Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkçe büyük dil modeli BİLGE'nin ilk sürümünü çok yakında geliştiricilerin kullanımına sunacaklarını açıkladı. Kacır, İstanbul Kongre Merkezi'nde sürmekte olan TRT World Forum 2026 kapsamındaki "Yapay Zeka Çağında Sorumluluğu Yönetmek" oturumunda konuştu. Bakan, kesin bir tarih vermedi. Girişimlerin, araştırmacıların ve şirketlerin Türkiye'nin kendi yapay zeka yetkinlikleri üzerinde yeni ürün ve hizmetler geliştirmesini sağlayacaklarını söyledi.
TRT tarafından 2017'den bu yana düzenlenen forum, bu yıl "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" temasıyla yapılıyor.
Türkçe büyük dil modeli BİLGE nedir?
BİLGE, Kacır'ın ifadesiyle Türkçe büyük dil modeli. Bakan, modelin Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığını güçlendireceğini belirtti. Türkçe ve yerel ekosistem için tasarlanmış yeni üretken yapay zeka uygulamalarının da önünü açacağını söyledi. Modelin teknik özellikleri konuşmada paylaşılmadı.
BİLGE geliştiricilerin kullanımına ne zaman açılacak?
Kacır, "BİLGE'nin ilk sürümünü çok yakında geliştiricilerin kullanımına sunarak girişimlerimizin, araştırmacılarımızın ve şirketlerimizin Türkiye'nin kendi yapay zeka yetkinlikleri üzerinde yeni ürün ve hizmetler inşa etmelerini sağlayacağız." dedi. Erişimin hangi koşullarla ve hangi kanaldan sağlanacağına dair bir açıklama yapılmadı.
Yapay zekada sorumluluk kimde olacak?
Kacır, yapay zekanın insanlığın gelişiminde bir dönüm noktası olduğunu söyledi. En derin değişimin sistemlerin neler başarabildiğinden çok, insan muhakemesi ile makine özerkliği arasındaki ilişkiyi yeniden şekillendirmesinde olduğunu belirtti. Bakan, "Yetkiyi yapay zekaya devredebiliriz ancak sorumluluğu devredemeyiz." ifadesini kullandı.
Kacır, sistemlerin talimatların ötesine geçip hata yapması veya zarara yol açması hâlinde sorumluluğun kimde olacağı sorusunun önem kazandığını belirtti. Bu sistemlerin güvenlik ihlalleri, ölümlü kazalar ve ayrımcı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Yapay zekada hangi riskler öne çıkıyor?
Bakan, gelişmiş sistemlerdeki şeffaflık eksikliğinin hesap verebilirliği zorlaştırdığını söyledi. Yapay zeka geliştirmek için gereken kaynakların az sayıda teknoloji şirketinde toplandığını da ekledi. Kacır'ın aktardığı rakamlara göre:
- 2025'te dünyadaki kayda değer öncü yapay zeka modellerinin yüzde 90'ından fazlası sektör tarafından geliştirildi.
- Küresel yapay zeka işlem gücünün tahminen yüzde 70'i yalnızca 5 şirketin elinde.
Kacır, güvenli, adil ve sorumlu kullanımı sağlayacak evrensel ve bağlayıcı bir çerçevenin bulunmadığına işaret etti. Yapay zeka kaynaklı dezenformasyonun toplumsal güveni, kamusal tartışmaları ve kurumların güvenilirliğini tehdit ettiğini vurguladı.
Türkiye'nin yapay zeka yaklaşımı nasıl şekilleniyor?
Kacır'a göre hükümetlerin net kurallar koyma, etkili gözetim sağlama ve temel hakları koruma sorumluluğu var. Bakan, toplumu korumakla inovasyonu ilerletmenin birlikte yürümesi gerektiğini söyledi. "İnsan merkezli ve risk temelli bir yaklaşım, önümüzdeki en doğru yolu sunmaktadır. Türkiye'nin yapay zekaya yaklaşımındaki anlayış işte budur." diye konuştu.
Düzenleme çalışmalarında uygulamaların taşıdığı risklere göre farklı yükümlülükler getirilmesi hedefleniyor. Yüksek riskli sistemlerde daha güçlü güvenceler ve insan gözetimi öngörülüyor.
