Yazıyı kaleme aldığım sıralarda İran ve ABD arasında yaklaşık 4 aydır süren savaşın sona erdirilmesiyle ilgili dijital anlaşmanın imzalarının atıldığı bilgisi ajanslara düşmüş durumdadır.

İmzaların atılmasından sonraki ilk 48 saat içerisinde ise tarafların nasıl bir metin üzerinde anlaştıkları ise dünya kamuoyuyla paylaşılacağı bilgisi de gelen bilgiler arasındadır.

Dünyanın dijital anlaşma ile rahat bir nefes aldığı son derece açık olmakla birlikte anlaşmanın metninin ise ne olacağı dünyanın son derece yakından takip ettiği diğer önemli bir detay konumundadır.

Evet anlaşma önemlidir ama hangi konular üzerinde nasıl anlaşıldığı en az anlaşmanın önemi kadar da önemlidir.

Özellikle ülkemiz ve bölge ülkeleri için anlaşma maddelerinin bölge ülkelerine fayda getirecek düzeyde olması tüm bölge ülkeleri tarafından beklenen bir haberdir.

Eğer anlaşma maddeleri kalıcı barışı tesis edecek düzeyde olmaz ve tek taraflı herhangi bir ülkenin çıkarlarını gözetir durumda ise önümüzdeki süreçte de farklı sorunlarla karşı karşıya kalınacağını şimdiden söylemek son derece mümkündür.

Bizim için ve bölge ülkeleri için asıl önemli olan mesela kalıcı barışın tesis edilerek özellikle İsrail’in saldırgan tutumundan vazgeçmesidir.

Eğer İsrail bu şekilde saldırgan tutumuna devam ederse bölgede son 4 ayda yaşanan sıkıntıların çok daha ötesinde sıkıntılar yaşanabilecektir.

Anlaşma maddelerinde bu konunun kesin bir şekilde sona erdirilmesi noktasında kararların alınmış olması ülkemiz ve bölge ülkeleri için en önemli mesele durumundadır.

Dijital anlaşma ile mutabakat zaptını ABD tarafında Donald Trump ile Başkan Yardımcısı JD Vance İran tarafında ise İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf imzalamışlardır.

İmzalanan mutabakat zaptının neler içeridiği ile ilgili bir ABD’li yetkili tarafından yapılan açıklama da şunlara yer verilmektedir; Bu mutabakat, müzakerelerimizin ve ilişkilerimizin gelecekte nasıl işleyeceğine dair bir çerçeve sunuyor. İranlılar nükleer programları, nükleer silah üretmediklerinin doğrulanması ve bölgedeki radikalizm ile terörizme finansman sağlamamaları konularında bizimle ne kadar işbirliği yapmaya istekli olurlarsa, dünya ekonomisine o kadar sıcak karşılanacaklar.

Çerçeve o kadar iyi tutulmalıdır ki gelecekte en ufak bir sorun ortaya çıkmadan ilişkiler sürdürülerek dünyanın bir daha böyle bir sorunla karşı karşıya bırakılmasının önüne geçilmelidir.

Ayrıca nükleer programlarla ilgili olarakta sadece İran’ın değil İsrail’in de nükleer programları, nükleer silah üretmemelerinin yanında terörizmle yan yana olmalarının gerekliliği kalın puntolarla çizilmelidir.

Bunların yanında İsrail’in sivil katliamlara son vermesinin de üzerinde durulmalıdır.

Kısacası İsrail bölgede rahat durmaz ve bir ülkenin topraklarını ilhak etmeye devam eder savunmasız insanların üzerlerine bombalar yağdırmayı sürdürürse bölge her zaman ateş çemberinin içinde olacaktır.

Kalıcı barışın İran ile ABD arasında sorunsuz bir şekilde tesis edilmesinin önündeki en büyük engel İsrail’dir.

Nasıl ki şubat ayının son günü İran’a saldırmaya başlayan İsrail ise aynı İsrail mutabakat zaptının imzalanmaya çalışıldığı saatlerde yine Lübnan’a saldırarak insanlık için ne kadar büyük sorun olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

Sadece Orta Doğu’da değil dünyanın birçok bölgesinde kalıcı barışların tesis edilebilmesi için İsrail’e gerekli karşılıklar tüm dünya ülkeleri tarafından verilmelidir.