Avrupa Birliği (AB), 2026-2027 kış dönemine 2013'ten bu yana kaydedilen en düşük doğal gaz stok seviyeleriyle giriyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından 3 Kasım'da yayımlanan Küresel Gaz Arz Güvenliği Değerlendirmesi'ne göre AB'deki gaz depolarının doluluk oranı şu an yüzde 74,6 düzeyinde. Rapor, bu tablonun bölgeyi soğuk hava ve arz kesintisi gibi risklere karşı kırılgan bıraktığını vurguluyor.
IEA'nın raporu, ilk kez yayımlandığı 2016'dan bu yana ele alınan en kapsamlı değişimlerden birini de ortaya koyuyor. IEA'ya göre küresel gaz piyasası bu sürede daha esnek, likit ve birbirine entegre hale geldi, aynı zamanda daha karmaşık bir yapıya büründü.
AB gaz depolarındaki doluluk oranı ne kadar?
IEA verilerine göre AB'deki gaz depolama tesislerinin doluluk oranı şu anda yüzde 74,6. Bu seviye, 2013'ten bu yana kışa girilen dönemde görülen en düşük stok düzeyi olarak kayıtlara geçiyor.
Düşük stokların, bölgenin talebinin zirve yaptığı dönemlerde küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzına bağımlılığını artırması bekleniyor.
Avrupa için kış riski neden büyük?
IEA, kışın beklenenden soğuk geçmesi, teknik arızalar ya da başka arz kesintileri yaşanması halinde Avrupa'nın özellikle kırılgan bir konumda kalabileceğini belirtiyor. Stokların düşük olması, bu tür bir şokun tamponlanmasını zorlaştırıyor.
Ajansın simülasyonları da bu riski sayısal olarak gösteriyor. Hava koşullarının mevsim normallerinin altında seyretmesi ve Hürmüz Boğazı üzerinden LNG akışındaki kesintinin sürmesi halinde, AB depolarındaki gaz miktarı Mart 2027 sonuna kadar kullanılabilir depolama kapasitesinin yüzde 10'unun altına düşebilir.
Depolar azaldığında gaz çekiş hızı neden düşüyor?
IEA'nın değerlendirmesine göre depolardaki doluluk, kullanılabilir kapasitenin yüzde 30'unun altına indiğinde gaz çekiş hızı genellikle düşme eğilimi gösteriyor. Bu da depolardan sisteme verilebilecek gaz miktarını azaltıyor.
Dolayısıyla stokların kış sonuna doğru azalması, yalnızca eldeki gaz miktarını değil, talebin yüksek olduğu dönemlerde bu gazın ne kadar hızlı kullanılabileceğini de etkileyebiliyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki kesinti gaz piyasasını nasıl etkiledi?
Raporda, Orta Doğu'daki savaşın ardından Hürmüz Boğazı üzerinden LNG akışının fiilen durduğu belirtiliyor. Bu durum, Asya ve Avrupa'daki doğal gaz fiyatlarını 2022-2023 dönemindeki gaz arz krizinden bu yana en yüksek seviyelerine taşıdı.
IEA'ya göre mart-ekim döneminde Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden yapılan LNG yüklemeleri 60 milyar metreküpten fazla azaldı. Ajans, esnek sözleşmelerin ve spot piyasa işlemlerinin yaygınlaşmasının bazı bölgelerdeki ithalatçı ülkelerin bu arz şokunu atlatmasına yardımcı olduğunu da kaydediyor.
Küresel LNG arzı ve gaz talebi bu yıl ne kadar azalacak?
IEA, toplam küresel LNG arzının bu yıl yaklaşık yüzde 3, yani 20 milyar metreküp azalmasını bekliyor. Küresel doğal gaz talebinin ise yüzde 1,5, yani 65 milyar metreküp düşeceği öngörülüyor.
Talepteki gerilemede üç etken öne çıkıyor:
- Orta Doğu'da talebin karşılanamaması nedeniyle yaşanan daralma
- Avrupa'da sanayi kaynaklı gaz tüketiminin azalması
- Asya'daki birçok ülkede elektrik üretiminde doğal gazdan kömüre geçiş
Düşük stoklar LNG fiyatlarını etkiler mi?
IEA'ya göre Avrupa'daki düşük stoklar, Asya ve Güney Amerika'daki LNG ithalatçılarının sınırlı depolama imkanlarıyla birleştiğinde, önümüzdeki aylarda sayısı kısıtlı olan esnek LNG kargoları için rekabeti artırabilir. Bu durum, özellikle talebin yüksek olduğu dönemlerde spot fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilir.
Esnek LNG kargoları, teslimat noktası değiştirilebilen sözleşmeleri ifade ediyor. Bu yapı, arzı ihtiyacı olan bölgeye yönlendirmeyi mümkün kılsa da kargo sayısı sınırlı kaldığında alıcılar arasındaki rekabeti sertleştirebiliyor.
2027 yazında depoların yeniden doldurulması zorlaşabilir mi?
IEA, düşük depolama seviyelerinin 2027 yazı boyunca depolara yeniden gaz enjeksiyonu yapılması ihtiyacını önemli ölçüde artırabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, piyasadaki arz sıkışıklığının takip eden yıla sarkmasına yol açabilir.


