İngiliz yazar ve dil bilimci J.R.R. Tolkien’in Orta Dünya’daki Elf halkları için tasarladığı Quenya ve Sindarin dilleri, aradan geçen yıllara rağmen hayranları tarafından öğrenilmeye ve kullanılmaya devam ediyor. Norveçli yazar ve filolog Helge Kare Fauskanger, AA’ya yaptığı değerlendirmede, bu dilleri kullanan çevrim içi toplulukların bulunduğunu söyledi. Fauskanger, “Bunlar genellikle dövmeler, yüzük yazıtları gibi amaçlarla kullanılan ifadeleri çevirmeye çalışıyor ya da şiirleri veya diğer kısa metinleri paylaşıyor” dedi.

Quenya ve Sindarin nedir?

Tolkien’in dilbilgisi, kelime hazinesi, ses sistemi ve dillerin zaman içindeki değişimini de düşünerek tasarladığı Elf dilleri, aynı kökten gelen ancak zamanla farklılaşmış diller olarak kurgulandı. Quenya, Valinor’da yaşayan Elflerle ilişkilendirilen, daha eski ve törensel bir dil. Sindarin ise Orta Dünya’da yaşayan Elfler arasında daha yaygın kullanılan dil olarak tasarlandı. Tolkien, Quenya’da Fince ve Latinceden, Sindarin’de ise Galceden esinlendi. Tolkien Estate’e göre yazar, serinin ilk kitabının 1954'te yayımlanmasından yaklaşık 40 yıl önce Elf dilleri üzerinde çalışmaya başladı.

Arter'de "Sonra yok. Sonrası şimdi." sergisi ziyarete açıldı
Arter'de "Sonra yok. Sonrası şimdi." sergisi ziyarete açıldı
İçeriği Görüntüle

Elf dilleri nasıl ortaya çıktı?

Fauskanger’e göre Tolkien önce Elflerin icat ettiğini varsaydığı “ilkel” bir Elf dilinin taslağını çizdi, ardından her dalı etkileyen farklı ses değişim listeleri kurgulayarak bu dili birçok yöne doğru geliştirdi. Valinor’a davet edilen Elfler Quenya’yı orada geliştirdi. Orta Dünya’da kalanlar ise birbiriyle ilişkili ancak farklı biçimler geliştirdi; bunların en belirgini Sindarin. Fauskanger, Sindarin’i Tolkien’in kendisine çok güzel gelen Galce diline dayandırdığı, Keltçe tınısı taşıyan bir Elfçe olarak tanımladı. Aragorn, Galadriel, Minas Tirith, Mordor ve Gondor gibi isimlerde bu dilin izleri görülüyor. Valinor’daki “trajik” olayların ardından birçok Elf Orta Dünya’ya dönerken Quenya’yı da getirdi. Günlük kullanımda çoğunlukla Sindarin benimsendi, Quenya ise bilgi ve ritüellerin “prestijli dili” olarak varlığını sürdürdü.

Fauskanger Elfçeye nasıl ilgi duydu?

Fauskanger, gençlik yıllarında yerel bir kütüphaneden aldığı “Yüzüklerin Efendisi”nin başlık sayfasındaki Elf alfabesinin ve üçüncü cildindeki bilgilerin ilgisini çektiğini, romanı okumadan önce bu konuyu incelemeye başladığını söyledi. Christopher Tolkien’in babasının “Orta Dünya Tarihi” serisini yayımlamaya başlamasının ve 1987'de “The Lost Road” kitabındaki “Etimolojiler” belgesinin çıkmasının dilbilimciler için büyük şans olduğunu belirtti. Fauskanger’e göre bu belge, binlerce kelime sunarak bilinen Elfçe kelime dağarcığını muazzam ölçüde genişletti.

Elfçe öğrenmenin zorlukları neler?

Fauskanger, Tolkien’in Elfçenin yapısı hakkındaki fikirlerinin sürekli değiştiğini, bu nedenle her belgenin yazarın o dönemdeki düşüncesini yansıtan “anlık bir görüntü” olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Kaynakların tek bir yapbozun parçaları gibi birleştirilemeyeceğini, elde sayısız yapbozdan gelen parçaların bir karışımı bulunduğunu ifade etti. Dilin kesin kuralları olmadığını, bazı dilbilimcilerin ise bir ölçüde “standartlaştırılmış” Quenya biçimleri geliştirmeye çalıştığını belirtti. Dilbilimsel altyapısı olan ve kendini işe adamış bir öğrencinin Quenya’nın temel gramerini bir haftada kavrayabileceğini, ancak kelime dağarcığını ezberlemenin zaman alacağını söyledi. Kelime dağarcığında “tuhaf” boşluklar da var; örneğin sıçan için bir kelime bulunurken fare için yok.

Diğer kurgusal diller hakkında neler söylendi?

AA’nın üç bölümlük dosya haberinin ilk bölümünde diğer kurgusal diller de ele alındı:

  • Klingonca (Star Trek): Dilbilimci Marc Okrand tarafından, insan dillerinden farklı ve “yabancı” duyulacak şekilde tasarlandı.
  • Na’vi (Avatar): Dilbilimci Paul Robert Frommer geliştirdi; filmin ardından meraklılar topluluğuyla dili genişletmeyi sürdürüyor.
  • Dothraki ve Yüksek Valyria (Game of Thrones): Dilbilimci David J. Peterson tasarladı.
  • Chakobsa (Dune): David J. Peterson ve Jessie Peterson, Villeneuve’in filmleri için geliştirdi.
  • Huttese (Star Wars): Ses tasarımcısı Ben Burtt, Peru-İnka dili Quechua’yı temel alarak uydurdu.

ABD’li dilbilimci Arika Okrent ise kurgusal dilleri öğrenenlerin genellikle ilgili kurgusal evrene derinlemesine dahil olmakla ilgilendiğini söyledi. Uzun süre kullanılmalarının önünde dilbilimsel bir engel bulunmadığını belirten Okrent, bir dilin ticari marka kapsamında esere bağlı olmasının ya da hak sahiplerinin sıkı sınırlamalar getirmesinin, dil çevresinde bağımsız ve kalıcı bir topluluk gelişmesini zorlaştırabildiğini kaydetti.

Kaynak: AA