Sosyal medya hesabımda da belirttiğim gibi, çalışma arkadaşlarımla birlikte Tera'ya ait olduğu ileri sürülen ve sızdırıldığı öne sürülen dosyaları inceliyoruz. Elimizdeki arşiv yaklaşık 4 gb; yedi bölüme ayrılmış, 40 bini aşkın dosya. İçinde bir finans grubunun müşteri kayıtları, işlem defterleri, personel verileri, e-faturalar ve sistem yapılandırmaları var.
Bu dosyaların sızdığı iddiası önce karanlık webde ortaya atıldı; "Tolstoy" takma adlı bir aktörün grup verilerini yayınladığı duyuruldu. Duyurudaki bazı adetlerle arşivimizdekiler örtüşüyor: 1 milyon 580 bin satır olarak duyurulan Avrupa ve Dubai para hareketi kaydı, 17 veritabanı adı, anahtar kasası olarak adlandırılan dosyada 311 kayıt, kullanıcı rehberinde 893 kayıt. Ancak bu eşleşme dosyaların kaynağını veya özgünlüğünü kanıtlamıyor. Daha fazla veri lazım.
Bu paralar nedir? Tek tek anlatayım
Baştan söyleyeyim, haftalardır kamuoyunda konuştuğumuz o isimler bu sızıntıda yok. Bahsedildiği gibi 141 kişinin adı da yok. Tüm bunlar Başsavcılığın ve ilgili kurumların ulaşabileceği veriler, bizim elimizdeki bu sızıntı veri seti çok kısıtlı. Önce şunu bilmeliyiz, bu arşiv bir bankanın hesap dökümü değil. Para kayıtları, forex şirketlerinin müşteri defterleri. Forex, internet üzerinden döviz, altın, hisse endeksleri üzerinde alım-satım yapılabilen piyasa; "kaldıraç" denilen sistemle elinizdeki paranın kat kat fazlasıyla işlem yapılabilir.
Arşivdeki akış dosyalarında ağırlıklı olarak hesaba para girip çıkması ve aracı kurumun müşteriye tanıdığı "kredi" kayıtları görünüyor; alım-satım satırları ayrı dosyalarda tutuluyor.
Bir de şunu bilmeliyiz bu defterlerde aynı para birden çok kez sayılabilir. Paranın bir hesaptan diğerine aktarılması da ayrı satırlara kaydediliyorsa, defterdeki büyük toplam, sisteme dışarıdan o kadar yeni para girdiği anlamına gelmez. Yani "27 milyon dolar" gibi bir rakam gördüğünüzde bunu "27 milyon dolar gönderdiler" diye okuyamazsınız.
Girelim detaylara..
1. En yüksek toplamlı hesaplar insanlara değil, finans kurumlarına ait görünüyor. Londra ayağının özet tablosunda Blackwell Global, Swisquote, Equiti, IS Prime gibi kurumların ve "coverage" (risk denkleme) etiketli hesapların toplamları öne çıkıyor. Bunlar ne demek? Forex aracı kurumları müşterilerine fiyat vermek için daha büyük toptan sağlayıcılardan fiyat alır tıpkı bir manavın malzemeyi toptancıdan alması gibi. Bu hesaplar bu tür ilişkilerle ilgili olabilir; ama gerçekte hangi işlevle kullanıldıkları bu kayıtlardan tam olarak belirlenemiyor, tabloda para birimi sütunu da yok.
2. "Artsmrkts" adlı bir şirket, iki ayrı sistemde de en yüksek toplamlı hesaplar arasında. Avrupa kayıtlarındaki ülke alanında Saint Vincent ve Grenadinler yazıyor, Karayipler'de bir ülke. Ancak bu yazı şirketin kimliğini veya lisans durumunu doğrulamıyor, o ayrı bir inceleme konusu olmalı.
