği bombalı saldırılarda da rol oynamıştı.

Olayı soruşturan Adana Cumhuriyet Savcılığı iddianamesinde, terörist Mihraç Ural'ın saldırıyı devrik Esed rejiminin istihbaratıyla planladığı tespit edilmişti.

Suriye Direnişi Örgütü elebaşısı Ural, 1970'de kurulan yasa dışı Türkiye Halk Partisi Cephesi'nden (THKP-C) kopanların oluşturduğu THKP-C/Acilciler terör örgütü'nün de kurucuları arasında yer alıyor. Ural, uzun yıllar Acilciler grubunun önde gelen yöneticilerinden oldu.

Kaynak: AA