Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Norveç ve Finlandiya'nın ortak çağrısı kapsamında düzenlenen "Sınır (Frontier) Yapay Zeka Modellerinin Kontrolü" başlıklı ilk çevrim içi toplantıya katıldı. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre toplantı, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb'ın daveti üzerine "Liderler Görüşmesi" formatında yapıldı.
Sınır yapay zeka modelleri toplantısında neler konuşuldu?
Toplantıda, çağrıda ortaya konulan ilkeler temelinde sınır yapay zeka modellerinin güvenliği ve denetimi ele alındı. Ortak güvenlik ve yönetişim standartlarının belirlenmesi, risklerin paylaşılması ve Birleşmiş Milletler (BM) mekanizmalarıyla işbirliği de gündem maddeleri arasındaydı.
Fidan toplantıda neler söyledi?
Fidan, sınır yapay zeka modellerinin test edilmesi, değerlendirilmesi ve ciddi güvenlik olaylarının paylaşılması için ortak kapasite oluşturulmasının önemini vurguladı. Güvenlik değerlendirmelerinin ülkeler arasında karşılıklı tanınmasına dayanan ve tüm ülkelerce kabul edilebilecek bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu belirtti. Küresel güvenin ancak tüm ülkelerin bilimsel kapasiteye ve değerlendirme imkanlarına erişimiyle kurulabileceğini ifade etti.
Türkiye hangi önerileri sundu?
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre Fidan iki somut öneri paylaştı:
- Uluslararası Yapay Zeka Güvenlik ve Değerlendirme Enstitüleri Ağı'nın tüm istekli ülkelere açılması
- Kritik alanlarda güven artırıcı gönüllü kılavuzların hazırlanması
Türkiye'nin katkısı ne olacak?
Fidan, Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'na (2026-2030) değinerek Türkiye'nin kapasite ve tecrübe paylaşımına hazır olduğunu söyledi. Türkiye'nin, çağrı kapsamında atılacak sonraki adımlara da katkı sunmaya hazır olduğunu ifade etti.
Sınır Yapay Zeka Modellerinin Kontrolü Çağrısı nedir?
Norveç ve Finlandiya'nın öncülüğünde hazırlanan çağrı (A Call for Control of Frontier AI Models), BM 81. Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Haftası marjında 21 Eylül'de ilan edildi. İlanda 20 ülke ve Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı yer aldı. Çağrıyı 22 Ekim itibarıyla 30 ülke ve AB Komisyonu destekliyor.
Çağrı yapay zekanın ekonomik kalkınma, bilimsel ilerleme ve toplumsal refaha katkı sağlayabileceğini teyit ediyor. Metin, üç somut öneri sunuyor:
- Şirketlerin, kullanıma sunma öncesi zorunlu test ve bağımsız değerlendirmeyi içeren şeffaf güvenlik protokolleri geliştirmesi ve yetkin denetçilere yeterli erişim tanıması
- Hükümetlerin ve bölgesel kuruluşların ortak standartları eş güdüm içinde geliştirmesi, ciddi güvenlik olaylarının ortak raporlanması dahil şeffaflığı güçlendirmesi ve tüm ülkelerin bilimsel kapasiteye, uzmanlığa ve güvenilir değerlendirme imkanlarına erişmesi
- BM üye devletlerinin, mevcut uluslararası mekanizmaları temel alarak, standart belirleyebilecek, doğrulamaya imkan tanıyabilecek ve yetenek eşikleri aşıldığında devletlerarası eş güdümü sağlayabilecek bir uluslararası kurum kurulmasını değerlendirmesi
Türkiye çağrıya ne zaman katıldı?
Türkiye, çağrıya ilan edildiği 21 Eylül'de katıldı ve ilk 20 katılımcı arasında yer aldı. Girişim; Avrupa, Asya-Pasifik, Afrika, Körfez ve Orta Asya'dan ülkeleri bir araya getiriyor. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre bu katılım, Türkiye'nin yapay zekanın insan merkezli, güvenli, güvenilir ve kapsayıcı biçimde yönetilmesi yönündeki tutumunun bir yansıması.
Türkiye'nin yapay zeka alanındaki ulusal stratejisi nedir?
Türkiye, yapay zeka alanındaki ilk ulusal strateji belgesi olan Ulusal Yapay Zeka Stratejisi'ni (2021-2025) Ağustos 2021'de yürürlüğe koydu. Bu stratejinin ardından hazırlanan Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026-2030) ise 18 Ağustos tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe girdi.





