Brezilya'da 25 Ekim'deki ikinci turu geçerli oyların yüzde 51,79'unu alarak kazanan Luiz Inacio Lula da Silva, dördüncü kez devlet başkanı seçildi. Rakibi Flavio Bolsonaro yüzde 48,21'de kaldı. Çin Dışişleri Üniversitesi misafir öğretim üyesi ve Policy Center for the New South kıdemli araştırmacısı Marcus Vinicius de Freitas'a göre Lula'nın şimdi seçmene somut sonuçlar sunması gerekiyor. Bu yazıdaki değerlendirmeler yazara aittir.
Seçimin sonucu, Yüksek Seçim Mahkemesi'nin (TSE) verilerine göre yaklaşık 4,4 milyon oyluk farkla belli oldu. Lula, ilk turda yüzde 47,03 alan Flavio Bolsonaro'nun gerisinde, yüzde 45,16'da kalmıştı. Uluslararası basında yer alan değerlendirmelere göre bu, 1989'da doğrudan seçimlere dönüldüğünden bu yana ilk turu ikinci sırada tamamlayan bir adayın ikinci turu kazandığı ilk örnek oldu.
Brezilya seçimini kim kazandı, oy oranları ne oldu?
İkinci turu Lula da Silva kazandı. TSE'nin açıkladığı sonuçlara göre Lula yüzde 51,79, Flavio Bolsonaro yüzde 48,21 oy aldı. İlk turdaki 1,87 puanlık Bolsonaro üstünlüğü ikinci turda tersine döndü.
De Freitas, seçmenlerin neredeyse yarısının Bolsonaro'yu tercih ettiğini hatırlatıyor. Ona göre dördüncü kez kazanmak Lula için olağanüstü bir kişisel dayanıklılık göstergesi olsa da geçmişteki tüm icraatların onaylandığı anlamına gelmiyor.
Lula ikinci turda farkı nasıl tersine çevirdi?
De Freitas'ın analizine göre sandığa gitmeyenlerin oranı ilk turda yüzde 21,08 iken ikinci turda yaklaşık yüzde 19,2'ye geriledi. Lula'nın kampanya ekibi, oy kullanmayan ya da kararsız seçmene yönelik çalışmayı yoğunlaştırdı.
Yazara göre Sao Paulo, Minas Gerais, Rio de Janeiro ve Bahia'daki kazanımlar Lula'ya ilk tura kıyasla milyonlarca ek oy getirdi. Lula, Minas Gerais'i yeniden kazandı, kuzeydoğudaki üstünlüğünü pekiştirdi ve Bolsonaro eyalet genelinde önde olsa da Sao Paulo şehrini aldı. De Freitas, İşçi Partisi'nin geleneksel kalesinin ötesine geçtiğini belirtiyor.
Yabancı müdahale seçimi nasıl etkiledi?
De Freitas, ABD Başkanı Donald Trump'ın baskısının, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin kampanyasının ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun desteğinin Bolsonaro'ya uluslararası görünürlük kazandırdığını söylüyor. Ancak bu desteğin Bolsonaro kampanyasının aleyhine işlediğini savunuyor.
Yazara göre Lula bu durumu egemenlik tezini somutlaştırmak için kullandı. Gümrük vergilerinden etkilenenler dahil, halkın geçim kaynaklarını koruyan bir kalkan olarak özerklik vurgusu yaptı. De Freitas, dış baskının oylara net etkisini ölçmenin zor olduğunu da vurguluyor.
Bolsonaro cephesi ve muhafazakar kanat için ders ne?
De Freitas'a göre Jair Bolsonaro'nun oğlunu öne çıkarma kararı, hareketin tek bir aileye bağımlılığını pekiştirdi. Muhafazakar cephenin güvenlik ve kamu harcamaları konusunda güvenilir programlara ve yürütme deneyimine sahip bir lidere ihtiyacı olduğunu belirtiyor. Sosyal medya erişiminin ulusal düzeyde yönetme yeterliliğinin yerini tutmadığını ekliyor.
Lula'nın önündeki iç politika sınavı ne?
De Freitas, Lula'nın bu dönemi parti kurumlarını güçlendirmek ve yeni liderler yetiştirmek için kullanması gerektiğini savunuyor. Seçimin, Brezilya solunun Lula'ya ne kadar bağımlı olduğunu da gösterdiğini söylüyor.
Yazara göre genç seçmen, geçmiş başarıların tekrarıyla yetinmeyecek. Daha iyi eğitim olanakları, verimli bir iş ortamı ve şiddete karşı korunma bekliyor.
Dış politikada Brezilya hangi yolu izlemeli?
De Freitas, stratejik özerkliğin sürdürülmesinden yana. Brezilya'nın Çin ve Küresel Güney'deki ortaklıklarını koruyup ticaret ve güvenlik konularında Washington ile yapıcı müzakere etmesi gerektiğini söylüyor.
Çin talebinin Brezilya'nın kilit ihracat sektörlerini ayakta tuttuğunu, ABD'nin ise özellikle soya fasulyesinde doğrudan rakip olduğunu hatırlatıyor. Siyasi sadakat uğruna ticari fırsatlardan vazgeçmenin Brezilyalı üreticilere zarar vereceğini belirtiyor. BRICS'in de kalkınma finansmanı ve teknolojik işbirliği için kullanılabileceğini ekliyor.
Seçim sonucuna güven nasıl korunabilir?
De Freitas, ülke içi uzlaşmanın öncelikli olması gerektiğini söylüyor. Ulaşım ve hava koşullarından kaynaklanan zorlukların yaşandığı bir ortamda oy verme süresinin son anda uzatılmasının şeffaf biçimde açıklanması gerektiğini belirtiyor.
Yazara göre kurumlar soruları kanıtlarla yanıtlamalı ve yasal prosedürlere uygun hareket etmeli. Böylece hoşnutsuzluğun seçim sonuçlarına itiraza dönüşmesi önlenebilir.
Lula'nın mirasını ne belirleyecek?
De Freitas'a göre Lula'nın mirası yolsuzlukla mücadele, eğitimin iyileştirilmesi ve toplumun daha güvenli hale getirilmesi ekseninde şekillenecek. Bunun için siyasi bağlantıları olan suçluların soruşturulması, öğrencilere okuduklarını anlamayı öğreten bir okul ortamı ve organize suça karşı güvenlik politikaları gerektiğini söylüyor.
Yazara göre başarı, hükümete karşı oy kullananlar tarafından bile görülebilmeli. Partilerin de çevrim içi popülerliği yeterli saymak yerine yetenekli kamu görevlilerini yetiştirmesi gerekiyor. De Freitas, seçmenlerin Lula'ya bir dönem daha yetki verdiğini, ülkenin şimdi bu yetkiyi insanların fark edebileceği reformlara dönüştürecek bir hükümete ihtiyaç duyduğunu söylüyor.