Türkiye'nin 2030 Yapay Zeka Eylem Planı'nda hangi hedefler var?
Kacır, 2030 Yapay Zeka Eylem Planı'nın sorumlu inovasyonu, insan gözetimini ve toplumsal güveni merkeze aldığını söyledi. Plan farkındalık, fayda, inşa ve yön verme başlıkları üzerine kurulu. Bakanın aktardığı hedefler şöyle:
- 5 milyon vatandaşa yapay zeka okuryazarlığı becerisi kazandırmak
- 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı yetiştirmek
- Bu teknolojileri farklı sektörlerde uygulayabilecek 100 bin profesyonel yetiştirmek
- En az 2 bin kamu veri setini araştırmacılara ve girişimcilere açmak
- Veri merkezi kapasitesini 2030'a kadar en az 1 gigavata çıkarmak
- Veri merkezleri, bulut bilişim ve yapay zeka altyapısına özel sektör öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık yatırım harekete geçirmek
Bakan, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarını hızlandırdıklarını da belirtti.
Bugüne kadar hangi adımlar atıldı?
Kacır, bugüne kadar 82 bin üniversite öğrencisine yapay zeka becerileri kazandırdıklarını bildirdi. TÜBİTAK Yapay Zeka Enstitüsünün bilimsel uzmanlığı sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturduğunu söyledi. Yapay Zeka Ekosistem Çağrıları ile araştırmaların ürün, hizmet ve ekonomik değere dönüşmesini desteklediklerini anlattı. KOBİ'lerin yapay zekayı benimseyerek verimliliğini ve rekabet gücünü artırmasına yönelik çalışmalar da yürütülüyor.
Nitelikli insan kaynağı için TEKNOFEST ve Deneyap Teknoloji Atölyeleri gibi girişimlerden yararlanılıyor. Ulusal süper bilgisayar altyapısının bilgi işlem kapasitesinden şimdiye kadar 9 bin araştırmacı yararlandı. Dijital Avrupa Programı ve EuroHPC Ortak Girişimi kapsamında araştırmacılar ve girişimciler, Avrupa'nın önde gelen süper bilgisayarlarında 100 milyon dolar değerindeki bilgi işlem kaynağına ücretsiz erişti.
Yapay Zeka Etik Kurulu ve düzenleyici deneme alanları ne işe yarayacak?
Kacır, öncelikli sektörlerde düzenleyici deneme alanları oluşturacaklarını söyledi. Girişimci ve araştırmacılar yeni teknolojileri bu alanlarda belirli kurallar çerçevesinde test edebilecek. Bakan ayrıca gizliliğin korunması, ayrımcılığın önlenmesi ve çocukların güvenliği konularında rehberlik yapacak bir Yapay Zeka Etik Kurulu kuracaklarını duyurdu. Kurulun üyeleri ve kuruluş tarihi hakkında bilgi verilmedi.
Türkiye uluslararası alanda hangi platformlarda yer alıyor?
Kacır, Türkiye'nin G20, OECD, UNESCO, Türk Devletleri Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler gibi platformlarda yapay zeka yönetişimi, güvenlik, hesap verebilirlik ve uluslararası işbirliği çalışmalarına katkı sunduğunu söyledi.
Kacır konuşmasını nasıl tamamladı?
Bakan, yapay zeka çağında liderliğin yalnızca teknolojik güçle değil, risklerin yönetilmesi ve teknolojinin tüm insanlığın yararına kullanılmasıyla mümkün olacağını vurguladı. Yapay zeka ile şekillenen geleceği "emanet" olarak niteledi: "Bizim dilimizde bir kelime vardır: 'Emanet'. Bizim gözetimimize bırakılan, korumak ve bizden sonrakilere devretmekle yükümlü olduğumuz bir değeri ifade eder. Yapay zeka ile şekillendirdiğimiz gelecek de işte böyle bir emanettir." Kacır, Türkiye'nin insan onurunu koruyan küresel bir yapay zeka vizyonuna öncülük etmeye hazır olduğunu da sözlerine ekledi.




