Filistin Çevre Kalitesi Kurumu, işgal altındaki Batı Şeria'da yılbaşından eylül ayı sonuna kadar tarım arazileri, bitki örtüsü, su kaynakları ve altyapıya yönelik 760 saldırı kaydedildiğini açıkladı. Kurum, İsrail ordusu ile İsrailli yerleşimcilerin gerçekleştirdiği bu saldırıları "çevresel soykırım" olarak nitelendirdi. Açıklama, 6 Kasım "Savaşlarda ve Silahlı Çatışmalarda Çevrenin Sömürülmesinin Önlenmesi Uluslararası Günü" dolayısıyla yapıldı.
Batı Şeria'da çevreye yönelik saldırılar kurumun verilerine göre şöyle dağılıyor:
- Tarım arazileri ve doğal koruma alanlarına yönelik saldırı: 203
- Ormanlık alanlar ve bitki örtüsüne yönelik saldırı: 178
- Yıkım ve patlamalar sonucu inşaat enkazı oluşmasına yol açan saldırı: 185
- Gıda güvenliği ve hayvancılığa yönelik saldırı: 52
- Su kaynakları ve kuyulara yönelik saldırı: 37
- Su iletim hatları ve sulama şebekelerine yönelik saldırı: 35
- Kanalizasyon şebekelerine yönelik saldırı: 5
Batı Şeria'da tarım arazileri ve ağaçlara ne oldu?
Kurum, tarım arazileri ve doğal koruma alanlarına yönelik 203 saldırı kaydettiğini bildirdi. Açıklamaya göre zeytinlikler buldozerlerle tahrip edildi ve yasa dışı yerleşimler için yollar açıldı. Askeri gerekçelerle ve İsrail'in Eski Eserler Yasası kapsamında binlerce dönüm araziye el konuldu. Bazı tarım arazileri ise yerleşimcilerin hayvancılığı için çitle çevrildi, seralar yakıldı ya da tahrip edildi.
Ormanlık alanlar ve bitki örtüsüne yönelik 178 saldırı belgelendi. Eylül sonuna kadar yaklaşık 100 bin zeytin ağacı dahil binlerce meyve ağacının söküldüğü kaydedildi. Kurum, bu saldırıların yol açtığı zararı yaklaşık 67 milyon dolar olarak hesapladı. Buğday ve arpa tarlalarının da gaz bombaları ve molotofkokteylleriyle ateşe verildiği belirtildi.
Enkaz ve tehlikeli atık sorunu nerede yaşanıyor?
Yıkım ve patlamalar nedeniyle metal ve plastik atıklarla karışık binlerce ton inşaat enkazı birikti. Kurum bu sorunun özellikle Cenin ve Tulkerim kentleri ile mülteci kamplarında görüldüğünü bildirdi. Konutların yanı sıra ticari, sanayi ve tarım tesisleri de hedef alındı.
Kurumun denetim ekipleri ayrıca 1948 topraklarından Batı Şeria'ya tehlikeli atık taşıma girişimleri tespit etti. Kalkilya ve Tulkerim'de gömülmek istenen atıklar arasında 40 bin kilogram asfalt atığı, 1816 kilogram tehlikeli tıbbi atık ve son kullanma tarihi geçmiş malzeme bulunuyor.
Su kaynakları ve altyapıya yönelik saldırılar neleri etkiledi?
Su kaynaklarına ve kuyulara yönelik 37 saldırıda yağmur suyu toplama kuyuları, artezyen kuyuları ve tarımsal sulama kuyularının betonla doldurulduğu ya da buldozerlerle kapatıldığı belirtildi. Su depoları ile pınarlar tahrip edildi, bazı su kaynaklarına el konuldu.
Su iletim hatları ve sulama şebekelerine yönelik 35 saldırı kaydedildi. Zennabe, Nur Şems Mülteci Kampı ve Tubas'taki su hatları buldozerlerle tahrip edildi. Hallet el-Furn'daki Birin bölgesine su sağlayan ana hattın yıkılması nedeniyle yaklaşık 450 kişi susuz kaldı. Dakika köyünün su hattının kesilmesi sonucunda El Halil'de 700 kişi suya erişemedi. Cenin ve Tulkerim'deki mülteci kamplarında kanalizasyon şebekelerine yönelik 5 saldırı, altyapının tahrip olmasına ve atık su tahliyesinin durmasına neden oldu.
Hayvancılık ve gıda güvenliği nasıl etkilendi?
Gıda güvenliği ve hayvancılığa yönelik 52 saldırı belgelendi. Kurum, yerleşimcilerin Filistinlilere ait yüzlerce küçükbaş ve büyükbaş hayvanı çaldığını bildirdi. Yerleşimcilere ait hayvanların da Filistinlilerin tarım arazilerine zarar verdiği kaydedildi.
Gazze'deki çevresel durum nedir?
Kurum, Gazze Şeridi'nin de büyük bir çevresel ve insani felaketle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Açıklamaya göre Gazze'de 61 ila 68 milyon ton arasında yıkılmış bina kalıntısı ve enkaz birikti. Bu, metrekare başına yaklaşık 107 kilogram enkaz anlamına geliyor. Enkazın yaklaşık 4 milyon tonu tehlikeli atıklardan, en az 50 bin tonu asbestten oluşuyor. Patlayıcı ve mühimmat kalıntıları ile beyaz fosfor ise 100 bin tonun üzerinde.
Kurumun verilerine göre İsrail saldırılarında Gazze'deki tarım arazilerinin yüzde 82'si, meyve ve zeytin ağaçlarının yüzde 97'si tahrip edildi. Su ve kanalizasyon altyapısının yüzde 84'ü zarar gördü.
Gazze'de atık su hastalıkları artırdı mı?
Kurum, her gün yaklaşık 120 bin metreküp arıtılmamış atık suyun sokaklara ve su havzalarına sızdığını ya da boşaltıldığını bildirdi. Bu durumun hastalık ve salgınların yayılmasına yol açtığı belirtildi. Açıklamaya göre sulu ishal vakaları savaş öncesine göre 36 kat, sarılık vakaları ise 384 kat arttı.
Kurum uluslararası topluma ne çağrı yaptı?
Filistin Çevre Kalitesi Kurumu, belgelenen ihlallerin çevreye karşı işlenen savaş suçları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kurum, bu ihlallerin Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin kuruluş belgesi Roma Statüsü'nün 8. maddesine aykırı olduğunu savundu. Ayrıca Cenevre Sözleşmeleri ve 1977 tarihli I. Ek Protokol'e aykırı olduğunu da vurguladı.
Kurum, uluslararası topluma hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yaptı. Çevreye yönelik ihlallerin durdurulması ve işgalin sona erdirilmesi için harekete geçilmesini istedi.




