İsrail'de 27 Ekim'de yapılan genel seçimlerde İsrail vatandaşı Filistinliler rekor düzeyde katılım gösterdi. Seçmenler, bu yoğun ilginin nedenini Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin ev yıkımları, bütçe kesintileri ve artan suç oranları gibi uygulamalarına karşı tepki göstermek ve hükümeti değiştirmek olarak anlattı. Anadolu Ajansı'nın (AA) Kefr Kara, Arara ve Rahat'ta konuştuğu seçmenler, Netanyahu ve müttefiklerinin gündeme getirdiği "usulsüzlük" iddialarını da reddetti.

PURL nedir? ABD, NATO'dan Ukraynaya daha çok katkı isteyebilir
PURL nedir? ABD, NATO'dan Ukraynaya daha çok katkı isteyebilir
İçeriği Görüntüle

Arap seçmen katılımı neden gündemde?

Seçimlerde en büyük başarıyı İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partiler elde etti. AA'nın aktardığına göre iktidar ve muhalefet blokları, 120 sandalyeli Meclis'te koalisyon için gereken 61 sandalyeye ulaşamadı. Arap partileri 19 milletvekili çıkararak Meclis hesaplarında belirleyici bir konuma geldi.

Katılım oranı ne kadar yükseldi?

AA'ya göre önceki seçimlerde Filistinli seçmenlerin katılımı yüzde 50-60 düzeyinde kalmıştı. Bu seçimde katılım yüzde 80'i aştı, bazı bölgelerde yüzde 90'a ulaştı. Seçmenlerden Ihab Masalha, daha önce ilkesel olarak İsrail seçimlerini boykot eden kişilerin bile bu kez oy kullandığını söyledi.

Seçmenler neden sandığa gitti?

Kefr Kara'dan Farkındalık Derneği yöneticisi Amine Kenane, Arap toplumunun son dört yıldır büyük sıkıntı yaşadığını belirtti. Kenane, ev yıkımlarındaki artışa, Arap beldelerindeki yerel meclis bütçelerinde yapıldığını söylediği kesintilere ve toplumdaki suç oranlarına dikkat çekti. Kenane'ye göre sandığa gitmenin anlamı "Biz buradayız." mesajını vermekti.

Masalha ise seçmenlerin iki gerekçesi olduğunu söyledi. Bunlardan biri Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'daki Filistinlilerle dayanışma, diğeri İsrail içinde Arap köy ve şehirlerinde varlıklarını ve kimliklerini korumaktı.

Ev yıkımları seçmenin kararını nasıl etkiledi?

Arara'dan Şadi Mahmud Merzuk, ev yıkımlarına ilişkin yasaların kendisini oy kullanmaya yönelttiğini söyledi. Merzuk, 29 yaşındaki yeğeninin yıllarca biriktirdiği parayla kendi arazisine yaptığı ev için 150 bin şekel (yaklaşık 50 bin dolar) ceza ödediklerini, buna rağmen evin yıkıldığını anlattı. Merzuk, "Bu hükümete, (Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar) Ben-Gvir hükümetine karşı durmak için oy verdik." dedi.

Necef'te katılım neden bu kadar yüksekti?

Seçim gününde develerle sandığa giden Filistinli Bedevilerin görüntüleriyle gündeme gelen Rahat'ta, katılımın yüzde 90'ı aştığı belirtildi. Rahat sakini Selim el-Ateyka, Arap seçmenin elindeki tek aracın oy olduğunu söyledi. Ateyka'ya göre yüksek katılım, aşırı sağcı küçük partilerin seçim barajını geçmesini engelledi. Ateyka ayrıca Necef'teki Arap vatandaşlara yönelik "kışkırtma politikası" uygulandığını öne sürdü.

Yine Rahat'tan Adham el-Hucuc, ev yıkımlarını, cinayetleri ve artan suçları değiştirmek için tüm ailesini sandığa götürdüğünü anlattı. Hucuc, tekerlekli sandalyedeki yaşlı kadınların bile oy kullanmaya götürüldüğünü söyledi.

"Seçimler çalındı" iddiasına seçmenler ne yanıt verdi?

AA'ya göre Netanyahu ve müttefikleri, Arap partilerinin kazandığı başarıya yönelik "usulsüzlük" iddialarında bulundu. Bu iddiaların seçim sonucunun meşruiyetine gölge düşürmeyi amaçladığı belirtiliyor. Kenane, bu tür iddiaların aşırı sağcı bir hükümetten gelmesinin şaşırtıcı olmadığını söyledi.

Masalha, iddiaların önceden planlanmış adımlar olduğunu savundu. Katar'ın seçimlere müdahale ettiğini söyleyen Netanyahu'nun kendi danışmanlarının Katar'dan para aldığını öne sürdü. Bunların doğrulanmış bilgi olmadığı, seçmenlerin kendi değerlendirmeleri olduğu not edilmelidir. Merzuk ise seçimler tekrarlanırsa çok daha fazla oy kullanacaklarını söyledi.

Yüksek katılım koalisyon hesaplarını nasıl etkiledi?

Masalha'ya göre 19 sandalye, Arap seçmeni ilk kez nüfustaki payına yakın, yaklaşık yüzde 20 düzeyinde temsil ettirdi. Masalha, bu sonucun hem Netanyahu'nun sağcı bir koalisyon kurmasını hem de merkez-sol kanadın Arap partileri olmadan hükümet kurmasını zorlaştırdığını söyledi. Kenane de İsrail vatandaşı Filistinlilerin nüfusun yaklaşık yüzde 20'sini oluşturduğunu ve önemli bir etki gücüne sahip olduğunu belirtti.

Kaynak: AA