Reklamı Kapat

Gerçek bilgiyi çarpıtanlar kamuoyunun algılarıyla oynuyor | “Af” değil “ceza infaz düzenlemesi”

Uzun süredir ülke gündeminde olan ve üzerinde çokça tartışılan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda değişiklik yapılmasını dair 7242 Sayılı Kanun, Tüm dünyada etkisini gösteren Kovid-19 salgını sonrasında yoğun bir meclis çalışması sonucu 14.04.2020 tarihinde TBMM’de kabulünü müteakiben 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Sosyal Medya Uzmanı Deniz Unay

Her ne kadar halk arasında ve bir çok mecrada “af” olarak nitelendirilse de aslında bu düzenleme hukuk tekniği açısından bakacak olursak bir af düzenlemesi olmayıp, infaz rejiminin yeniden düzenlenmesine dair bir kanundur. Söz konusu düzenleme ile suçlara verilen cezaların düşürülmesi söz konusu olmayıp, sadece infazda geçecek sürelerin düzenlenmesi sonucunu doğuran bir kanun mahiyetindedir. Ama en başından itibaren özellikle Sosyal Medyada yaptıkları algı operasyonları ile her şeyi çarpıtanlar bu meseledede boş durmadılar. Meselenin aslını Avukat Kamil Ekinci’ye sorduk.

Avukat Kamil Ekinci

YENİ YASADA NELER VAR

Yeni düzenleme çok kapsamlı olmakla birlikte ana hatlarıyla belirtecek olursak;

1- İnfaz hâkimlerinin yetki ve görevleri genişletilmekte ve yeni infaz hâkimlikleri kurulması.

2- Koşullu salıverilmesine 2 yıl ve daha az kalan 0-6 yaş arası çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile koşullu salıverilmesine 3 yıl ve daha az süre kalan ağır hastalık, engellilik ve kocama nedeniyle yaşamını tek başına sürdüremeyen hükümlüler denetimli serbestlikten faydalanmalarını.

3- Ağır hastalık ve engellilik sebebiyle yaşamını tek başına idame ettiremeyecek durumda olanlar ile gebe olan veya doğumdan itibaren 6 ayı geçmeyen kişiler hakkında tutuklaması yerine, adli kontrol altına alınmasına karar verilebileceği

4- Doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçen ve toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınların cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verileceği.

5- Kasten işlenen suçlarda toplam 3 yıl veya daha az , taksirli suçlardan toplam 5 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olanlar ile adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu gereğince tazyik hapsine tabi tutulanlar, doğrudan açık ceza infaz kurumlarında cezalarının infaz edileceği.

6- Hükümlülerin iyi hal değerlendirmesi sadece cezaevinde geçirdiği sürenin esas alındığı otomatik iyi hal değerlendirmesinden çıkarılıp, daha sıkı şartlara bağlanması.

7- 5237 sayılı Kanunun 220 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç örgütü kurma ve yönetme suçlarının cezasının alt sınırını 2 yıldan 4 yıla, üst sınırını ise 6 yıldan 8 yıla çıkartılmasını.

8- İnfaz hâkiminin, hükümlünün talebi üzerine kasten işlenen suçlarda toplam bir yıl altı ay, taksirle öldürme suçu hariç olmak üzere taksirle işlenen suçlarda ise toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasının; hafta sonları veya hafta içi 19:00 07:00 saatleri arasında infazına karar verebileceği.

9- Çocuk hükümlülerin görüş imkanlarının arttırılması, çocuk eğitim evinde kalan hükümlünün hafta sonunda bir gün, kurum idaresinin uygun gördüğü süre kadar, kurum dışına çıkmasına izin verilebilmesi, kamu kurum ve kuruluşlarının gençlik kampı veya gençlik merkezi gibi imkânlarından yararlandırılması gibi imkanlardan yararlandırılabileceği gibi yeni düzenlemelerin eklenmesin.

10- İnfaz hakimi tarafından Kadın, çocuk veya 65 yaşını bitirmiş hükümlülerin toplam 1 yıl, 70 yaşını bitirmiş kişilerin toplam 2 yıl, 75 yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları toplam 4 yıl veya daha az süreli hapis cezalarının konutlarında çektirilmesine karar verebileceği.

11- Düzenleme ile kovid-19 salgın hastalığı sebebiyle, denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlülerin 31/5/2020 tarihine kadar izinli sayılmalarına, salgının devam etmesi hâlinde bu sürenin, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere üç kez uzatılabilmesi kabul edilmiştir.

