ABD/İsrail-İran Savaşı kaynaklı jeopolitik risklerin petrol ve doğal gaz fiyatlarını yukarı çekmesi, gayrimenkul sektöründe sürdürülebilir enerji çözümlerini stratejik zorunluluk haline getiriyor.
AA muhabirinin Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayımlanan 2026 Küresel Enerji Politikaları Görünümü ve sektör raporlarından derlediği bilgilere göre, Orta Doğu'daki çatışmaların tetiklediği arz kesintileri, yenilenebilir enerjiye yönelik destek mekanizmalarında dönüşümü hızlandırıyor.
Rapora göre, birçok ülkede sabit fiyatlı desteklerden piyasa bazlı mekanizmalara geçiş yaşanırken 2025-2030 döneminde devreye alınacak yeni kapasitenin yaklaşık yüzde 60'ının bu yöntemlerle sağlanması öngörülüyor.
IEA, mevcut kriz ortamını 1970’lerdeki petrol şoklarına benzer şekilde enerji politikalarında köklü değişimlere yol açabilecek bir kırılma noktası olarak değerlendiriyor. Halihazırda 150 ülke yenilenebilir ve nükleer enerji yatırımlarını destekleyen politikalara sahipken 130 ülke enerji verimliliği ve elektrifikasyon stratejileri uyguluyor.
Kurum, mevcut teknolojik ve politik altyapının fosil yakıtlara bağımlılığın geçmişe kıyasla daha hızlı azaltılmasına imkan tanıdığına işaret ediyor.
Bu kapsamda uzmanlar, krizlerin kısa vadede belirsizlik yaratsa da uzun vadede enerji dönüşümünü hızlandırdığını, Orta Doğu'daki mevcut tablonun yenilenebilir enerji ve akıllı teknolojiler için güçlü bir büyüme zemini oluşturduğunu belirtiyor.
Artan enerji fiyatları gayrimenkul sektöründe yenilenebilir yatırımlarını hızlandırıyor
Gayrimenkul Yatırım ve Teknolojileri Derneği Başkanı Burak Ustaoğlu, AA muhabirine, enerji piyasalarındaki oynaklığın yatırımcıları daha öngörülebilir ve sürdürülebilir çözümlere yönlendirdiğini söyledi.
Bu doğrultuda güneş enerjisi ve enerji depolama sistemlerinin artık çevresel tercih olmanın ötesine geçtiğini ve stratejik bir gereklilik haline geldiğini belirten Ustaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Petrol fiyatlarındaki artış, enerji verimliliği odaklı teknolojilere yönelik talebi artırıyor. Bu kapsamda akıllı ev sistemleri öne çıkıyor. Enerji tüketimini optimize eden, maliyetleri düşüren ve kullanıcıya daha fazla kontrol imkanı sunan çözümler, yükselen enerji fiyatlarıyla birlikte daha hızlı benimseniyor. Jeopolitik risklerin sürmesi halinde küresel ölçekte farkındalığın daha fazla artması ve yatırım tercihlerinin yenilenebilir enerji sistemleriyle entegre, yapay zeka destekli akıllı konutlara yönelmesi bekleniyor."
Yeni nesil yatırımcı tercihi yenilenebilir enerji donanımlı konutlar
Ustaoğlu, yeni nesil yatırımcıların konut tercihlerinde yenilenebilir enerji altyapısına öncelik verdiğine işaret ederek, "Yeni nesil yatırımcılar, yenilenebilir enerji sistemleriyle donatılmış konutlara daha fazla yöneliyor. Çünkü bu tür projeler, elektrikli araçların şarjı açısından da kullanıcıya önemli avantajlar sağlıyor." dedi.
Bunun yanı sıra yapay zekanın akıllı ev sistemlerindeki kullanımının da hızla genişlediğini ifade eden Ustaoğlu, "Yapay zeka destekli teknolojilerle konutlarda enerji tüketimine göre sistemler optimize edilebiliyor. Gelecekte, gayrimenkul sektöründe yapay zeka ve yenilenebilir enerji çözümlerine uyum sağlayamayan aktörler bunun bedelini rekabet gücünü kaybederek ödeyecek." diye konuştu.
Ustaoğlu, yenilenebilir enerji sistemleriyle donatılmış konutlara yönelik talebin finansman imkanlarının genişletilmesiyle daha da artabileceğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Yenilenebilir enerji teknolojilerini kullanan konutların, uygun politika destekleriyle daha erişilebilir hale gelmesi durumunda bu sistemler kısa sürede kendini amorti edebiliyor. Özellikle düşük faizli kredi gibi finansman imkanları talebi destekleyebilir. Buna karşın, yüksek başlangıç kurulum maliyetleri ve sınırlı finansman seçenekleri talebi baskılıyor. Tüketiciler elektrik faturalarını aylık olarak ödeyebiliyor ancak güneş paneli gibi yatırımlar için gereken toplu bütçeye ulaşmakta zorlanıyor. Ancak mevcut kriz ortamı, yenilenebilir enerji teknolojilerine yönelik talebi artırarak yatırım teşvik süreçlerini de hızlandırabilir."