Teknolojiye yakın birisi olarak bu konuya duyarsız kalmam çok mümkün olmadı. Malum her tarafta Çiftlik Bank muhabbetleri dilden dile dolaşıyor.

Nedir bu Çiftlik Bank olayı?

Çiftlik Bank yeni nesil bir oyun, Mehmet Aydın tarafından Ağustos 2016’da kurulmuş. Oyunda, oyuncular çeşitli altın değerlerine sahip çiftlik hayvanları satın alabiliyor. Aldıkları bu çiftlik hayvanlarını 1 yıllık süre içerisinde besleyip, etinden, yumurtasından gelir elde etmeyi planlayan bir oyun. Yetiştirilen hayvanların, gerçek dünyada da kurulan çiftliklerde satışının yapılacağı vaat edilmişti. Hatta bu anlamda birkaç tesis kurulup hayvan yetiştiriciliği yapıldı, devlet kademesinden katılanlar bile oldu.

Mehmet Aydın 77 bin 843 kişiden 511.7 milyon TL topladı. Topladığı bu paraların 398.3 milyon lirasını üyelere dağıttı. Söz konusu paranın 113.4 milyon parayı ise hesaplarına aktararak Uruguay’a kaçtı.

Yani her şey planlandığı gibi işledi diyebiliriz. Türkiye’nin yabancı olmadığı bir senaryo daha gerçekleşti.

Çiftlik Bank meselesi de gerçekten teknoloji dünyasının en büyük dolandırıcılık hikayesi olmuştur. İnsanların internet dünyasına karşı güven tesisinde “kesinlikle” çoğu üniversitede ders olarak anlatılacaktır. İnsanlar oyunlarla haşır neşir olurken, oyun içerisinde girdiği psikolojik dünyadan faydalanmayı profesyonel seviyelerde iyi başarabilen tacirlerin, yine bu duygularla beslendiği bu olayda 511.7  milyon TL civarında bir zayiat yaşattığını gördük.

Adı sanı belli olmayan bir insana, bu derece güven duyurulması da araştırılması gereken ayrı bir konu.

Peki, çiftlik bank mağdurları için durum ne olacak?

Öncelikle şunu söylemeyi bir vazife olarak görüyorum. Devlet halkın emniyetini ve sıhhatli bir yaşam sürmesi için gerekli her türlü aksiyonu almak zorundadır. Velev ki halk, devlete vergi ödemeyen ve bu ülke topraklarında kurulmamış bir şirket için ne tarz bir önlem alabilir ki? Vatandaşını uyarmak hususunda gerekli aksiyonları mutlak surette almış ve sürekli gerekli uyarılarda bulunmuştur. Bunun dışında belirli yaptırımlar uygulama hususu tamamen yargı ve Masak uhdesinde yürütülecek bir süreçtir. Şimdi halk kaptırdığı paranın nasıl geri alınacağı konusunda ciddi uğraşlar verecek, ancak bu uğraşların çok sonuç vereceğini düşünmüyorum. Atı alan Üsküdar’ı geçti misali, giden gitmiştir. Birkaç köşe yazarı Çiftlik Bank tesislerinin açılışına “devlet kademelerinden” katılanlar oldu diyor. Halkın yaşadığı mağduriyetin devlet tarafından karşılanmasını söyleyenler bile var. Sahi bu abiler ne içmişler, hangi kafaları yaşıyorlar bilmiyorum. Devlet dediğin senin, benim param, ben ne diye adı sanı belli olmayan birilerine para kaptıranın zararını karşılamak zorunda kalayım. Böyle bir saçmalık yok. Kesinlikle böyle bir şeye vatandaş olarak olumlu bakmıyorum.

Bu saatten sonra millet olarak, paramızı yatıracağımız kurum ve kuruluşlar hakkında; öncesinde gerekli bilgileri edinmek, bizim vazifemiz. Çiftlik Bank konusunda Türkiye’nin önde gelen haber siteleri bile reklamını yaptılar, para gelsin de nasıl gelirse gelsin diye düşünen ticari zihniyet, hiçbir tarafına bakmadan bu dolandırıcı şebekenin ekmeğine yağ sürmüştür. Nasıl ki Jet Fadıl’ın yıllardır dolandırmaya doyamadığı bu millet yine aynı iştahla her defasında parasını yatırıyorsa ve belirli İslami cemaatlerin destekleri ile bir yerlere geliyorsa, aynı durum çiftlik bank gibi şebekelere destek veren kurumlar içinde geçerlidir. Bu kurumlar bu şirketin reklamını ana sayfalarından reklam vermekten hiçbir zaman çekinmemiş ve kitlesinin bu dolandırılma sürecinde “ güvenli şirket “ algısı vererek onları dolaylı yoldan etkilemişlerdir. Ben takip ettiğim haber sitesinin bana sunduğu, reklam ve içeriğe güvenmeyi seçerim, güven duyarak okuduğum bir haber sitesi bana bir kurumu reklamları ile öneriyorsa ben kurumun reklam verirken kendi prensiplerine uygun şirketleri seçtiğini düşünürüm. Ancak gözüktüğü üzere aralarında çok sayıda İslami camiadan olan web siteleri bile çiftlikbank’ın ekmeğine yağ sürmüştür. Burada halkın saflığına ve iyi niyetliliğine laf söylemeden önce, halkın sürekli karşısına bu şirketi çıkaran basınında konuşulması gerektiğine inanıyorum.

Mağdur olan tüm dostlar umarım çok kısa sürede paralarına kavuşurlar. Ancak altını çizerek ifade ediyorum ki; bir şirkete yatırım yaparken “ geçmişi, kime ait olduğu, nerede kurulduğu ve kim kurduğu, faaliyetleri, ticari sicil bilgileri, halka açık olup olmadığı” gibi bilgileri mutlaka kontrol edin.

Para kolay kazanılmıyor, birilerinin bizim hayallerimizi çalmasına asla izin vermeyelim.