Seferi olmanın şartları, seferi namazının hükümleri nelerdir? Sorusunun cevabı internet ortamında sıklıkla aranıyor. İnsanlar yolcu namazı nasıl kılınır? Sorusuna yanıt arıyor. Yolcu namazı nasıl kılınır? İşte seferi namazın hükümleri ve seferiliğin şartlarına ilişkin detaylar haberimizde…

Sefer nedir? Seferiliğin şartları nelerdir?

Sefer, karada deve ile veya yaya yürüyüşle onsekiz saatlik (bugünkü ölçülerle ise doksan kilometrelik), denizde de altmış millik bir mesafeye gitmektir. Bu kadar mesafede bir yere seyahat eden, şer’an ‘misafir’ olarak tanımlanır. Hangi vasıta ile ve ne kadar kısa zamanda gidilirse gidilsin, niyet ederek yola çıkan kimse artık sefer hükümlerine uymalıdır.

Misafir, köyün veya şehrin evlerinin hududunu çıkınca seferîdir. [Bu hudud; beldenin kenar yerleşim yerleri, mezarlıklar vs. gibi belde ile alakalı alan olarak belirlenmiştir.]

Ramazan-ı Şerif içinde bulunuyorsa seferi kimse oruç tutmayabilir. Tutamadığı oruçları daha sonra gününe gün olarak kazâ eder. Bununla beraber beden sıhhatine zarar vermeyecekse, orucu tutması daha güzeldir. Oruçta hüküm böyle iken, namazda ise sefer hükümlerine uyarak namazı kısaltmak zorunludur.

Misafir kimse, dört rek’atlı farz namazları iki rekat olarak eda eder. Akşam namazının farzını, vitir namazını ve dört rek’atli bütün sünnetleri ise kısaltmaksızın, tam olarak kılar. Sünnete iktidâ(uymak) Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimizin şefâatini celb edeceğinden, mümkün olduğunca bu mükâfâtdan mahrum kalmamak için sünnetleri terk etmemelidir.

Bir kimse dört rek’atlı farz namazları, seferî iken dört kılarsa hata etmiş olur. Bundan dolayı istiğfâr etmesi lâzım gelir. Ayrıca selâmı da te’hîr etmiş(geciktirmiş) olması hasebiyle sehiv secdesi yapması gerekir. Ancak seferî iken gittiği yerlerde, mukîm olan imama uyarak namazını eda ederse, imamla beraber tam kılar. Şâyet kendisi imam olursa iki rek’at kılınca selâm verir. Kendisine uyan cemâat seferî ise imamla birlikte o da 2 rekatı kılınca selâm verir. Eğer cemâat seferî değil ise, imam selâm verdikten sonra cemâat kalkar ve namazını 4 rekate tamamlar. Kıyamda cemâat, isterse Fâtiha-i Şerîfeyi okur, isterse de imam kıldırdığı andaki gibi okumaz. Okumadığı takdirde ise okuyacak kadar kıyam durup ardından rükû’a gider.

Buraya kadar anlatılan seferî kimse, eğer gittiği şehir veya köyde onbeş gün veya daha fazla ikâmete (kalmaya) niyet ederse, artık misafirlikten çıkmış olur ve namazları tam kılmaya başlar. Onbeş gün ikâmete niyet etmediği halde, işinin tamamlanmaması gibi bir nedenle ‘bugün dönerim, yarın dönerim’ diyerek aylar ve hattâ yıllar boyu da kalsa yine de sefer hükümlerine uyar.

Seferî kimse, vatan-ı aslîsine döndüğü zaman misafirlikten çıkmış olur. Vatan-ı aslîsinde ne kadar az süre kalacak olursa olsun, yine de namazlarını tam olarak, 4 rekat eda eder.

Seferde kazaya kalan veya seferde kaza edilen namazların hükmü

Seferî kimse, seferde 2 rekat kılması gerekirken kılamayıp da kazaya bıraktığı namazlarını, ister seferde isterse de vatan-ı aslîsinde yani nerede kaza ederse etsin; aynen kazaya kaldığı andaki gibi 2 rekat olarak kaza eder. Mukim iken, yani 4 rekat kılması gerekirken kılamayıp da kazaya kalan namazlarını ise; yine ister seferde ister vatan-ı aslî veya ikâmette, nerede kaza ederse etsin; kazaya kaldığı durum esas alınarak 4 rekat kaza eder. Yani üzerine nasıl borç olmuş ise, kazası da o şekildedir.

