Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Enerjiden Sorumlu Üyesi Dan Jorgensen, Brüksel'de yapılan AB-Moldova yüksek düzeyli enerji diyaloğu toplantısının ardından basına açıklamalarda bulundu.

Son dönemde olağanüstü jeopolitik dalgalanmalar yaşandığına işaret eden Jorgensen, "Dünya, tartışmasız şekilde şimdiye kadarki en ciddi enerji krizlerinden biriyle karşı karşıya. Bu kriz, ekonomilerimizin, toplumlarımızın ve ortaklıklarımızın dayanıklılığını test ediyor." diye konuştu.

Jorgensen, "Orta Doğu'daki çatışmanın başlamasından bu yana AB üyesi ülkeler fosil yakıt ithalatına 30 milyar avrodan fazla ek harcama yaptı." ifadesini kullandı.

Enerji bağımlılığının sadece ekonomik bir mesele olmadığını aynı zamanda stratejik bir kırılganlık olduğunu dile getiren Jorgensen, riskleri yönetmek, arz güvenliğini korumak ve vatandaşları dalgalanmaların etkilerinden korumak için çalıştıklarını belirtti.

Jorgensen, uzun vadede daha güçlü bağlantı hatlarına, kaynakları daha fazla çeşitlendirmeye, temiz enerjinin yaygınlaştırılmasına ve piyasaların daha derin entegrasyonuna odaklanılması gerektiğini ifade etti.

Gaz üretimi ciddi şekilde etkilendi

Orta Doğu'daki durumun en kısa sürede normale dönmesini umduklarını belirten Jorgensen, "Ne yazık ki normal bir duruma tam olarak ne zaman dönebileceğimizi söylemek için henüz çok erken. Gerçekçi olmalıyız. En iyi senaryoda bile durum oldukça ciddi kalacak. Özellikle Katar'daki altyapıya verilen zararlar nedeniyle gaz üretimi ciddi şekilde etkilendi ve bunun düzelmesi muhtemelen yıllar alacak. Petrol üretimi muhtemelen daha hızlı toparlanacaktır, ancak yine de tamamen normal bir duruma dönmek epey zaman alacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Jorgensen, durumun istikrarsız olduğuna ve geleceğin ne getireceğini bilmediklerine işaret ederek, "Bu nedenle arz güvenliği sorunlarının ortaya çıkabileceği senaryolara da hazırlık yapıyoruz. Henüz o noktada değiliz, ancak özellikle jet yakıtı konusunda böyle bir durum oluşabilir. Bu yüzden Avrupa'daki jet yakıtı miktarını yakından izleyen bir gözlem mekanizması kurduk. Kimde ne kadar var, ne kadar ithal ediliyor, ne kadar ihraç ediliyor bunların hepsini takip ediyoruz." dedi.

Gerekirse jet yakıtının koordinasyonu ve yeniden dağıtımı konusunda siyasi adımlar atmaya hazır olmaları gerektiğini belirten Jorgensen, "Henüz böyle bir aşamada değiliz ve umarız buna gerek kalmaz ancak umut bir strateji değildir. Bu yüzden elimizden geldiğince hazırlıklı olmaya çalışıyoruz." ifadesini kullandı.

Orta Doğu'daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'ndan sevkiyatların aksaması nedeniyle Avrupa'da petrol ve doğal gaz fiyatlarında hızlı artış yaşandı. Avrupa'da özellikle jet yakıtı fiyatları geçen yıla göre 2 katından fazla arttı.

AB rafinerileri normal şartlarda jet yakıtı tüketiminin yüzde 70'ini karşılayabiliyor. Kalan kısmı ise özellikle Orta Doğu ve Körfez ülkelerinden ithal ediliyor.

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, geçen ay Avrupa'nın kısa süre içinde jet yakıtı kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunmuştu.

İtalyan savcılar, Küresel Sumud Filosu Bahar Misyonu saldırısı için insan kaçırma suçlamasıyla soruşturma başlattı
İtalyan savcılar, Küresel Sumud Filosu Bahar Misyonu saldırısı için insan kaçırma suçlamasıyla soruşturma başlattı
İçeriği Görüntüle

Hollanda merkezli hava yolu şirketi KLM, artan yakıt maliyetleri nedeniyle bu ay Avrupa içinde 160 uçuşu iptal edeceğini açıkladı. Alman hava yolu şirketi Lufthansa da maliyet baskıları nedeniyle iştiraki CityLine'ın faaliyetlerini durdurma kararı aldı. Lufthansa ayrıca, jet yakıtı fiyatlarındaki artış nedeniyle ekim ayına kadar planlanan 20 bin kısa mesafeli uçuşu iptal edeceğini duyurdu.

Düşük maliyetli hava yolu şirketleri Ryanair ve EasyJet ile turizm şirketi TUI, olumsuz pazar koşulları nedeniyle yıl sonu tahminlerini aşağı yönlü revize etti.

Muhabir: Samet Tunç