Hasan Dağı eteklerindeki 180 haneli Gözlükuyu köyünde oturanlar, yerleşim yerinin yüksek kesimde olması ve yeterli düzeyde su olmadığı için 32 yıl önce yaklaşık 8 kilometre mesafedeki düz bir alana taşındı. 7 çocuk babası Selami Salman ise ailesiyle birlikte köyde kaldı. Salman'ın çocukları da evlendikten sonra köyü terk etti. 12 yıl önce de eşi Fadimana’yı kanser hastalığından kaybeden Selami Salman, köyde 2 odalı evde tek başına yaşama başladı.


Salman, “Gözlükuyu köyünde doğdum, burada öleceğim. Eşim vefat edeli 12 yıl oldu. Çocuklarım da kendi ailelerini kurdular. Şu anda köyümde yalnız yaşıyorum. Eşimin ölümünden sonra yalnız kalmama rağmen gitmek istemedim. Burada bulduğum huzuru, başka yerde bulamıyorum. Önceki Valimiz Hamza Aydoğdu, evimi yaptırdı, sağ olsun. Valimiz olmasa benim evimde yıkılırdı. Köy halkı su sorunu yüzünden köyü terk etti. Şu an gittikleri yerde, yer altı suyu var, ama içme suları yine kısıtlı. 68 yıldır bu köydeyim. Yalnız yaşamak zor tabi, her işi kendin yapmak zorundasın. Bir de kış aylarında yollar kapanırsa ekmeksiz kalıyorum, ama onu da kendim pişiriyorum' diye konuştu.


'ÖLÜNCE EŞİMİN YANINA GÖMSÜNLER'

Dağlık araziyi gezerek gününü geçirmeye çalıştığını belirten Salman, “Yalnızlığa alıştım. Çocuklarım gel diyorlar, ama ben gitmek istemiyorum.

Yuvarlak ekmek aldı diye evi terk etti! Gözü yollarda Yuvarlak ekmek aldı diye evi terk etti! Gözü yollarda


Pazar günleri çocuklarım ziyaretime gelirler, onlarla birlikte yeriz, içeriz sonrasında herkes evine dağılır. Buranın temiz havasına alıştım, merkezde 10 saat uyusan yetmez. Burada 4 saat uyusam yetiyor. Bende aşağı köye gitmiş olsaydım belki, ben de ölmüş olurdum ve bu yaşı da göremezdim. Eşimin mezarının dibinde yer ayırdım. Ölünce eşimin yanına gömsünler'' dedi.

Editör: Nusret Odabaş