Gaziantep'te 82 yaşındaki emekli ressam Muzaffer Güner, çoğu insanın çöpe attığı portakal kabuklarını çiçeklere ve kuşlara dönüştürüyor. Yaklaşık 5 yıldır Alzheimer ve Parkinson hastalığıyla yaşayan Güner, kuruttuğu kabuklardan yaptığı tablolarla hem üretmeye devam ediyor hem de gittiği Alzheimer merkezinde arkadaşlarına neşe saçıyor.

Kabuktan çiçekler, kuşlar

Emekli olduktan sonra evde daha fazla vakit geçirmeye başlayan Güner, zamanını değerlendirmek için yaklaşık 5 yıl önce portakal kabuklarıyla çalışmaya başladı. Güner, önce kabukları kurutuyor, ardından onları makasla çeşitli şekillerde keserek çiçek ve kuş figürlerine dönüştürüyor. Ortaya çıkan parçaları kartona yapıştırarak her biri özenle hazırlanmış tablolar oluşturuyor.

"Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum"

Güner, portakal kabuklarıyla çalışmanın kendisi için vazgeçilmez bir uğraş hâline geldiğini söylüyor. Tablolarını hazırlarken mutlu olduğunu anlatan Güner, çalışırken zamanın nasıl geçtiğini fark etmediğini ifade ediyor.

Kastamonu'da ahşap ev ve ahır yandı, 4 ton fındık küle döndü
Kastamonu'da ahşap ev ve ahır yandı, 4 ton fındık küle döndü
İçeriği Görüntüle

Evden Alzheimer merkezine

Sosyolog Ayşe Uçan'a göre Güner, emekliliğinin ardından giderek içine kapanmış ve sosyal çevresi zayıflamıştı. Yakınlarının yönlendirmesiyle yaklaşık 3 ay önce Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Meral-Beyhan Uslu Alzheimer Merkezi'ne başvuran Güner, temmuz ayından bu yana merkezin etkinliklerine severek katılıyor. Güner, merkezde hareket, denge ve yürüme çalışmalarının yanı sıra sosyal ve sanatsal etkinliklerde yer alıyor. Portakal kabuğu tablolarını da burada üretmeye devam ediyor.

Merkezin neşesi oldu

Güner, merkezde yıllar önceki eski arkadaşlarıyla da yeniden karşılaştı. Sosyolog Uçan, Güner'in kısa sürede merkezin neşesi hâline geldiğini söylüyor. Üretme isteği hiç azalmayan Güner, çocukları ve torunları için 2020 ve 2023 yıllarında iki kitap da hazırladı.

"Görsel hafızaya iyi geliyor"

Merkezin sosyoloğu Ayşe Uçan, Alzheimer'ın ilerleyici bir hastalık olduğunu ve bu süreçte sosyal ilişkilerin büyük önem taşıdığını belirtiyor. Yaş ilerledikçe arkadaşlık ve komşuluk ilişkilerinin azalabildiğine dikkat çeken Uçan, merkezin Güner için önemli bir sosyal ortam oluşturduğunu söylüyor. Uçan, "Muzaffer Amca buraya geldiğinde arkadaşlıklar edindi, aynı zamanda yaptığı eserler görsel hafızaya da iyi geliyor. Görsel hafızaya yönelik çalışmalar bilişsel durumunu olumlu etkiliyor. Sosyalleştiği için de kendisini çok daha iyi hissediyor" dedi.

Arkadaşlarına ilham oluyor

Merkezden yararlanan Fehmi Önder de Güner'in çalışmalarından etkilendiğini söylüyor. Önder'e göre sanatla ilgilenmek Güner'i ayakta tutuyor ve yaptığı eserler merkezdeki diğer kişilere de örnek oluyor. Önder, Güner'in arkadaşlarıyla vakit geçirerek hem moral bulduğunu hem de grubun neşesine katkı sağladığını anlatıyor.

Muhabir: Berk Küçük