Kuzen kavgası Irak’ta siyaseti nasıl etkiler?

IKBY’nin Süleymaniye'de etkin olan Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin Eş Başkanı Lahor Talabani’ye yakın istihbarat yetkililerinin partinin diğer Eş Başkanı Bafel Talabani tarafından değiştirilmesi Irak’ta Kürt siyasetini etkileyebilecek bir krize yol açtı. Kriz Cumhurbaşkanı Salih'in müdahil olmasıyla askeri bir çatışmaya dönüşmeden yatıştırılsa da yeniden patlak vermeyeceği anlamına gelmiyor.

Mehmet Alaca & Mustafa Kerim / Analiz

Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) Süleymaniye vilayetinde etkin olan Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) Eş Başkanı Lahur Talabani’ye yakın istihbarat ve terörle mücadele yetkililerinin partinin diğer Eş Başkanı Bafel Talabani tarafından değiştirilmesi krize yol açtı. Bafel Talabani, Bağdat Parlamentosu’nda KYB’nin Grup Başkanı Ala Talabani’nin kardeşi Muhammed Tahsin Talabani’nin vekaleten sorumluluğunu yürüttüğü IKBY Güvenlik Ajansı’na bağlı İstihbarat Kurumu’nun (Zenyari) başkanlığına Eji Emin’i atarken, Lahur Talabani’nin kardeşi Polat Şeyh Cengi’nin liderliğini yaptığı Terörle Mücadele Birimi’nin başına da Vahab Halepçe’yi atadı. İki kurumun farklı birimlerine ayrıca Bafel Talabani’ye yakın isimler atandı.

AĞIR SONUÇLARA GEBE!

Muhammed Tahsin Talabani’nin Zenyari’nin sorumluluğunu vekaleten yürütmesine IKBY Güvenlik Ajansı’nın onay vermediği bilinirken, Lahur Talabani Zenyari ve Terörle Mücadele Birimi’ndeki değişikliklere itiraz etti. Zenyari’nin merkezine Muhammed Tahsin Talabani’yi değiştirmek için askeri gücün gönderilmesi üzerine tarafl arın çatışmanın eşiğine geldiği kaydedildi. Özellikle Irak Cumhurbaşkanı KYB’li Berham Salih’in ve partinin eski tüfekleri Şeyh Cafer Mustafa ve Kosret Resul’ün de müdahil olduğu kriz, KYB’nin kurucu lideri Celal Talabani’nin 2017’deki vefatının ardından derinleşen parti içi anlaşmazlıkların ve hizipleşmenin boyutlarını yeniden gün yüzüne çıkardığı gibi eşbaşkanlık sisteminin kırılganlığını da teyit etti. Öte yandan söz konusu gerilimin, KYB’nin sonyıllarda sorun yaşadığı Mesut Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile ilişkiler ve Erbil-Süleymaniye ayrışması açısından da bazı sonuçlara gebe olduğu belirtilebilir.

KYB’DEKİ TALABANİ HEGEMONYASI

Celal Talabani’nin KDP’den ayrılarak 1975’te kurduğu KYB, hem bölgenin hâkim gücü KDP ile rekabet ve ortaklıklar arasında gidip gelen ilişkileri hem de kendi içindeki krizler açısından adından sıkça söz ettiriyor. 1991’de fiili özerklik statüsü elde eden bölgede Süleymaniye merkezli KYB ile Erbil merkezli KDP arasında 1990’ların ortalarından itibaren iki taraftan yüzlerce insanın hayatını kaybettiği iç savaş yaşanmış ve bölge fiili olarak iki şehir devletine bölünmüştü.

ABD’nin 2003’te Irak’ı işgal etmesiyle fırsatı değerlendiren iki parti 2005’te fiili (de facto) statüyü hukuki (de jure) zemine taşımayı başararak aralarındaki stratejik anlaşma çerçevesinde yönetimi ve kaynakları bölüştü. Hatta iki parti arasında Irak’taki yeni düzende Irak Cumhurbaşkanı KYB’den, IKBY Başkanı da KDP’den olmak koşuluyla zımni bir mutabakat oluştu. Fakat bölge, tesis edilen ortaklığa ve tek bir parlamentoya sahip olunmasına rağmen -bugün de devam eden- kendi peşmerge, istihbarat ve güvenlik gücüne sahip iki şehir devleti görünümünden kurtulamadı.

Bölgesel güç dengeleri

Bafel ve Kubat’ın galibiyetinin pekişerek devam etmesi, KDP ile ilişkiler ve bölgenin bütünlüğünün korunması açısından lehte bir tablo sunacak. Yine ABD’nin de destekleyeceği bu tablo Berham Salih’in partideki gücünü zayıfl atacağı ve Irak merkezi hükümetinin iki Kürt partisinin geriliminden daha fazla yarar sağlamasını engelleyeceği gibi İran’ın bölgedeki varlığını nispi de olsa sınırlayabilir.

Zira geçmişte yaşanan benzer krizlerde, Ocak 2020’de ABD’nin hava saldırılarında öldürülen İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin, Süleymaniye’de bütün aktörlerle görüşerek olayların büyümesini engellediği biliniyor. Süleymani’nin halefi İsmail Kaani’nin selefi kadar etkin olmadığı dikkate alındığında KBY’de Bafel-Kubat Talabani kardeşlerin güçlenmesi ihtimali bölgesel güç dengelerinin değişimine sınırlı ölçüde etki edebilir.

