ABD ile İran arasında çıkması muhtemel bir savaşın Lübnan'a sıçrayıp sıçramayacağı bölgede yakından izleniyor. Lübnanlı uzmanlar, Hizbullah'ın olası bir çatışmaya katılımının savaşın kapsamına ve İsrail'in hamlelerine göre şekilleneceği görüşünde. Lübnan yönetimi ise ülkenin yeni bir bölgesel savaşa sürüklenmemesi gerektiğini vurguluyor.

ABD ile İran arasındaki gerilimin son günlerde yeniden tırmanması ve diplomatik temasların henüz anlaşmayla sonuçlanmaması, savaş senaryosunu gündemde tutuyor. Anadolu Ajansı'nın (AA) Lübnanlı uzmanlarla yaptığı değerlendirmelere göre, halihazırda İsrail saldırılarıyla ağır yıkıma uğramış ve güneyi hâlâ İsrail işgali altında bulunan Lübnan için en büyük kaygı yeni bir cepheye dönüşmek.

Lübnan'ın güneyindeki durum ne?

Hizbullah, 2 Mart'ta İsrail'e 6 roket fırlatarak savaşa dahil olmuştu. İsrail ordusu da Lübnan'a yönelik saldırılar başlatarak ülkenin güneyindeki onlarca beldeyi işgal etti ve bölge halkının yerinden edilmesine yol açtı. Benzer bir senaryonun yinelenip yinelenmeyeceği, Hizbullah'ın İran'a destek için savaşa girip girmeyeceği merak konusu.

Lübnan hükümeti bu tablonun tekrarlanmaması için savaş kararının devlet dışındaki aktörlerce alınmaması gerektiğini söylüyor. Başbakan Nevvaf Selam, 4 Kasım'da yaptığı açıklamada Lübnan'ın başka ülkelerin çıkarlarına hizmet eden yeni bir savaşa çekilmesine karşı uyarıda bulundu.

Hizbullah olası savaşa katılır mı?

Siyasi analist Ahmed el-Eyyubi'ye göre bu, çatışmanın niteliğine bağlı. Eyyubi, sınırlı ve dar kapsamlı bir çatışmada Hizbullah'ın İsrail'in ağır darbelerinden kaçınmak için savaşa katılmayacağını söyledi. Çatışmaların derinleşip İran rejiminin geleceğini tehdit etmesi halinde ise Hizbullah'ın İranlılarla eş zamanlı savaşa katılacağının "kesin" olduğunu ifade etti.

Gazeteci ve siyasi analist Maysa Abdulhalik ise Hizbullah'ın karşılık vermesini olası senaryolardan biri olarak görüyor. Abdulhalik, Hizbullah'ın 2 Mart'taki savaş öncesinde Lübnan devletine savaşa katılmayacağı yönünde güvence verdiğini, buna rağmen İsrail'e 6 roket fırlattığını hatırlattı. Lübnan devletinin yeniden güvence almak istediğini belirten Abdulhalik, "Gerilimin yeniden tırmanması halinde güvenceyi garanti edemeyiz." dedi.

Askeri uzman Tuğgeneral Andre Bou Maachar ise Hizbullah'ın İran'ın yönelimleriyle uyumlu seçeneklere yakın durduğunu söyledi. Bou Maachar'a göre İsrail operasyonları Hizbullah'ın hesaplarını yeniden gözden geçirmesini gerektirecek ölçüde genişlemedikçe örgüt karşılık vermekten kaçınabilir.

Hizbullah'ın yanıtı İsrail'i caydırabilir mi?

Bou Maachar, olası bir müdahalenin eski caydırıcılık dengesini kurmaya yetmeyeceği kanaatinde. Hizbullah'ın yanıtlarının "meşgul etme ve yıpratma stratejisiyle sınırlı kalabileceğini" belirten Bou Maachar, örgütün İsrail operasyonlarının maliyetini artırabileceğini ancak kesin askeri ve siyasi sınırlar koyamayacağını söyledi.

