Son yıllarda akciğer, prostat ve meme kanserinden sonra en çok görülen ve en çok ölümlere neden olan kanser türlerinden biri olan kolorektal kanser hakkında merak edilenleri Hastane Derindere Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Zübeyr Üçüncü, Diriliş Postası okurlarına anlattı.

“Son 10 yılda ciddi bir artış var”

Hastalıkla ilgili vakaların daha sık görülmeye başlandığını söyleyen Doç. Dr. Üçüncü, “10 yıllık döneme bakıldığında artış oranı çok ciddi. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığı verilerine bakıldığında bu oran yaklaşık 2 kat artmış durumda. Ülkemizde her yıl 15 bin yeni vaka görülüyor ve her yıl 7 bin kişi bu hastalıktan dolayı vefat ediyor.” diye konuştu. Rakamların bakıldığında kolorektal kanser tanısı alacak kişi sayısının giderek artacağını ifade eden Üçüncü, erken yaş döneminde kanser tanısı alacak kişilerde, hastalık daha agresif ilerleyebileceği için tanının bir an önce konması ve gerekli tedaviye en kısa sürede başlanması gerektiğini söyledi.

“Endoskopik tanı yöntemleri kullanılmalı”

Kolorektal kanserinde asıl problemin hastalığın erken döneminde hastalığa özgü şikâyet ve bulguların olmaması olduğunu ifade eden Dr. Üçüncü, “Rektal kanama, karın ağrıları, dışkılama alışkanlığında değişiklik gibi durumlar selim kolorektal hastalıklarda da görülebildiği gibi, aynı anda da var olabilirler. Yani hemoroid hastalığı ile birlikte kolorektal kanser aynı kişide aynı anda var olabilir.” ifadelerini kullandı.

İleri yaşlarda mutlaka dikkat edilmesi gereken bu durum, gençlerde göz ardı edilebildiği için hastaların kanser tanısı daha ileri evrelerde konulabileceğini belirten Üçüncü, “Kişiye özel yaklaşım ve yakın takip, mutlaka uygulanmalı, fizik muayenenin yanı sıra kolorektal kanserlerin tanısında altın standart olan rektosigmoidoskopi ve kolonoskopi gibi endoskopik tanı yöntemlerini uygulamaktan kaçınılmamalıdır.” dedi.

Hastane Derindere Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Zübeyr Üçüncü

“Tarama daha erken yapılmalı”

Aile geçmişinde kolorektal kanser ya da başka bir kanser hikâyesi olanların taramalarını daha çok önemsemeleri ve belirlenen standart yaş gruplarından daha önce yaptırmaları gerektiğini belirten Doç. Dr. Üçüncü, özellikle rektal kanama söz konusuysa kolorektal kanser taraması için çok genç olduğunuzu düşünerek ertelemek yanlış bir hareket olacağını ifade etti.

Hastalığın gençlerde görülme sıklığı henüz açıklanamadığını söyleyen Üçüncü, “Kolorektal kanserin gençlerde görülme sıklığının artması güncel verilerle tam olarak açıklayabilmiş değiliz. Hastalığın yaklaşık üçte biri genetik hastalık ya da ailesel yatkınlık ile açıklanabilse de üçte ikisinin nedeni ne yazık ki bilinmiyor. Bu konu halen tartışmalı ve spekülasyonlara açıktır.” şeklinde konuştu.

“Obezite kolorektal kanser için büyük risk”

Kolorektal kanserin tek nedeninin aile öyküsü olmadığı bilgisini veren Üçüncü, “Fast-food ve işlenmiş gıdaların hayatımızda daha fazla yer alması ile birlikte yanlış beslenme ve hareket azlığına bağlı obezite, her hastalıkta olduğu gibi kolorektal kanserlerde de risk faktörü olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca hayvancılıkta kullanılan hormonlar ve antibiyotikler de hayvansal ürünlerde bulunan hastalıklardan bizi koruyan bağırsak bakterilerinin bu yeteneğini azalttığı da iddia edilmiştir.” ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Üçüncü, kalın bağırsak kanserini önlemek için atılması gereken en önemli adımlardan birinin kişinin genel bir taramaya tabi tutulması gerektiği bilgisini verdi.

Muhabir: Haber Merkezi