3. Myra Araç Kiralama ve Eğitim Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. adının yazdığı iki hesap, grubun Londra'daki aracı kurumunun defterlerinde duruyor; kayıtların tarih aralığı 2018'den 2022'ye uzanıyor. Dolar cinsinden bakiye kayıtlarının artı tutarları yaklaşık 27,1 milyon, eksi tutarlarının toplamı yaklaşık 24,7 milyon. Bunlar banka havalesi toplamları değil: İç aktarmalar ve düzeltme kayıtları da bu sayılara giriyor; aynı para bir hesaptan diğerine aktarılırsa yeniden kayda girebiliyor. Dolayısıyla bu tutarları "şirket şu kadar para gönderdi ya da çekti" diye okuyamayız. Hesap sahipliği, paranın kaynağı ve işlemlerin gerçek alıcıları ayrıca doğrulanmalı. Tüm bunlar SPK ve Başsavcılığın işi, şuanda bizim elimizde olan veri okyanusta ufak bir damla. Ocak ayında grubun fatura sisteminde bu şirkete ait kayıtlar da görünüyor; fatura yönü ve ödeme durumu kayıtlardan belirleyemedim.
4. Emre Tezmen'in adının yazdığı bir hesap
Hem Avrupa hem İngiltere sistemlerinde görünüyor; kayıtlar 2015'e kadar uzanıyor. Defterindeki bakiye kayıtlarının imzalı toplamı 284 bin dolar civarında. Adın tabloda yazması, hesabı o kişinin bizzat kullandığını kanıtlamaz. Tezmen kaydıyla aynı gün, "holding adına" yazan bir açıklama taşıyan bir kayıt da, Tera Yatırım Bankası'nın kurucu ortaklarından Gül Ayşe Çolak'ın adının yazdığı hesapta görünüyor.
5. Dubai tarafı, para trafiği açısından en ilginç bölüm
Dubai kayıtlarında en yüksek toplamlı hesabın adı "Thailand Fund" Türkçesi "Tayland fonu" ama burada yalnızca bir hesap adı; gerçek bir yatırım fonu olduğunu doğrulamadım. Bu hesabın kayıtlarında, numarası ve "TH-" gibi etiketler belirtilen başka hesaplara gönderme yapan açıklamalar var; soyadlarından Tayland bağlantılı görünen çok sayıda müşteri hesabı da defterlerde duruyor. Dikkat çeken ayrıntı şu; Dubai dosyasında 17 satırın açıklamasında "Received in Turkey", yani "Türkiye'de alındı" yazıyor. Bu 17 kaydın tümü dolar cinsinden para girişi ve toplamı yaklaşık 1,71 milyon dolar. Bu notlar araştırılması gereken ayrıntılar; fakat parayı kimin aldığı, bankadan mı geçtiği, hangi ülkeye gönderildiği veya fon yatırımcılarına ait olup olmadığı bu açıklamalardan anlaşılamıyor. Ayrıca Dubai defterlerinde "#ca#" kodlu 600'ü aşkın kayıt var; kodun tam karşılığı bu incelemede doğrulanamadı.
6. Kripto ayağı ayrı bir bölüm.
Grubun Kraken adlı kripto borsasında kurumsal bir hesabının kayıt dökümleri ve müşterilere dağıtılan kripto cüzdanlara ilişkin kayıtlar arşivde. Bunların fon parasıyla bağı bu dosyalarda kurulamıyor.
7. Fatura kayıtları da arşivde
Şirket unvanları ve düzenli tekrarlayan tutarlar içeren liste kayıtları görünüyor; ancak faturanın kimin kime kestiği ve ödenip ödenmediği incelenen kayıtlardan belirlenemedi.
Yurt dışına çıkan para ne demek?
