Çin, bugüne kadar dünyanın fabrikası olarak biliniyordu. Araştırma, geliştirme ve tasarımı Batı’da gerçekleştirilen ürünlerin, ucuz işçilik avantajı sunan ve hammaddeye yakın bir coğrafya olan bu ülkede üretilmesi ve buradan dünyaya dağıtılması, küresel ekonominin bir rutini hâle gelmişti.

Çinli firmalar zamanla bu teknolojileri öğrendi ve geliştirdikleri ürünleri isteyen tüm firmalara onların markalarını basarak satmaya başladı. Bu, Çin ekonomisi için yeni bir adımı ifade ediyordu. Bilgi birikimi ve üretim yeteneğini artıran Çinli firmalar bir yandan da kendi markalarıyla tüm dünyaya ürün satma atağına kalktı. Düne kadar taşeronu olduğu Batı’yla doğrudan rekabet etmeye başladı.

Bugün Çin’in onlarca markayla tüm dünyada varlık gösterdiğini ve birçok ülkede ciddi pazar payı elde ettiğini görüyoruz. Bu da taşeronlukla başlayan serüvenin patronluğa giden bir yolu açtığını bize gösteriyor. Bugüne kadar Batı teknolojik gelişmişlikte lider konumdayken, artık göstergelerinin Doğu lehine değişmeye başladığına şâhit oluyoruz.

İngiltere’nin askeri ve ticari üstünlüğü ile yayılmacılığını temsil eden 19. yüzyıla ‘Pax Britannica’ (İngiliz Barışı), Amerika’nın askeri ve ticari üstünlüğü ile yayılmacılığını temsil eden 20. yüzyıla ‘Amerikan Yüzyılı’ deniyordu. Geldiğimiz noktada 21. yüzyıl ise ‘Çin Yüzyılı’ olarak nitelendiriliyor.

Çin’in yükselişine dair bulgular içeren yeni bir araştırma Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü (ASPI) tarafından yayınlandı. 2,2 milyon akademik makalenin analizi sonucunda oluşturulan ve ülkelere göre teknolojik bir sıralama ortaya koyan araştırmaya Çin Bilimler Akademisi damga vurdu.

Araştırmaya göre, 44 kritik ve gelişmekte olan yüksek teknoloji alanının 37'sinde Çin, lider konumda. Savunma, insansız hava araçları, uzay, nükleer enerji, enerji, elektrik pilleri, çevre, biyoteknoloji, yapay zekâ, ileri düzey veri analizi, ileri malzemeler, hipersonik teknolojiler, gelişmiş robotlar, otonom sistemler, 5G ve 6G ile kuantum teknolojisini kapsayan 44 teknolojinin çoğunda Çin birinci veya ikinci.

Çin'in nano malzemeler ve imalat, enerji için hidrojen, amonyak ve sentetik biyoloji dahil sekiz teknolojide tekel kurma riski yüksek. ABD’nin Çin’in önüne geçebildiği alan sayısı sadece 7. ABD aşılar, kuantum hesaplama, yüksek performanslı bilgi işleme, doğal dil işleme, gelişmiş bütünleşmiş devre tasarımı ve üretimi ile uzay fırlatma sistemleri gibi teknolojilerde Çin’i geçebiliyor. İngiltere ve Hindistan 44 teknolojiden 29’una sahip ve ilk beş ülke arasında. 20. sıradaki Güney Kore ve 17. sıradaki Almanya ilk beşte yer alıyor.

Ülkemiz Türkiye ise geliştirdiği teknolojilerle ilk 10 ülke arasında. Biyoyakıtlar, insansız hava araçları, ileri optik haberleşme, akıllı malzemeler, gelişmiş kompozit malzemeler ve yüksek özellikli malzemeler ile sürü ve iş birliği robotları gibi teknolojiler Türkiye’nin başarıları arasında gösteriliyor. Özetle; ‘Işık Doğu’dan yükselir’ şiarını benimsemiş nesiller olarak gelecekten ümitliyiz.