El-İttihad’da Kültürel Diplomasi Yazısı
Türkiye’nin Abu Dabi Büyükelçisi Lütfullah Göktaş, BAE’nin en köklü Arapça günlük gazetesi El-İttihad’da kaleme aldığı makalesinde Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki derin kültürel bağlara dikkat çekti. “Sandıktaki Ortak Hafıza: ‘Çeyiz’den ‘Zehbe’ye” başlıklı makalede Göktaş, Abu Dabi’de kapılarını açan “Gelin Hazineleri: Osmanlı ve Anadolu Çeyizlerinde Bir Yolculuk” sergisini iki ülke ilişkilerinin medeniyetler ötesi boyutuyla birlikte değerlendirdi.

“Aynı Medeniyet Havzasından Besleniyor”
Göktaş, makalesinde Türkiye ve BAE arasında örf ve adetler açısından ciddi benzerlikler bulunduğunu vurgulayarak “Türkiye ve BAE aynı medeniyet havzasından besleniyor” ifadesini kullandı. Bu ortak kökün gündelik yaşam pratiklerinden aile kurumuna, nesilden nesile aktarılan değerler sistemine kadar pek çok alanda kendini gösterdiğini belirten Büyükelçi, kültürel yakınlığın diplomatik ilişkilerin sağlam bir zeminine dönüştüğünü ifade etti.

İstanbul Havalimanı Küresel Bağlantıda Dünya Birincisi
İstanbul Havalimanı Küresel Bağlantıda Dünya Birincisi
İçeriği Görüntüle

Türk Çeyiz Sandığının BAE’deki Kardeşi: “Mendûs”
Büyükelçi Göktaş, iki geleneğin somut benzerliğine dikkat çekerek Türkiye’deki çeyiz sandığının BAE kültüründe “mendûs” adıyla karşılık bulduğunu açıkladı. “Anadolu’daki çeyiz sandığında da Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki ‘mendûs’ta da kutsal değerler olarak emanet, aile ve vefa özenle korunuyor.” diyen Göktaş, bu köklü geleneğin hem Anadolu’da hem de Körfez’de aynı özü taşıdığını vurguladı.

“Aynı Gönül Diliyle Konuşuyoruz”
Göktaş, makalede iki ülke arasındaki coğrafi mesafeye karşın gönül birlikteliğinin sürdüğünü şu sözlerle dile getirdi: “Evet, aramızda coğrafi mesafeler olabilir. Ama sandık açılıp çeyiz serildiği vakit görüyoruz ki bizler, aynı gönül diliyle konuşuyor, bu asil yolda hep birlikte yürüyoruz.” Bu ifade, kültürel diplomasinin siyasi ilişkilerin yanı sıra toplumlar arası köklü bağları da besleyebileceğinin altını çizdi.

Abu Dabi’de “Gelin Hazineleri” Sergisi
“Gelin Hazineleri: Osmanlı ve Anadolu Çeyizlerinde Bir Yolculuk” sergisi, Abu Dabi’deki Menâratu’s-Sa’diyyât’ta 28 Ekim’e kadar ziyaretçilere açık bulunuyor. Büyükelçi Göktaş, makalede sergiyi değerlendirerek ziyaretçilerin burada cansız müze eserleriyle değil, “aile hayatının rûhî derinliğini yansıtan aynalarla” yüz yüze geldiğini yazdı. Osmanlı ve Anadolu geleneğinden seçilmiş çeyiz unsurlarını bir araya getiren sergi, kuşaklar boyu aktarılan değerleri görsel bir deneyime dönüştürüyor.

Körfez’deki İlk Durak BAE: Tesadüf Değil
Göktaş, serginin Körfez bölgesindeki ilk durağının BAE olmasının rastlantı olmadığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan arasındaki güçlü kişisel ilişkiye dikkat çeken Büyükelçi, iki ülke arasındaki kurumsal ve insani bağların bu seçimde belirleyici olduğunu ifade etti.

Emine Erdoğan ile Şeyha Fatıma Arasındaki Köprü
Sergi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde düzenleniyor. Büyükelçi Göktaş, Emine Erdoğan ile BAE Devlet Başkanı’nın annesi Şeyha Fatıma bint Mübarek arasında da güçlü bir ilişki bulunduğunu hatırlattı. “Cumhurbaşkanımızın kıymetli refîkaları Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerindeki bu serginin Körfez bölgesindeki ilk durağının Birleşik Arap Emirlikleri olması asla bir tesadüf değil.” dedi.

Resmi Açılışa Bakan Tekin de Katıldı
Serginin resmi açılışı 20 Ekim’de gerçekleştirildi. Törene Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, BAE Devlet Bakanı Noura Al Kaabi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren ve Büyükelçi Göktaş katıldı. Açılış töreni, Türkiye-BAE ilişkilerinin yalnızca ekonomik ve siyasi değil, kültürel boyutunu da gündeme taşıması bakımından dikkat çekti.

Kültürel Diplomaside Yeni Bir Sayfa
Büyükelçi Göktaş’ın El-İttihad’daki kaleme aldığı makalesi ve Abu Dabi’deki sergi, Türkiye ile BAE arasındaki ilişkilerin son yıllarda yaşadığı ivmelenmenin kültür diplomasisine nasıl yansıdığını gözler önüne seriyor. Ortak medeniyetin somut izlerini çeyiz geleneği üzerinden görünür kılan bu girişim, iki ülke halkları arasındaki bağı kurumsal zeminle buluşturan bir köprü işlevi üstleniyor.

Muhabir: Berk Küçük