Bir kan denizinin kıyısında oturmuş sesleniyorum. Duyuyor musunuz? 8 fidanını kara toprağa veren anaların yuğunu işittiniz mi? 17 bin şehit. Dile kolay. Vatanımı parça parça bölmek, bedenimi lime lime doğramak isteyen asrın celladının kör olası neferleri kırk yılda 17 bin can aldı bizden. Evleri tarumar, şehirleri harap ettiler. Katlettikleri sivillerin sayısı 30 bini geçti. Bunların en az beşte biri çocuktu. İstiklalimizi kazandıran, asırlardır süren yenilgileri durduran Sakarya’da, o Melhame-i Kübra’da dahi bunca şehit vermemiştik.

Ya siz duyuyor musunuz? Akan kan dursun, analar artık ağlamasın diye başlayan çözüm sürecini, bir taşeron örgütün şımarıklığına heba eden eli kalem tutan sözde aydınlar? Urfa’da uykularında kalleşçe şehit edilen polis memurları Feyyaz’ın ve Okan’ın sessizce vedasına gökler yarılıp ağlarken, bigâne kalan; fakat terör örgütü Sur’da, Silvan’da, Cizre’de fare gibi sıkışıp kaldığı zaman imdadına bildirileriyle koşan akademisyenler, siz duydunuz mu? Onca insan hakları, demokrasi, barış sözcüğü serpiştirilmiş mektuplarınız, makaleleriniz var oysaki. Her biri ağulu bir kurşun olup, yine bizi vurdular.

Şöyle diyordunuz o nefret kokan mektubunuzda: “Türk Devleti başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmelidir” Kalleşçe pusuya düşüren, naaşlarımızın üzerinde zılgıtlarla tepinenler mi daha büyük mücrim, yoksa sinsice bir mitralyözden çıkan mermi gibi üzerimize sözcüklerle saldıran sizler mi, bilemedim.

AK Parti iktidarından sonra şehit sayısının arttığı yalanıyla kamuoyunu kandırmaya çalışan CHP’lilere ne demeli? Hani şu PKK’lı yoldaşlarının cenazelerinde gözyaşı döken vekillerin partisi. İstatistiklerle oynayıp, şehit kanları üzerinden utanmak bilmeyen bir politika yürütmeyi marifet sanıyorlar.

Vatan evlatlarının iki asır sonra, tıpkı İstiklal Harbi’nde olduğu gibi milli bir duruş etrafında kenetlenmeye başlamasını müstehzi ifadelerle aşağılayan, iktidarı Bahçeli’nin işgal ettiği iddiasıyla fitne çıkarmaya çalışanlar, size ne demeli? Aslına rücu edip, bağımsızlaşmaya gayret eden ülkemizi, sırf bu yüzden; yani arzu ettikleri istikametten saptığı için Emperyalistlerin dört bir yandan sardığı yalan mı? Bu hamaset ise, 15 Temmuz’u, Cizre’deki hendekleri, binlerce tır silahla şımaran teröristleri nereye koyacaksınız?

Biliyorum. Duymayacaksınız. Zaten beklemiyoruz da. Biz başımıza gelen felaketlerin sebebini çok iyi biliyoruz. Zaten düşmanlarımızın sözcüleri açıkça söylemekten imtina etmiyorlar: “Şu adamımızı serbest bırakın dolar 5 TL olsun. Şunu da bırakırsanız, sokaklarınızda terör azalır” diyorlar.

Biz bin yıldır buradayız. Sizin atalarınızla da savaştık. Onların atalarıyla da. Çanakkale’ye yığdığınız gemilere boyun eğmedik. Asit kuyularına doldurduğunuz Mehmetçiğimizin bir teki dahi size diz çökmedi. Darbeyle iktidardan indirdiğiniz Başbakanlarımız, bakanlarımız cellatlarının sehpalarına ilişmelerine izin vermedi, kendi ayağıyla ittiler. Oyununuzu, planlarınızı görüyoruz. Efendilerinizi, taşeronlarınızı biliyoruz. Sağdan yanaşmalarınız, soldan köleleriniz olduğunun farkındayız.

Onun için bu vatan ilk mevzi, ön siper. Son ocak tütene kadar savunacağız.