Irak'ta Başbakan Ali ez-Zeydi hükümeti, Ninova'ya bağlı Sincar ilçesinde merkezi otoriteyi yeniden tesis etmek için adım atmaya başladı. Anadolu Ajansı'nın yayımladığı analizde Gazeteci İlnur Çevik, Bağdat'ın hamlesini Türkiye'nin güvenlik beklentileri, Kürdistan Demokrat Partisi'nin (KDP) konumu ve Yezidi toplumunun geleceği üzerinden değerlendirdi. Çevik'in görüşleri yazara ait olup AA'nın editoryal politikasını yansıtmayabilir.
Sincar neden "ikinci Kandil" olarak anılıyordu?
Çevik'e göre Sincar, son yıllarda terör örgütü PKK'nın Kandil'den sonraki ikinci kalesi hâline geldi ve bu nedenle "ikinci Kandil" diye anıldı. Bölge uzun yıllar KDP'ye bağlı Peşmerge güçlerinin kontrolündeydi. Haziran 2014'te DEAŞ'ın Musul'u ele geçirmesinin ardından Yezidilerin çoğunlukta yaşadığı ilçede büyük bir katliam yaşandı. Birleşmiş Milletler (BM) bu olayı soykırım olarak kabul etti.
Çevik, Peşmerge'nin 3 Ağustos 2014'te Sincar'dan çekilmesinin ardından PKK'nın DEAŞ'la mücadele gerekçesiyle bölgeye yerleştiğini yazdı. PKK'nın desteğiyle Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) kuruldu. Çevik'e göre örgüt, Kasım 2015'te DEAŞ işgalinin sona ermesiyle Sincar'a tamamen yerleşti ve Yezidi direniş hareketini ele geçirdi. Çevik, PKK'nın Sincar'ı Suriye'deki uzantılarıyla iş birliği yaptığı bir üs olarak da kullandığını savunuyor.
Bağdat yönetimi Sincar'da hangi adımları attı?
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin Eylül ayında YBŞ'nin silahlarını devlete teslim edeceğini duyurduğu, farklı basın kuruluşlarının haberlerinde yer aldı. Çevik'in analizine göre Bağdat yönetimi, tüm silahlı grupları kontrol altına alma politikası doğrultusunda YBŞ'nin silah bırakması ve Sincar'daki askeri faaliyetlerine son vermesi konusunda anlaştı.
Analizde, yaklaşık 4 bin 300 PKK'lı ve YBŞ gibi bağlantılı yapılarda yer alan kişiden uygun şartları taşıyanların Irak ordusu, Haşdi Şabi ve İçişleri Bakanlığı bünyesine alınarak federal güvenlik sistemine entegre edilmesi sürecinin başladığı belirtiliyor. PKK bağlantılı Yezidilerin Sincar Dağı'ndaki kontrol noktalarını ve askerî tesisleri Irak ordusuna bırakmaya başladığı da aktarılıyor. Kürt yayın organı Kurdistan24 ise entegre edilen YBŞ mensuplarının sayısının yaklaşık 5 bin olduğunu bildirdi. Rakamlar kaynaklara göre farklılık gösteriyor.
Süreç neden şimdi hızlandı?
Çevik, tabloyu değiştiren etmenleri sıralıyor. Bunların başında "Terörsüz Türkiye" sürecinin başlaması, PKK'nın Suriye uzantısı PYD'nin geri adım atması ve Suriye Kürtlerinin Suriye ordusuna entegre olma kararı geliyor. Çevik'e göre bu gelişmeler Sincar'ı PKK adına işlevsiz kıldı.
Analizde ayrıca ABD askerlerinin 30 Eylül'de ülkedeki tüm üslerini devrederek Irak'tan çekilmesine de dikkat çekiliyor. Çevik, ez-Zeydi'nin "Silah sadece devlet kontrolünde olacak" politikasının önce direnişle karşılaştığını, ancak zamanla milis güçlerin devlet kontrolüne girmeyi kabul etmeye başladığını yazıyor. Zeydi'nin BM Genel Kurulu'nda milislerin silahsızlandırılması için Haziran 2027 hedefini açıkladığı da Kurdistan24'te yer aldı.
Türkiye süreci nasıl değerlendiriyor?
Çevik'e göre Türkiye, gelişmelerden memnun. Analizde, Türkiye ile Irak hükümeti arasında New York'ta yapılan zirvede varılan "Sincar'da devlet otoritesinin tamamen tesis edilmesi ve yasa dışı unsurların temizlenmesi" mutabakatının olumlu ilerlediği vurgulanıyor. Shafaq News da görüşmenin 23 Eylül'de yapıldığını yazdı.
Çevik, Ankara'nın uzun süredir Sincar'ın Türkiye için tehdit olmaktan çıkarılmasını istediğini hatırlatıyor. BM, Irak merkezi hükümeti ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) 2020'de imzaladığı Sincar Anlaşması'nın ise somut adım atılmadığı için kâğıt üzerinde kaldığı belirtiliyor.
Sürece ilişkin iki farklı yorum neler?
Analiz, süreci değerlendirenlerin iki kampa ayrıldığını belirtiyor. İlk görüşe göre PKK unsurları Irak'ta meşru zeminde topluma entegre olacak ve Türkiye için tehdit olmaktan çıkacak. İkinci görüşü savunanlar ise PKK'nın silah bırakmadığını, yalnızca üniforma değiştirerek Irak ordusu içinde Sincar'a hâkim olmayı sürdüreceğini öne sürüyor. Çevik, hangisinin haklı çıkacağını zamanın göstereceğini yazıyor.
KDP ve IKBY neden denklem dışı kaldı?
Çevik'e göre sürecin en memnuniyetsiz tarafı Mesut Barzani liderliğindeki KDP. Yazara göre IKBY, PKK bağlantılı Yezidilerin Bağdat'la anlaştığı süreçte devre dışı kaldı. Adının verilmesini istemeyen KDP'ye yakın yetkililer, Sincar konusunda dışlandıklarını ve bunun itibar kaybı yarattığını söylüyor. Shafaq News de Erbil'in düzenlemenin dışında bırakıldığı yönünde haber yaptı.
Çevik, Sincar'da daha önce hem Bağdat'ın hem de KDP'nin atadığı birer kaymakam bulunduğunu, yeni düzenlemede KDP'nin kaymakamının kaldırıldığını, yalnızca merkezi hükümetin kaymakamının kaldığını yazdı. Yazar, ABD'nin Irak'tan askerî varlığını çekmesi ve IKBY'ye verdiği önemin azalmasının da Kürt siyasetini tedirgin ettiğini savunuyor. Çevik, benzer adımların önümüzdeki süreçte de atılmaya devam edeceği görüşünde.