OTOMATİK “İYİ HAL” DÜZENLEMESİ

Yapılan yeni düzenleme ile hükümlülerin iyi hal değerlendirmesi sadece cezaevinde geçirdiği sürenin esas alındığı otomatik iyi hal değerlendirmesinden çıkarılıp, daha sıkı şartlara bağlanmış olup, değerlendirmeyi ceza evi idaresi yanı sıra, cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından belirlenen birer uzman kişinin katılacağı idare ve gözlem kurulunca karar verilmesi uygulamasına geçilmiştir.

HANGİ SUÇLARIN CEZALARI ARTTI

• Yeni düzenleme ile Tefecilik suçunun cezasının üst sınırı 5 yıl iken 6 yıla çıkartılmış olup, bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek cezanın bir kat arttırılmış ayrıca 500 günden 5000 güne kadar adli para cezası verilmesi şeklinde düzenleme yapılmıştır.

• 5237 sayılı Kanunun 220 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç örgütü kurma ve yönetme suçlarının cezasının alt sınırını 2 yıldan 4 yıla, üst sınırını ise 6 yıldan 8 yıla, örgüte üye olmanın alt sınırı 1 yıldan 2 yıla, üst sınırı 3 yıldan 4 yıla çıkarılmıştır.

• Ayrıca 5237 sayılı Kanunun kasten yaralama suçunu düzenleyen 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasınaeklenen f bendi ile “Canavarca hisle yaralama” düzenlenmiş ve yine aynı maddede yapılan düzenleme ile madde de yer alan cezanın bir kat arttırılarak verilmesi düzenlenmiştir.

KOŞULLU SALIVERME SÜRELERİ

Kanuna eklenen geçici madde ile 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından 1 yıl olan denetimli serbestlik süresi 3 yıla çıkartılmış, yine 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından Sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler için 2 yıl olan denetimli serbestlik süresi de 4 yıla çıkartılmıştır.Denetimli serbestlik kapsamında denetim altında bulunan kişinin rızası alınarak, elektronik cihazlarla takibi yapılabilecek

Yeni düzenleme ile koşullu salıverme süresi ise istisna suçlar dışında üçte ikisi yerine yarısı olarak uygulanacaktır.

CİNSEL İSTİSMAR KAPSAM DIŞI

Yapılan düzenlemeye göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun da düzenlenen kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu (madde 87, fıkra iki, bent d), işkence suçu (madde 94 ve 95), eziyet suçu (madde 96), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104 ve 105), özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar kapsam dışında tutulmuştur.

Yukarıda infaz düzenlemesinde kapsam dışında bırakılan suçlara baktığımızda bu suçlar arasında sayılan cinsel istismar suçunun ve kadına karşı şiddetin kapsam dışında tutulduğu görülecektir.

BÖYLE BİR KANUN TEKLİF VERİLMEDİ

Son günlerde Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanuna geçici madde eklenmesine ilişkin kanun teklifi adı altında; mağdurun 14 yaşına girmiş olması, şikayetininolmaması, mağdur ile sanığın arasında 15 yıldan fazla yaş farkı olmaması ve 10 Nisan 2020 tarihi itibari ile mağdur ile failin evlenmiş olması şartlarının gerçekleşmesi durumunda failin cezasının ertelenmesi ve akabinde ortadan kaldırılması yönünde bir kanun teklifi dillendirilmekte ise de söz konusu metnin hukuken bir geçerliliği yoktur.

Öncelikle Kanun teklifi; milletvekilleri tarafından meclise sunulan kanun önerisidir. Oysa söz konusu teklif adı altında dillendirilen metine baktığımızda sosyal medyada kim tarafından yayıldığı bile belli olmayan ve hukuken hiçbir kıymeti olmayan kötü niyetli bir paylaşımdan öteye gitmediğini görüyoruz. İkincisi henüz infaz düzenlemesi yapılmış ve çocuğun cinsel istismarı kapsam dışı bırakılmışken böyle bir tekliften bahsetmekte pek iyi niyetle bağdaşmasa gerek. Bu maksatlı sosyal medya metninde yazılı olan şartlar mülga 765 sayılı yasanın 434. Maddesine benzer nitelikte olduğu görülmektedir. 765 sayılı yasa 2005 yılında yürürlükten kaldırılmış olup, 5237 sayılı yeni TCK ya bu maddeler taşınmamıştır.

Son olarak, 2005 yılında kaldırılan, tecavüzcüsü ile evlendirilerek affetme düzenlemesinin kapsamının daha da genişletilerek teklif edilmesi, özellikle yeni infaz düzenlemesinde cinsel istismar suçunun kapsam dışında tutulduğunu da göz önün de bulundurduğumuzda mümkün değildir. Toplumun bu konudaki hassasiyeti malum olmaklaher hangi bir milletvekilinin de çocuk ve evliliği yan yana kullanarak bir af teklifi vermesi vicdanen de mümkün değildir.

16 Nis 2020 - 06:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sizce 2020-2021 sezonunda Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?