‘VATAN’ 3 KISIMDIR

1. Vatan-ı Aslî, (Asıl vatan)

2. Vatan-ı İkâmet (15 günden fazla ikamet etmeye niyet ettiği asıl vatanı olmayan yer)

3. Vatan-ı Süknâ (Uğranılan yer; 15 günden daha az uğranılan yer)

VATAN-I ASLÎ [Asıl vatan]: Kişinin doğduğu veya evlendiği yerdir. Orada doğmamış ve evlenmemişse de yaşamaya niyet edip, ayrılmak istemediği yere de ‘vatan-ı aslî’ denir.

Vatan-i Aslî, ancak diğer bir vatan-i aslî ile bozulabilir. Meselâ, insanın doğup büyüdüğü yer asıl vatanı iken, başka bir şehirden evlense ve eşinin doğup büyüdüğü yerde yaşamını idâme ettirmeye niyet etse, kendi doğduğu yer asıl vatan olmaktan çıkar. Eski vatan-ı aslîsinde yani doğup büyüdüğü yerde, 15 günden daha az bir müddet için gelip kalacak olsa, 4 rek’atli farzları kısaltarak 2 rek’at kılar. Nitekim Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, Medine-i Münevvere’den, doğup büyüdüğü ve evlendiği Mekke-i Mükerreme’ye geldikleri zaman namazlarını seferî olarak, 2 rekat eda etmiştir.

VATAN-I İKÂMET [İkâmet edilen yer]: Misafirin en az 15 gün kalmaya niyet ettiği ve vatan-ı aslîsine en az 90 kilometre uzaklıkta olan yerdir. Burada, namazlar kısaltilmadan 4 rek’at olarak kılınır.

Vatan-ı ikâmet nasıl bozulur?

Vatan-ı ikâmet , diğer bir vatan-ı ikâmet ile veya vatan-ı asliye dönmekle bozulur. Vatan-i ikâmet, vatan-i süknâ ile bozulmaz.

Vatan-ı ikâmet vatan-ı süknâ ile bozulmaz

Mesela İstanbul’da yaşayan bir kimse, 30 günlüğüne Ankara’ya gitse; Ankara vatan-ı ikametidir, namazlarını tam kılar. Ancak 20. gün Samsun’a gitse, orada 1 hafta kalsa Samsun vatan-ı süknâdır. Samsun’da 2 rekat kılar. 27. Gün tekrar Ankara’ya geldiğinde kalan 3 günde yine vatan-ı ikametinde olduğundan tam kılar. Ankara’nın vatan-ı ikâmet olmasını, vatan-ı süknâ durumu olan Samsun’a gitmesi bozmamıştır.

Vatan-ı ikâmet, diğer bir vatan-ı ikâmet ile veya vatan-ı aslî ile bozulur

İstanbul’da yaşayan bir kimse 30 günlüğüne Ankara’ya gitse, Ankara vatan-ı ikâmet olduğundan namazlarını 4 rekat kılıyordu. Ancak 7. gününde 15 günlüğüne Samsun’da işi çıkıp gitse, Samsun vatan-ı ikâmet olmuştur. Orada 4 rekat kılar. Tekrar Ankara’ya döndüğünde 30 günden kalan 1 haftasında artık Ankara vatan-ı ikâmet olmaz. 15 günden az olduğundan süknâya dönüşmüştür ve dolayısıyla 4 rekatli namazlarını 2 rekat kılar.

Kezâ; 30 gün niyet ettiği Ankara’dan 20. gününde İstanbul’a gelip gitmiş olsa, Ankara’da kalma süresi 10 gün olduğundan İstanbul’a gidişinden önceki ikâmet durumu bozulmuştur. Ankara artık vatan-ı süknâ olmuştur. Dolayısıyla 4 rekatli namazlarını 2 rekat kılar.

VATAN-I SÜKNÂ [Uğranılan yer]: Bir kimsenin 15 günden daha az bir müddet için kalmaya niyet ettiği ve vatan-ı aslîsine 90 kilometre veya daha fazla bir mesafede bulunan yerdir. Vatan-ı süknâda 4 rek’atlı farz namazlar 2 rek’at olarak eda edilir.

Mesela İstanbul’da yaşayan bir kimse 30 günlüğüne Ankara’ya giderken, vatan-ı ikâmeti olan Ankara’da namazlarını tam kılacağı halde, yolculuk boyunca İstanbul’un kenar yerleşim alanlarından çıktığı andan itibaren Ankara’nın ilk yerleşim alanalarına varıncaya kadar da seferîdir; 4 rekatli farz namazlarını 2 rekat kılar.

Muhabir: Haber Merkezi