“16 yıllık iktidar sürecinde istediği her şeyi yapan ve elinin altında bütün imkânları var olan bir hükümet var” söylemi sadece algıdan ibaret! Bu durum özellikle 24 Haziran seçimleri süresince kendini net olarak göstermiştir desek yanlış olmaz.
“İstedikleri kadar oy alsalar da bu ülkede iktidar olamazlar” diye AK Parti kimliğinde ona oy verenlere de aba altından sopa gösteren bir zihniyetin her seçimde yaptığı rezillikleri burada tekrar etmenin gereği yok! AK Parti döneminde iktidarın atadığı kamu bürokratlarının olduğu lojmanlarda ve onların oy verdiği sandıklarda HDP’ye hatırı sayılır bir oy çıkıyorsa burada bir şeyleri düşünmek lazım. Düşünülmesi gereken de şu: Erdoğan’ın resmî altında Erdoğan ve parti aleyhine çalışan bu bürokratları atayanlar kimler? Erdoğan’a küfrederseniz bürokraside bir yerlere gelebilirsiniz diye bir şart var da bu milletin haberi mi yok?
Bu yazıya bakarak hemen farklı düşüncedeki insanları kamuda istemiyorlar diye saçmalamamın da bir tarafı olmasa gerek! Kamuda farklı düşüncede olan insanlara makam vermek farklı bir şey Erdoğan’a ve partiye oy verdi diye onun adına yarım iş yapan ve yaparken de Erdoğan’a düşman kesilen insanları makamlara taşımak farklı bir şey. Yaptığı işlerden dolayı bu tiplerin faturayı millet nezdinde Erdoğan’a kestirmeye çalışması çok daha farklı bir şey!
Gerçek anlamda iktidar olunamayan diğer bir taraf ise; kültür, sinema ve sanat alanı. Yıllardır bir dizide asayişten sorumlu olan bir karakterin HDP güzellemeleri yapması, Türkiye’de yetenekli sanatçıları seçen bir sözde sanatçının ince ince marşlara başlaması, evimizin içinde dizilerde yer alan çoğu karakterin seçim zamanı Türkiye gericileri tercih etmemeli ve buna dikkat edilmeli diye açık mesajlar vermesi, üniversite hocalarının ve toplumun önde gelen sözde aydınlarının HDP ve terör zihniyetine demokrasiyi maske edinerek sahip çıkması…
Yukarıdaki saydığım her şey demokrasilerde olabilir diyenleri de anlarım, hak verebilirim. Ama demokrasi maskesi ile hükümete oy verenlere gerici etiketi ile yaklaşıp aşırı ve militan tarzında muhalefetlik yapmayı aydınlık sanan zihniyeti de kabul edemem.
Farkında mısınız? Çok büyük bir tehlike ve kuşatma altındayız! HDPKK’ya demokrasi bahanesi ile sahip çıkanlara aydın, ülkesini dış ülkelere tercih edip oradan saldıranlara gazeteci, beni linç ederler diye gerçekleri söylemeyen anketörlere araştırmacı, her gün evlerimize misafir olan dizi artistlerinin terör seviciliğine de ileri görüşlülük demeye başladık.
Peki, yanlış mı? Sizce de 16 yıldır iktidarda olan muhafazakârlar hâlâ kuşatma altında değil mi?