Reklamı Kapat

Yayla düğünü

BEN, Talha Bozal, Türkiye’nin en sert, en hırçın bölgesi olan Karadeniz’in göz bebeği Trabzon’danım. Kısaca bahsetmek gerekirse Karadeniz’in hırçın dalgaları, bulutları aşan dağları, oksijen deposu ormanları, hastalıklara şifa olan doğası ve sıcak kanlı, yardımsever komik insanları; ağır stres ve hüzne iyi gelir...

Akif İnan Anadolu İmam Hatip Lisesi / Muhammet Talha Bozal

Bir anımı anlatayım sizlere. Neredeyse her yaz gideriz bu şifahaneye. Geçen yaz amcamın düğünü vardı. Biz de doğal olarak memlekete gittik. Gayet sakin bir şekilde hazırlıklarımız devam ederken erkekler olarak yaylaya gittik. Yaylaya gitmenin altın kurallarından birisi de silah atmaktır. Ben de evde ne var ne yok aldım çıktım. Kurusıkılar, havalı tüfekler, av tüfekleri ve daha birkaç tür daha... Yaylada kendi halimizde bir iki şarjörü kontrol amaçlı boşalttık. Beklediğimiz gibi cevap gelmişti. Hiç görmediğimiz insanlardı belki de bunlar ama bize karşılık vermişlerdi. Artık sıra bizdeydi. Bizim orada mermilerin apayrı dili vardır. O gün bir köylümüz de çayırdaydı ve işi bitince geldi yanımıza. O da bizi, jandarma alttan dönüyor diye uyardı. Fakat o da bizim gibi dayanamadı. Oğluna dedi ki: “Arabadan getir bizimkileri.” O da teçhizatlı gelmiş. Kaplanmış, süslenmiş silahlar ve yaklaşık on tane kutu ile geldi yanımıza.

ÇOK ŞÜKÜR KİMSEYE BİR ŞEY OLMAMIŞTI

Hedef koyup vurduk. Çok güzel vuruşlar olmuştu. Artık gün bitmişti. Düğüne hazırdık. Düğün günü gelini almaya gittik büyük bir konvoyla. Tabi ki eller kaşınıyor, silahlar ısınmak istiyordu. Sonunda dualar eşliğinde gelin gözüktü. Herkesin beklediği an gelmişti ve tabi ki benim de. Aralıksız en az 15 dakika boyunca silah sesleri kesilmedi. İçlerinde; tabanca, kurusıkı, av tüfekleri, pompalılar, altıpatlarlar, otomatik silahlar... Köyün ufak çocukları ise silah bulamayınca birkaç kutu torpil patlattılar. Ortalık barut kokusundan geçilmiyordu. Her yer mermi kovanlarıyla doluydu. Ben o sırada ne mi yapıyordum. Üç ya da dördüncü silahı sıcaklığından tutulamadığı için değiştiriyordum. Gelin arabasına oturttular beni bizim tarafı temsilen. Silahlardan biri ve iki kutucuk mermi de bende kalmıştı. Belki de hataydı beni almaları. Amcamdan izin alıp konvoyda en önden silahla beraber geçtik düğün alanına. Çok şükür kimseye bir şey olmamıştı. Düğün gayet güzeldi. Kısacası unutulmaz bir gündü. Tıpkı mermiler gibi akıp gitmişti. Ama siz siz olun kontrolsüz silahlara yanaşmayın. O gün belki de ucuz atlatılmış bir gündü.

05 Ara 2021 - 06:50 - Eğitim


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.