Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yaklaşık beş yıldır süren Rusya-Ukrayna Savaşı'nın artık taşınamaz hale geldiğini belirterek iki ülkenin büyük bir fedakarlıkta bulunup anlaşmaya varması gerektiğini söyledi. Fidan, ABD'nin Atlanta kentinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından Anadolu Ajansı (AA) ve TRT'ye açıklamalarda bulundu. Açıklamalarında ayrıca ABD-İran gerilimine, Karadeniz'deki ticaret kısıtlamalarına ve Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği adayı Feridun Sinirlioğlu'na değindi.
G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda neler konuşuldu?
Fidan'a göre toplantı, küresel ve bölgesel krizlerin çözümüne dair güncel başlıkların kapsamlı biçimde ele alınması açısından yerinde ve zamanında bir buluşma oldu. Bakan Fidan, verimli bir fikir alışverişi ortamının oluştuğunu kaydetti.
Toplantı, Miami'de 14-15 Aralık'ta yapılacak G20 Liderler Zirvesi'ne de hazırlık niteliği taşıyor. Fidan, "küresel krizler", "enerji krizi" ve "küresel tedarik zincirleri" konulu oturumlara katıldığını söyledi.
Fidan Atlanta'da hangi isimlerle görüştü?
Fidan, ikili temasları kapsamında ABD'li mevkidaşı Marco Rubio ile görüştüğünü belirtti. Rusya, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan, Meksika, Almanya ve Japonya'nın bakanlarıyla da bir araya geldiğini söyledi.
Bakan Fidan, Türkiye'nin uluslararası platformda sözüne ihtiyaç duyulan bir aktör olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dış politikada ortaya koyduğu öncü rolün bu platformlarda en yakından hissedilen değerlerden biri olduğunu da sözlerine ekledi.
Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı için ne dedi?
Fidan, savaşın başlayalı yaklaşık beş yıl olduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: "Artık bu savaş taşınamaz. Dolayısıyla Rusya ve Ukrayna, büyük bir fedakarlıkta bulunarak bir anlaşmaya varmak zorundalar."
Bakan Fidan'a göre savaşın zararı yalnızca Avrupa ekonomileriyle sınırlı kalmadı, tüm dünyayı etkiledi. Fidan, savaşın Avrupa'ya enerji maliyetinin yaklaşık 100 milyar avro olduğu yönündeki açıklamalara atıfta bulundu. Toplam faturanın bunun da üzerinde olabileceğini söyledi.
Fidan, Ukrayna'nın Rusya ile yapacağı barışın yalnızca iki ülkeyi ilgilendirmediğini de belirtti. Avrupa ile Rusya arasındaki ilişkilerin barıştan sonra yeniden tanımlanması gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin savaştaki rolü nasıl tanımlandı?
Fidan, Rusya-Ukrayna konusunun masada ele alınmasının kolay olmadığını, tarafların pozisyonlarını net biçimde ortaya koymasının ise önemli olduğunu söyledi. Türkiye'nin arabulucu rolünün ötesinde, yapıcı ve problem çözücü bir pozisyon almayı önemsediğini kaydetti.
Savaşın sona ermemesi halinde uzayabileceğini, hatta yayılabileceğini belirten Fidan, bunu önlemek için Türkiye'nin yoğun çaba gösterdiğini söyledi.
Karadeniz'de ticaret neden sınırlandı?
Fidan, Karadeniz'de ticaretin hissedilir düzeyde sınırlandığını anlattı. Rus ve Ukrayna tahılının ve enerjisinin dünya piyasalarına ulaştırılamadığına dikkat çekti.
Gıda güvenliğini "son derece sorunlu" bir konu olarak niteleyen Fidan, tahılın Karadeniz'den çıkarılıp uluslararası piyasalara ulaşması için yoğun bir temas trafiği yürüttüklerini söyledi. Savaşın hem ekonomik hem de jeostratejik maliyetinin yüksek olduğunu vurguladı.
Hürmüz Boğazı krizi ve ABD-İran görüşmeleri hakkında ne söyledi?
Fidan, Karadeniz'in yanı sıra Basra Körfezi ve Kızıldeniz'deki krizlerin de küresel tedarik zincirlerini tıkadığını belirtti. Hürmüz Boğazı'nın kapanmasına yol açan ABD-İran ihtilafının bir an önce sona ermesi gerektiğini söyledi. Bu sayede kritik ticaret yollarının yeniden açılabileceğini ifade etti.
Fidan'ın aktardığına göre masadaki ülkelerin neredeyse tamamı, yeniden çatışma yaşanmaması ve diplomasiye sürekli şans verilmesi konusunda hemfikir. ABD ile İran arasında yürüyen görüşmelerin nasıl ilerleyeceğine dair ise bir bekleyiş ve merak olduğunu söyledi. Fidan, çatışma yerine diplomasinin tercih edilmesinin Rusya-Ukrayna sürecinde, Karadeniz'de ve İsrail yayılmacılığının önlenmesinde önemli olduğunu belirtti.
Feridun Sinirlioğlu kimdir, BM Genel Sekreterliği'ne neden aday gösterildi?
Sinirlioğlu, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri. Fidan, Sinirlioğlu'nun Aralık 2024'te bu göreve seçilmesini önemli bir başarı olarak niteledi. Türkiye'nin tüm ülkelerin desteğini almasının kayda değer bir diplomasi başarısı olduğunu söyledi.
Fidan'a göre Sinirlioğlu çok tecrübeli bir diplomat. Fidan, kendisiyle yakın çalıştığını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da güvendiği bir isim olduğunu ifade etti.
Türkiye, Sinirlioğlu'nu BM Genel Sekreterliği için resmen aday gösterdi mi?
Evet. Fidan, Türkiye'nin Sinirlioğlu'nu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzaladığı bir mektupla BM'ye resmen aday gösterdiğini açıkladı. Teamül gereği sıranın Latin Amerika'da olduğunu hatırlatan Fidan, şu ana kadar bir aday üzerinde mutabakat sağlanamadığını ve oylama sürecinde bir tıkanma yaşandığını söyledi.
Fidan'a göre Türkiye'nin adımı, bu tıkanmayı aşmaya yönelik diplomatik bir katkı. Bakan Fidan, "Bizim aday göstermemiz, bu katkılardan sadece bir tanesi." dedi. Erdoğan'ın BM'nin adil ve sahici biçimde işlemesine büyük önem verdiğini de ekledi.





