Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, Varşova'daki Anayasa Mahkemesi binasına yönelik polis müdahalesini savundu. Sikorski'ye göre müdahale, usulüne uygun seçilmiş yargıçların mahkemenin çalışmalarını yeniden başlatabilmesi için gerekliydi. Sikorski, ABD'nin Atlanta kentinde yapılan G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda düzenlediği basın toplantısında bu açıklamayı yaptı. Müdahale 30 Ekim 2026 Cuma günü yaşandı.

Muhalefet ve mahkeme yönetimi ise olayı "darbe" olarak niteliyor. Hükümet, hukukun üstünlüğünü yeniden tesis ettiğini savunuyor. Taraflar arasındaki görüş ayrılığı, Polonya'daki yargı krizini yeniden gündemin en üst sırasına taşıdı.

Sikorski müdahaleyi nasıl savundu?

Sikorski, Anayasa Mahkemesi'nin önceki hükümet döneminde "siyasallaştırıldığını" söyledi. Mevcut anlaşmazlığın mahkemenin düzgün işleyişini engellediğini belirtti.

Bakan, son iki yılda yeni parlamento tarafından seçilen yargıçların çoğunluğunun görevini yapamadığını savundu. Gerekçe olarak, görevinden ayrılan mahkeme başkanının mahkeme konseyini toplamamasını gösterdi.

Sikorski'ye göre bunun sonucunda mahkeme karar veremiyor, kanunları yorumlayamıyor ve gelecek yılın bütçesini bile onaylayamıyor. Sikorski, "Bu nedenle mahkemenin yeniden işlev görebilmesi için bir önlem alınması gerekiyordu." dedi.

Anayasa Mahkemesi'nde 30 Ekim'de ne yaşandı?

Euronews ve Around Prague'ın aktardığına göre, 30 Ekim'de Varşova'daki Anayasa Mahkemesi çevresine çevik kuvvet gönderildi. Polis bina içine girdi, girişte onlarca polis nöbet tuttu.

Varşova Polisi, mahkeme hakimi Anna Korwin-Piotrowska'nın hakimlerin ve mahkeme çalışanlarının can güvenliğine yönelik tehdit oluşabileceği yönündeki bildirimi üzerine yasal görevleri kapsamında çalışma yürüttüğünü açıkladı. Aynı kaynaklara göre polis, binanın dışında kendilerine tehlikeli cisimler atıldığını da bildirdi.

Mahkeme Başkanı Bogdan Święczkowski ile Başkan Yardımcısı Bartłomiej Sochański'nin görevden uzaklaştırıldığı açıklandı. Uzaklaştırma kararını Korwin-Piotrowska duyurdu. Adalet Bakanı ve Başsavcı Waldemar Żurek, her iki ismin dokunulmazlığının kaldırılmasını talep ettiğini söyledi.

Mahkeme yönetimi müdahaleye nasıl tepki gösterdi?

Mahkemenin resmî X hesabı, olayı "darbe" olarak niteledi. Hesap, Korwin-Piotrowska'nın "Anayasa Mahkemesi yargıcı olmadığını" öne sürdü. Mahkeme yönetimi ayrıca internet sitesinin hukuka aykırı biçimde ele geçirildiğini savundu.

Batı Şeria’da İsrail ihlalleri sürüyor: 5 kent hedef alındı
Batı Şeria’da İsrail ihlalleri sürüyor: 5 kent hedef alındı
İçeriği Görüntüle

Ana muhalefet partisi Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) de benzer bir ifade kullandı. "Darbe" nitelemesinin mahkeme yönetimi ile muhalefetten geldiğini, bağımsız bir tespit olmadığını belirtmek gerekiyor.

PiS destekçileri bina önünde toplanarak Başbakan Donald Tusk aleyhine slogan attı. Around Prague'a göre göstericiler güvenlik çevresini aştı ve üç kişi gözaltına alındı.

Başbakan Tusk ne dedi?

Tusk, konuyla ilgili X hesabından yaptığı paylaşımda hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmenin hükümetin görevi olduğunu söyledi. Tusk, "Hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmek bizim görevimizdir. PiS iktidarının yıllarca süren hukuksuzluğunun ardından bu zor, zaman zaman sancılı bir süreçtir ve kararlı adımlar atılmasını gerektirir. Başka bir yol yok." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Nawrocki neden ziyaretini yarıda kesti?

Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Senegal'e yaptığı yolculuğu yarıda kesip Polonya'ya döndü. Nawrocki, X hesabından böyle bir dönemde cumhurbaşkanının ülkede bulunması gerektiğini belirtti.

Nawrocki ile hükümet arasındaki gerilim bir süredir sürüyor. Euronews, Nawrocki'nin Tusk hükümetinin mahkemeye yönelik atamalarını engellediğini aktarıyor. Around Prague'a göre Nawrocki bu yıl, parlamentonun aday gösterdiği altı yargıçtan üçünün yemin etmesine izin vermedi.

Anayasa Mahkemesi krizinin arka planı ne?

PiS, 2015-2023 arasında iktidardaydı. Bu dönemde Avrupa Birliği, Polonya'nın en yüksek mahkemesinin hükümetle fazla yakın olduğunu savundu. Mahkeme de birkaç kez Polonya hukukunun AB hukukuna üstün olduğuna hükmetti.

Tusk, 2023 seçimlerini kazandıktan sonra Brüksel'le yaşanan yargı anlaşmazlığını çözme sözü verdi. Hükümet, Święczkowski'yi yeni meclis çoğunluğunca seçilen yargıçların göreve başlamasını engellemekle suçluyor.

Yargı atamaları konusundaki uzun süreli anlaşmazlık, mahkemenin çalışmalarını fiilen durma noktasına getirdi.

Kaynak: AA