İngiltere'nin Avrupa Birliği'ne (AB) yeniden üye olması, yapılan analizlere göre ekonomik açıdan hem Londra hem de Brüksel için çoğunlukla olumlu sonuçlar doğurabilir. Uzmanlar ise yakın gelecekte tam üyelikten çok sektörel alanlarda işbirliğinin gelişmesini bekliyor. Tartışma, İngiltere Başbakanı Andy Burnham'ın AB'den ayrılmanın ülkeye faydadan çok zarar verdiğini söylemesi ve AB Komisyonunun seçenekleri görüşmeye açık olduğunu bildirmesiyle gündeme geldi. Taraflar 20 Kasım'da Brüksel'de 2. AB-İngiltere Zirvesi için bir araya gelecek.
Bu değerlendirmeler, Anadolu Ajansının "Brexit'ten Breturn'e" dosya haberinin ikinci bölümünde, uzman görüşleri ve kuruluş analizleri çerçevesinde yer aldı.
Brexit İngiltere ekonomisine ne kadar zarar verdi?
İngiltere Bütçe Sorumluluğu Ofisi (OBR) başta olmak üzere çeşitli kuruluşların analizlerine göre Brexit, İngiltere ekonomisinin büyüklüğünü yüzde 4 ile yüzde 8 arasında küçülttü. Bu daralmanın büyüme performansını olumsuz etkilediği, yaşam maliyetlerini yükselttiği ve verimlilik artışını yavaşlattığı değerlendiriliyor.
AB ile ticarette ortaya çıkan yeni engeller de işlem ve ticaret maliyetlerini artırdı. Analizlere göre bu durum, İngiltere ekonomisinin uzun vadeli büyüme potansiyelini sınırlamayı sürdürüyor.
Avrupa Reform Merkezinin (CER) araştırması, Brexit'in İngiltere'nin AB'ye ihracatını yüzde 12, ithalatını yüzde 16 azalttığını kaydediyor. Gümrük işlemleri, farklılaşan düzenlemeler ve ürün sertifikasyon süreçleri maliyetleri artıran başlıca etkenler olarak sıralanıyor.
AB ile İngiltere arasındaki ticaret hacmi ne kadar?
Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre AB, 2025'te İngiltere ile toplam 504 milyar avroluk mal ticareti yaptı. Bunun 345,3 milyar avrosu ihracat, 158,7 milyar avrosu ithalat olarak kaydedildi.
İngiltere, mal ticaret hacmi bakımından AB'nin ABD ve Çin'den sonra üçüncü büyük ortağı. Finans, danışmanlık ve dijital hizmetler gibi hizmet ticaretinde ise ABD'nin ardından ikinci sırada yer alıyor. İngiltere'nin 2025'teki 1,9 trilyon sterlinlik toplam ticaretinin yüzde 45'i AB ile yapıldı ve AB, ülkenin birinci ticari ortağı oldu.
AB, Brexit'in etkilerine karşı ne yaptı?
AB, Brexit'ten en fazla etkilenen İrlanda, Hollanda ve Belçika gibi üye ülkeler ile sektörlerin desteklenmesi için 5,4 milyar avroluk "Brexit Uyum Rezervi" oluşturdu.
AB Komisyonunun 2021-2027 dönemi bütçe gelir tahminine göre, üye ülkelerin gayri safi milli hasılaya dayalı katkılarının yıllık ortalama 144,9 milyar avro olması öngörülüyor. Komisyon, İngiltere'nin önceki bütçe dönemlerinden kaynaklanan ödemelerinin kademeli olarak azalmasının, yeni dönem harcamalarıyla birlikte ulusal katkıların seyrini etkilediğine işaret etti.
Yeniden üyelik İngiltere'ye ne kazandırabilir?
Avrupa merkezli düşünce kuruluşlarının analizlerinde, İngiltere için en önemli kazanımın AB tek pazarına yeniden erişim olacağı belirtiliyor. Yeniden üyeliğin ekonomik büyüme, yatırımlar ve verimlilik üzerinde olumlu etkiler yaratabileceği öngörülüyor.
Analizlere göre yalnızca gümrük birliğine yeniden katılım, Brexit kaynaklı ticaret kayıplarını telafi etmekte sınırlı kalır. Daha kapsamlı kazanımlar için tek pazara yeniden entegrasyon gerekiyor.
ABD'li banka Goldman Sachs ise tek pazara yeniden dahil olunması halinde İngiltere ekonomisinin 150 milyar sterline varan miktarda büyüyebileceğini tahmin ediyor.
AB açısından avantajlar neler?
AB tarafında Birliğin ekonomik ölçeğinin ve iç pazarın büyümesi, Avrupa şirketlerinin İngiliz pazarına erişiminin kolaylaşması ve İngiltere'nin yeniden AB bütçesine katkı sağlaması öne çıkan avantajlar olarak sıralanıyor.
Yeniden katılımın yükümlülükleri neler olur?
Aynı analizler, sürecin iki taraf için de bazı ekonomik ve siyasi yükümlülükler getireceğini vurguluyor. İngiltere'nin AB mevzuatına uyum sağlaması, serbest dolaşım ilkesini kabul etmesi ve Birlik bütçesine katkıda bulunması bekleniyor. Bağımsız ticaret politikası belirleme alanı da yeniden şekillenecek.
Araştırmalar, ekonomik kazanımların ne ölçüde gerçekleşeceğinin üyelik koşullarına ve geçiş sürecinin nasıl yürütüleceğine bağlı olduğuna dikkat çekiyor. Müzakerelerin de kolay geçmeyeceği belirtiliyor.
Uzmanlar yeniden üyeliği nasıl değerlendiriyor?
Avrupa Uluslararası Siyasi Ekonomi Merkezinde (ECIPE) İngiltere Ticaret Politikası araştırma projesinin direktörü David Henig, AA muhabirine yaptığı açıklamada İngiltere ekonomisinin büyüme oranının yüzde 2'nin altında kalmasının beklendiğini, bunun da hükümeti AB ile daha yakın ilişkiye yönelttiğini söyledi. Henig, yeniden katılım için "Bu durum, hem İngiltere hem de AB için şüphesiz ekonomik açıdan olumlu olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Henig'e göre yeniden üyelik Londra için Brüksel'e kıyasla daha faydalı olacak. Ekonomik büyüme "anında hızlanmayacak" ancak uzun vadede AB'nin gündemindeki rekabet gücünü artırma çabalarına katkı sağlayacak.
Yakın gelecekte hangi adımlar bekleniyor?
Henig, 20 Kasım'daki 2. AB-İngiltere Zirvesi'nde tarafların bazı sektörel anlaşmalara varmasının muhtemel olduğunu belirtti. Ancak 2029'dan önce yapılabilecek bir genel seçimde İşçi Partisinin zaferi olmadan önemli bir ilerleme kaydedilmesini pek olası görmediğini söyledi.
İşçi Partisinin seçimi kazanması halinde üyelik görüşmeleri dahil yeni müzakereler açılabilir. Henig'e göre en olası sonuçlar yeniden üyelik müzakereleri ya da İsviçre'ninkine benzer bir düzenleme arayışı. Henig bu ikinci yolun da bir dizi sorunu beraberinde getireceğini ifade etti.