Liberman Haredilerle koalisyona neden yeşil ışık yaktı?
Liberman Haredilerle koalisyona neden yeşil ışık yaktı?
İçeriği Görüntüle

Bou Maachar ayrıca İsrail'in İran ve Hizbullah'a yönelik saldırılarının kalıcı siyasi ve güvenlik kazanımlarına dönüşmediğine dikkat çekti.

Yeni bir savaşın Lübnan'a bedeli ne olur?

Abdulhalik, İsrail'in Lübnan'a yeni bir saldırı başlatması halinde bunun üçüncü saldırı olacağını ve özellikle siviller açısından yıkıcı sonuçlar doğuracağını söyledi. Halen onlarca köy ve beldenin yıkılmış durumda olduğunu aktardı. Eyyubi de olası bir sıçramada yeniden yerinden edilmelerin yaşanacağını vurguladı.

Abdulhalik, Başbakan Selam'ın 2023-2024 ve 2026'daki iki savaşın toplam maliyetinin 27 milyar doları aşabileceğine ilişkin tahminine atıfta bulundu. Yeniden imarın Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına bağlandığını, bu nedenle henüz karar alınmadığını da belirten Abdulhalik, devletin insani ihtiyaçları karşılamakta bile yetersiz kaldığını dile getirdi.

Lübnan-İsrail müzakerelerinde son durum ne?

Abdulhalik'e göre iki ülke arasındaki siyasi müzakereler askıda; yalnızca askeri düzeyde toplantılar yapılıyor. Geçen ay ABD'nin Tampa kentinde yapılan toplantı turu da askeri konularla sınırlı kaldı. ABD ve İsrail'in önceliği Hizbullah'ın silahsızlandırılması.

Lübnan devletinin önceliklerini ise ateşkes, İsrail'in işgal ettiği köy ve beldelerden çekilmesi, esirlerin geri dönmesi, sınırların belirlenmesi ve yeniden imar olarak sıralayan Abdulhalik, müzakerelerin "sallantıda" olduğunu söyledi. Müzakereler kapsamında oluşturulan pilot bölgelerin başarısız olduğunu, bu bölgelere yönelik İsrail ilerleyişinin sürdüğünü de ekledi.

Hükümet ile Hizbullah arasındaki gerilimin nedeni ne?

Eyyubi'ye göre silahların devletin tekelinde toplanması ve Hizbullah'a ait patlayıcıların ele geçirilmesi, hükümet ile Hizbullah arasındaki gerilimi artırıyor. Eyyubi, Hizbullah'ın hükümeti kararlarından geri adım atmaya ve İsrail'le doğrudan müzakereleri durdurmaya zorlayarak Lübnan'ı İran-ABD görüşmelerinde pazarlık unsuru haline getirmek istediğini öne sürdü.

ABD ve İsrail'deki siyasi gelişmeler süreci nasıl etkiler?

Eyyubi, ABD ve İsrail seçimlerinin ardından yaşanacak gelişmelerin Lübnan-İsrail müzakerelerinin seyrini etkileyebileceğini kaydetti. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in İran savaşına yönelik politikalara "kesin biçimde karşı çıkmasının" bölgedeki dengeleri değiştirebileceğini söyleyen Eyyubi, yeni dönemde Mekke İttifakı ile Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın rolünün önem kazanacağını ifade etti.

Bou Maachar ise Netanyahu'nun 27 Ekim'deki seçimlerde çoğunluğu sağlayamamasını, askeri adımlarla siyasi sonuçlar arasındaki kopukluğun göstergesi olarak yorumladı. Hükümet kurma sürecindeki tıkanıklığın ve yeni seçim ihtimalinin Netanyahu'yu askeri tırmanışla inisiyatif almaya yöneltebileceğini söyleyen Bou Maachar, Trump'ın seçimlerin ardından siyasi uzlaşı arayabileceğini de belirtti. Abdulhalik ise ABD ve İsrail'deki seçim sonuçlarının diplomatik çözümler için alan açtığı görüşünde.

Kaynak: AA