ABD Savunma Bakanı James Mattis, “YPG’yi PKK’dan ayırabileceklerini, hatta PKK’ya karşı savaştırabileceklerini” söylemiş. Komik değil mi? Her zamanki ABD yalancılığı, bilindik ABD oyalama taktiği gibi geliyor kulağa değil mi? Öyle değil! ABD’nin dış politika cahilliği mi peki bu? YPG’nin, PKK’nın ne olduğunu mu bilmiyor bu adamlar?

ABD ve Rusya’nın en ince rekabetlerinden biri “PKK’yı kimin kontrol edeceği” kapışmasıdır. Bu kapışma PKK’nın 1991 kongresinde şirket logosunu değiştirdikten sonra başlamıştı. Rusya, PKK’yı bölerek tamamen kendine bağlı yeni PKK kurup hem Türkiye’ye karşı hem de etrafımızdaki vekâlet savaşında kullanacağı bir çete kozuna sahip olmak istiyor. Türkiye’deki personeli Perinçek ve peşindeki Avrasyacı avanesi zaten uzun zamandır Rusya’nın bu hedefine çalışıyor. Perinçek, “Apo’yu salalım yeni PKK kurulsun, eski PKK’ya karşı savaşsın” diyecek demesine ama “Apo’yu salınca” olacak infiale senaryo yazamadılar daha.

İşte Amerika bu plana karşı kendi planıyla gelmiş masaya. “YPG’yi PKK’dan ayıralım” derken “Rusya’dan ayıralım, Ruslar’ın etkisi kalmasın” demiş. “PKK’ya karşı savaştıralım” derken de “Rus yanlısı olan takımı öldürelim” tamamı ABD yanlısı olanlar kalsın” demiş. Ben PKK sempatizanı olsaydım; bu teklife çok bozulurdum; “Biz sizin aranızda alıp satacağınız köpek miyiz lan” diye isyan ederdim. Her neyse bu şerefsizliğin ağırlığı benim değil; aklında PKK sempatisi taşıyan dertlensin bu köpekliğe…

2019 baharında dünyanın bu tarafında her devlet kendisi için vekâleten savaşan teröristlere ihtiyaç duyacak. Yeni örgüt kurmak, ideoloji, insan kaynakları, mühimmat, eğitim demek; hem çok zaman hem de çok para demektir. Hazır kurulmuş DAEŞ, PKK gibi teröristleri bölüp parçalayarak satın alma hesapları yapıyorlar.

Cuma Bayramımız mübarek olsun. Bugün beyaz giyinmek, güzel kokular sürünmek ve çevremize gülerek selam vermek cuma sünnetlerindedir…