Vatandaşın kafasındaki soru şu: "Paranın yurt dışına çıkması" neden bu kadar konuşuluyor? Basit anlatayım: Bir ödemenin yurt dışındaki bir kuruma yapılmış olması tek başına usulsüzlük değildir; yasal olarak da yapılabilir. Burada belirlenmesi gereken şey, ödemenin gerçekten yapılıp yapılmadığı, gönderenin, alıcının, paranın kaynağı ve ödemenin amacıdır. İşte bu yüzden bu sızıntı araştırmacılar için değerli: Yurt dışındaki tarafın defterleri normalde Türkiye'den bakılamayacak kayıtlar karşımıza çıkmış durumda soruşturmayı yürüten Savcılığın bu kayıtları kesinlikle uzmanlarca incelemesi gerekiyor. Ama bir kez daha altını çiziyorum, kayıt görmek, ödeme görmek değildir.
Şimdiye kadar incelediğim dosyalarda, TEFAS'ta (Türkiye'de fonların alınıp satıldığı sistem) işlem gören fonlardan belirli kişi veya şirketlere ve oradan yurt dışına uzanan bir para aktarımını doğrulayan kayıt zinciri saptayamadım. Yurt dışındaki bir aracı kurumda hesap olması, Türkiye'den para gönderildiğini veya bu paranın fon parası olduğunu tek başına göstermiyor.
Gerçek cevap, MASAK'ın kayıtlarıyla, SWIFT'in dökümleriyle, savcılığın elindeki banka trafikleriyle eşleştirme yapıldığında çıkacak. Bu sızıntı harita vermeye çalışıyor ama net bir yol haritası değil.
Bu sızıntı sandığınız gibi değil
Öncelikle şu ayrımı yapalım, sosyal medyada bu dosyaları "AK Partililerin çarşaf çarşaf ifşalandığı bir arşiv" olarak sunan anlatımı, şimdiye kadar incelediğimiz kayıtlarla doğrulayamadık. Elimizde ağırlıklı olarak şirket sistemlerine, hesaplara ve işlemlere ilişkin kayıtlar var. Bunlardan hareketle siyasi bir ifşa listesi çıkarmak, verinin gösterdiğinin ötesine geçmek olur. Bu değerlendirme, arşivin tamamında ne bulunduğuna veya herhangi bir kişinin sorumluluğuna ilişkin kesin bir hüküm değil.
Büyük resmi anlamak için bu kayıtların banka hareketleri, fon işlemleri ve resmî soruşturma bulgularıyla karşılaştırılması gerekiyor. MASAK ve Başsavcılık dosyalarının bütün içeriğini bilmiyoruz. Bizim incelediğimiz arşiv ise bu soruları tek başına yanıtlamaya yetmiyor. Büyük resmi bir okyanusa benzetirsek, elimizdekinin küçük bir göl kadar sınırlı olduğunu söyleyebilirim. Bazı araştırma izleri sunuyor; fakat kimden kime, hangi amaçla para aktarıldığını veya bunun fon parası olduğunu henüz ortaya koymuyor.
Asıl endişem veriler
Bu arşivde beni en çok rahatsız eden bölüm, şu ana kadar anlattığım bir sürü teknik bilgi değil. Dosyalar arasında müşteri belgesi niteliğinde belgeler, yani pasaport, kimlik kartı görselleri vs. ile parola ve anahtar niteliğinde alanlar da bulunuyor. Kişisel verilerin ve erişim bilgilerinin bu şekilde el değiştirmesi, ilgili kişiler açısından ciddi risk demek.
Şimdilik söyleyebileceğim bu.. Elimizde incelenmesi gereken kayıtlar var, kamuoyunda dolaşan iddiaları doğruladığımızı söyleyemiyorum. Size herkesin o beklediği 141 kişiyi de yazamıyorum çünkü bu sızıntıda böyle bir şey yok. Öyle bazılarının şişirdiği gibi buraya girince tek tek o gizlenen 141 kişinin ne alıp verdiği yazmıyor. Yapboz’un parçaları elimizde resmi tamamlamak, savcılığın soruşturmasına bağlı.