Dağlık Karabağ Savaşı üzerinden henüz bir yıl geçti. O dönem savaş denkleminin içerisine Azerbaycan ve Ermenistan’ın yanında Rusya ve Türkiye’de dâhildi, fakat bölgede önemli bir aktör olan İran oyuna bugün dâhil olmayı tercih etti. İran’ın Dağlık Karabağ Savaşı’nda Ermenistan tarafında olduğu bilinse de tarafgirliği aleni değildi, rengini net şekilde göstermekten bugüne kadar imtina etti.

Her ülkenin dezavantajlı yönleri bulunur, İran’ın ise zayıf tarafı etnik heterojen yapısıdır. İran nüfusunun neredeyse yarısı Türk kökenlidir. Türkiye, Kafkaslar ve Orta Asya’daki güç mücadelesinde İran’ın rakibi olarak görünse de esas mesele ülkelerin içindeki tehdit alanlarıdır. Uzun yıllar İran’ın Türkiye’deki terör örgütlerini desteklemesi kendi içindeki Azeri ve Türk nüfusunun potansiyel imkânlarının karşılığı olarak okunmalı.

Bugün ne oluyor?

İran, DEAŞ militanlarının Dağlık Karabağ Savaşı sırasındaki ortamdan faydalanarak kendi sınırlarına kadar geldiğini iddia ediyor. Yine İran, Azerbaycan’ın İsrail ile ilişkilerini geliştirmesinden açık şekilde; Türkiye ile birlikte hareket etmesinden ise zımni olarak rahatsızlığını dile getiriyor. Bu sebeplerden İran, Azerbaycan sınırında çok kapsamlı askeri tatbikatlar yapıyor. Buna karşılık Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev geçtiğimiz günlerde Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamasında, “Dünyadaki Azerbaycanlılar bu tatbikatların neden bugün yapılmaya başlandığını soruyorlar” ifadelerini kullandı.  İranlı yetkililer ise bu sözlere karşılık sert tepki verdi ve sınıra daha fazla asker yığmaya başladılar.  

İran, Dağlık Karabağ Savaşı sonrası gerek Türkiye’nin nüfuz alanını genişletmesinden gerekse Azerbaycan ve Türkiye’nin birçok alanda işbirliğini daha da ileriye taşımasından rahatsızlık duymaya başladı. İran tırlarının Dağlık Karabağ bölgesinden geçişlerinin Azeri güvenlik güçleri tarafından kontrol edilmesi İranlı yetkililerin tepkisini daha da artırdı. Bu TIR’larda Ermenistan’a giden silahların bulunduğu iddiaları Azerilerin kontrollerini sıklaştırmasına neden oldu. Sınır hattı kontrolünün tamamen Azerilerin eline geçmesinden endişe duyan İran, sınırda hiç olmadığı kadar askeri tatbikatlar yapmaya başladı. Ayrıca savaş sonrasında İran ticari anlamda da zarar etmeye başladı. Azerbaycan daha önceden Nahcivan ile ticaretini İran üzerinden yapıyordu, şimdi ise yeni anlaşmalara göre İran’a gerek kalmadan yeni açılan koridor üzerinden ticaretini gerçekleştiriyor. Bu durum İran’ın nüfuz kaybına ticari kayıpları da ekliyor.  

İran Bakü’ye saldırabilir mi?

İran’ın kuzeyinde yaklaşık 40 milyon Türk’ün bulunması ve Türk devletlerinin ki özellikle Türkiye’nin tam şekilde Azerbaycan’ın yanında olması İran’ın bir savaş ihtimalinde dikkatle düşünmek zorunda olduğu parametrelerdendir. Türkiye’nin Dağlık Karabağ’daki askeri kapasitesini İran dâhil tüm dünyanın tanıma fırsatı yakalamış olması İran’ın saldırı ihtimalini epeyce azaltıyor. Üstelik İran’ın ekonomik durumu böylesi bir savaşı bugün finanse edebilecek düzeyde bulunmuyor.