KDP İLE KYB ARASINDAKİ GERİLİM

İç savaş tecrübesi yaşayan KDP ile KYB arasındaki yetki paylaşımı öngören stratejik anlaşmanın 2016’da sona ermesiyle başlayan gerilimde Lahur Talabani ismi de sıkça duyulur oldu. Özellikle IKBY’nin 2017’deki bağımsızlık referandumu sonrasında Kerkük dahil tartışmalı bölgelerin tamamına yakını Irak güçlerinin kontrolüne geçerken, Peşmergenin Kerkük’ten çekilmesi konusunda aktif rol aldığı iddia edilen Lahur ve Bafel Talabani özellikle Mesut Barzani tarafından “hain” ilan edilmişti. Öyle ki Kürtlerde taziyenin önemine rağmen, Neçirvan Barzani’nin ikiz kardeşi vefat ettiğinde Mesut Barzani taziyede Lahur Talabani’yi karşılamamıştı.

Öte yandan, iki parti arasındaki gerilim 2018’deki Irak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde doruk noktasına çıkmış, KDP teamüle uygun davranmayarak KDP’den Fuat Hüseyin’i aday göstermiş ancak KYB’den Berham Salih cumhurbaşkanı seçilmişti. Özellikle Hero Talabani ile yaşadığı gerilim nedeniyle KYB’den ayrılarak parti kuran Salih’in KYB’ye geri dönerek cumhurbaşkanı adayı gösterilmesinde Lahur Talabani ile ağabeyi Aras Cengi’nin aktif rol aldığı belirtiliyor. Nitekim Salih’in özel uçakla Bağdat’tan Süleymaniye’ye giderek son krizin çözümü için tarafl arla görüştüğünün belirtilmesi de Salih’in Lahur ile ilişkisine işaret ediyor.

Kime fatura edilecek

Lahur Talabani KDP karşıtlığı ile Irak merkezi hükümeti ve Iraklı partilerle ilişkileri üzerinden etki alanını genişletirken, Bafel Talabani’nin KDP ve diğer Kürt partileriyle temas kurduğu biliniyor. Bağdat ve Erbil ile ilişkilerin farklı kulvarlarda farklı eşbaşkanlarca yürütülmesinin, kısa vadede uygulanabilir olsa da uzun vadede işlevsel olmadığı görüldü. Özellikle ekim ayında yapılması planlanan Irak genel seçimlerine Goran’la birlikte İran yanlısı güçlerle dolaylı ittifak fikri Lahur tarafından destekleniyor. Buna karşın, KDP’nin Irak milliyetçiliğini savunan Şii lider Mukteda es-Sadr’a yakın bir pozisyon belirlemesi bekleniyor.

Kürt partilerinin merkezi seçimlere bölünerek girecek olmasının IKBY’ye önümüzdeki dönemde zarar verme ihtimali Lahur Talabani’ye fatura ediliyor. Mayıs 2020’den bu yana Süleymaniye’nin IKBY’den ayrıştırılarak merkezi hükümete bağlanması yönündeki tartışmaların kaynağında Lahur Talabani yanlısı isimlerin olduğu dikkate alındığında sorumluluğun kendisine yüklenmesinin nedeni anlaşılıyor.

İç savaş tehlikesi

Lahur ile sorunlar yaşayan Peşmerge’nin en büyük güçlerinden 70. Birliğin Komutanı ve IKBY Başkan Yardımcısı Şeyh Cafer, Mahmut Sengavi ve özellikle Erbil bölgesinde güçlü olan Kosret Resul Ali ve Molla Bahtiyar gibi isimlerin Bafel’in yanında pozisyon alması, Bafel’in parti içinde elini güçlendirecek. KYB’nin her ne kadar KDP ile ilişkilerinde eski seviyeyi yakalaması kolay görünmese de Lahur’un dengelenerek Erbil ile daha iyi ilişkilere kapı aralanacak gibi görünüyor.

Öte yandan, KYB’nin ideolojik olarak terör örgütü PKK’ya yakınlığı ve örgüt üyelerinin Erbil’e kıyasla Süleymaniye’de rahat hareket ettiği bilinirken, özellikle PKK’nın Suriye kolu YPG ile yakın ilişkilere sahip olan Lahur Talabani’nin parti içindeki etkisinin azaltılması, partinin PKK ile ilişkilerine nispi ölçüde de olsa sınırlama getirmesine yol açabilir.

Ancak geçmişte parti içindeki ayrılıklarla enerji kaybeden KYB’de bu kez liderler düzeyinde beliren ayrışma partiyi daha da savunmasız bırakabilir. Zira her ne olursa olsun pandoranın kutusu açıldı ve iki liderin mücadelesi kapalı kapılar ardında da olsa devam edecek. Lahur Talabani daha dezavantajlı görünse de bölgesel politikanın ilerleyeceği istikamet yeni fırsatlar da sunabilir. Netice olarak şu aşamada gerilimlerin silahlı çatışmaya varmayacağı düşünülse de 1990’larda Kürtler arasında patlak veren iç savaş durumunun her an canlanabileceği de unutulmamalı.

22 Tem 2021 - 06:00 - Analiz-Yorum


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.




Anket Vitor Pereira Fenerbahçe’de başarılı olur mu?