Kırk Direkli Camii: Afyonkarahisar Ulu Camii ve ahşap işçiliği

Afyonkarahisar Ulu Camii, Afyon Kalesi’nin güney-batı eteklerindedir. 16. yüzyıldan itibaren bazı tarihî kayıtlarda “Câmi-i Kebîr” ve “Hocabey Camii” olarak adlandırılmıştır. Cami, Selçuklu Emirlerinden Ali Bey tarafından 1272-1277 yılları arasında mimar Hacı Emir Bey’e yaptırılmıştır. Kırk adet ahşap direk üzerinde inşa edildiğinden “Kırk Direkli Cami” de denilmektedir.

Kifayet Özkul / Diriliş Postası

Selçuklu döneminin ahşap tavanlı, ağaç direkli camiler grubundandır. Enine uzamış ve bozuk bir dikdörtgen planlıdır, dikdörtgen oturum alanı üzerinde kuzey-batı ve güney-doğu yönünde uzanan cami, kaba yontu taşlarla inşa edilmiş kârgir bir yapıdır, üzeri düz toprak damlı bir çatı ile kapatılmıştır.

Doğu, batı ve kuzey yönlerinde üç adet giriş kapısı bulunmaktadır. Doğu kapısında mermer kitabesinde; “innema ya’muru mesacida’llahi men amine bi’llahi ve’lyevmi’l-ahiri” 7 ve “Muzafferüddin Devle Bey’in oğlu Emir Muiniddün İsa Bey tarafından h.72-m.131 yılında tamir edilmiştir” yazmaktadır. Kuzey kapısında etrafında çini panosu olan mermer kitabede;

“Bu cami Sahipata Fahreddin oğlu Nusreddin Hasan tarafından Hicri 671-Miladi 1273 yılında mimar Emir Hac Bey’e inşa ettirilmiştir” yazmaktadır.

KIRK ADET AHŞAP SÜTUN

Stalaktit başlıklı ahşap işlemeli ağaç sütunları ile Konya Sahip Ata Mescidine benzeyen Afyonkarahisar Ulu Camii, kıbleye doğru dik olarak dokuz neflidir ve her nef altışar sütundan meydana gelmiştir. Sütun başlıklarının bir kısmı sade iken, bir kısmı ise mukarnaslıdır ve birbirlerinden farklı ahşap işçiliği göstermektedir. Üst yapıyı bu kırk adet ahşap sütun taşımaktadır.

Ulu Camii’nin sütunlar üzerinde herhangi bir süslemesi bulunmamaktadır. Fakat sekiz tane sütunun başlığındaki nakışlar dikkat çekmektedir. Caminin kalem işi bezemelerinin önemli bir bölümü, 1946-1953 yılları arasında tahrip olmuş; sütun ve sütun başlıklarının bazıları da değiştirilmiştir. Eski ahşap sütun başlıklarından bir kısmı, hâlihazırda Afyon Müzesi’nde ve açık ortamda sergilenmekte ise de, geçmişte Ulu Camii’ye ait olduğu söylenen ve üzerinde horoz ve kuş figürlerinin de yer aldığı figürlü ahşap tavan elemanları bugün maalesef ortada yoktur.

AHŞAP FORMLAR

Düz tavana sahip olan caminin tavanında, kadınlar mahfilinin üst kısmındaki nakışlarda ve konsol kıvrımları arasında süslemeler bulunmaktadır. Direk başlıkları ve tavan kirişleri kaplamaları, çok renkli kalem işleri ile süslenmiştir. Bu süslemelerde kullanılan bezemeler; geometrik motifler ve bitkisel süslemelerden olup, rumi desenleri ve palmet motiflerine de rastlanmaktadır. Kullanılan renkler; geometrik desenlerde; mavi, lacivert, kırmızıdır. Bitkisel motiflerde biraz daha fazla renk skalası genişlemiş ve mavi, yeşil, sarı, kırmızı ve kahverenginin değişik tonları ve siyah kullanılmıştır. Yazılarda ise; kırmızı, sarı ve siyah renkler tercih edilmiştir. Kirişlerin üzerine simetrik, kapalı şemse şeklinde kesilmiş ahşap formlar monte edilmiştir.

Kirişlerin arasında bulunan levhalarda, kırmızı boyalı zemin üzerine siyah renkle konturlanmış ve açık sarı boyayla boyanmış geometrik motifler işlenmiştir. Bu motiflerden iki tanesinde görülen, birbiriyle kesişen çokgenler, Selçuklu Devri taç kapılarındaki gibi ortada bir yıldız motifi meydana getiren süslemeleri andırmaktadır. Bu geometrik motiflerin ara boşluklarında yeşil ve mavinin tonlarının kullanıldığı üç yapraklı hatayi tarzında çiçekler işlenmiştir. Geometrik motiflerin konturlarının düzgün olması da, şablon kullanılmış olması ihtimalini düşündürmektedir.

GEOMETRİK MOTİFLER

Kirişlerin arasında simetrik olarak geometrik kompozisyonlar da bulunmaktadır. Bu süslemelerde geometrik desenlerin uçları bitkisel bir motifle, üç parçalı bir palmet ile çoğu zamanda da rumi deseni ile son bulmaktadır. Geometrik motiflerin birbirlerini alttan ve üstten geçiş yapan kesmeleri titizlikle uygulanmıştır. Bitkisel motiflerin hiçbiri diğerinin kopyası değildir, bazıları sade, bazıları ise girift bir kompozisyon özelliği göstermektedir. Kompozisyonda ortada bulunan büyük çiçek ve bu içekten çıkan dallara bağlı küçük çiçek ve yapraklar bulunmaktadır. Bu süslemelerde zemin ya kırmızı ya da koyu mavi/lacivert renkte olmaktadır. Çiçeklerin ve yaprakların konturları açık yeşil, kıvrım dallar yeşilin açık tonlarıyla çizilmekte, motiflerin içleri kırmızı, kahverengi, lacivert renklerde boyanmaktadır

KUŞ VE HOROZ FİGÜRLERİ

Ahşap üzerine yapılan süslemelerde bitkisel fon üzerine nesih karakterli yazı işlenmiştir. Kullanılan renkler, mavi siyah ve sarı ağırlıktadır. 1947 yılında yapılan onarım sırasında, tahmini olarak orijinal parçalar arasında bulunan bir levha üzerinde horoz ve kuş figürü yer almaktadır. Horozun arkasında kıvrık dallı Rumi palmete benzeyen bir kompozisyonun uygulanmıştır. Bu parça, Katharina Otto-Dorn tarafından bilim dünyasına tanıtılmıştır. Bu kuş ve horoz figürlerinin yer aldığı bilinen tek parça müzede bulunmaktadır.

Caminin en zengin süslemelerini, geometrik geçmeler şeklinde bir arada toplayan minber, Selçuklu ağaç işçiliğinin güzel örnekleri arasında yer almaktadır. Orijinalliğini koruyan minberin kapısı, oymalı ve iki kanatlıdır. Üzerindeki kitabede “Amele Emir Hac el Neccar 671 Rebiülevvel (1272)” şeklindeki yazıda, caminin ve ağaç işlemelerin ustası, Dülger (Neccar) Emir Hacı Bey olduğu yazmaktadır.

09 Oca 2021 - 06:10 - Kültür Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.




Anket Vitor Pereira Fenerbahçe’de başarılı olur mu?