Afrika ülkelerini yüzyıllardır sömüren Fransa’ya karşı, son dönemde karşıt sesler yükselmeye başladı. 26 milyon nüfusu olan Nijer’deki darbe, bölgede Fransa’nın etkisini kaybettiğini, Rusya’nın da kendisine yeni bir alan bulduğunu gösterdi.

Sümeyye Palta / RÖPORTAJ

SENEGAL, Çad, Burkina Faso, Mali, Nijerya, Moritanya ile Nijer’in içinde yer aldığı Sahel bölgesindeki ülkelerin, bağımsız olsalar da Fransa ile aralarında halen güçlü bağlar var. Özellikle 2010’lu yıllardan itibaren bölgede artan terör olayları, Batı’nın askeri anlamda bölgeye tekrar dönüşünü sağladı.

ATEŞ NİJER’E SIÇRADI

Batı Afrika ülkesinde yaşanan son gelişmeler, dünyanın gözünün Nijer’e çevrilmesine yol açtı. Diriliş Postası’ndan Sümeyye Palta, Afrika’da yaşanan gelişmeleri Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinden Doç. Dr. Mürsel Bayram’a sordu.

Nijer’de tam olarak neler oldu?

Nijer’de 26 Temmuz’da bir askeri darbe gerçekleşti. Yolsuzluk, etkisiz hükümetler, ekonomik sorunların çözümlenememesi veya ülkenin ağırlaşan güvenlik sorunlarıyla mücadele edememek gibi gerekçeler öne çıktı. Asker, hem ordunun modernize edilmesini hem de daha iyi koşullarda ve güvence altında yaşamayı istiyor. Aslına bakacak olursak da komşu ülkelerdeki darbelerden etkilenerek yapıldığını söyleyebiliriz.

BATI-DOĞU REKABETİ

Darbenin arka planında ne var?

Aslında Nijer’e ve Afrika’nın geneline baktığımızda, gelişmelerin Batı Bloku ile Doğu Bloku arasındaki rekabetten kaynaklandığını görürüz. Eski Fransız sömürgelerinde komünizme meyleden hükümetler veya Fransa’nın çıkarları ile uyuşmayan hükümetler devrilebilmekteydi.

Darbenin arkasında bulunan devletler hangileri?

Geçmişten beri genel olarak baktığımızda Fransa ve ABD’nin kendi çıkarlarını tesis etmek için veya kendi çıkarlarını kim temsil ediyorsa onu korumak için müdahale ettiklerini görüyoruz.

Rusya sahaya nasıl indi? Bölgede 2010’lu yıllardan beri yaşanan bir dinamik var. Yeni rejimler Fransa taraftarı, Amerika taraftarı, İngiltere taraftarı olmak yerine büyük oranda Rusya taraftarı olmaya yanaştı. Yani yükselişte olan Rusya gibi güçlerle iş birliği yapılıyor.

FRANSA GİTMEDEN RUSYA GELDİ

Rusya’nın darbeye ne gibi etkisi oldu? Bölgede Wagner aktif bir güce sahip mi?

Darbe sonrası gösterilere baktığımızda insanların Rus bayraklarını dalgalandırdıklarını görüyoruz. Rusya oradaki askeri gruplara doğrudan veya dolaylı biçimde destek vermiş olabilir. Başta Orta Afrika Cumhuriyeti ve Mali olmak üzere Kongo’ya kadar uzanan bir Wagner varlığı söz konusu. Fakat bildiğiniz üzere Wagner özel askeri şirkettir. Rusya, doğrudan bu şirketle organik bağının olduğunu kabul etmiyor. Nijer’deki darbeden sonra Wagner unsurlarının ülkeye geldiği ve anlaşmaların yapıldığı ifade ediliyor.

Nijer’de yaşananlar bir vekalet savaşı mı?

Rusya’nın Wagner ile orada bir vekalet savaşı yürüttüğü düşünülebilir. Bir de Nijer’de darbe sonrasında yeni bir oluşum daha ortaya çıkıyor: Cumhuriyet için direniş. Bu, cuntaya karşı savaşacağını ifade eden bir grup, ABD veya Fransa’nın desteklediği birinin göreve gelmesi için çabalayacaklarını ve bunun için silahlı mücadele yürütebileceklerini ifade etti.

EL-KAİDE İLE AYNI ÇİZGİDELER

Bölgede Wagner’e karşı olan gruplar da var mı?

Tabii, başka ülkelerden Nijer’e girmeye çalışan Wagner birlikleri, El-Kaide bağlantılı gruplar tarafından engelleniyor. Burada da çok ciddi bir paradoks ortaya çıkıyor. El-Kaide bağlantılı gruplar, 11 Eylül’den bu yana temel olarak Batı dünyasına savaş açmakla bilinirler. Ancak bu son olayda sanki Batı devletlerinin, Fransa’nın, ABD’nin hedefleriyle uyuşan bir durum görüyoruz.

Sahilde terör faaliyetleri yürüten gruplara karşı inisiyatifler alan devletlere başta ABD olmak üzere Çin dahi maddi destek sağlıyor. Onların da en önemlisi Mağrip El-Kaidesi, DAEŞ’le bağlantılı gruplar, Boko Haram. Bunlar bölgedeki tüm terör faaliyetlerini domine eden gruplar. Adam kaçırmak yoluyla veya uyuşturucu trafiğini kontrol ederek finans sağlarlar. Wagner’in girişi buralarda, onlar için tehdit anlamına gelir.

Mali’nin kuzeyindeki isyan sırasında Fransa’nın da oradaki birtakım terör grupları ile bağlantısı daha önce de Mali’nin resmi hükümet makamları tarafından ifade edilmişti. Cihatçı olarak tabir edilen örgütlerin, Wagner’in Nijer’e girişini önlemeye çalışması da Batılı devletlerle bir ittifak izlenimi verir.

SAHRAALTI HEGEMONYASI KÜÇÜLÜYOR
Fransa, Sahraaltı Afrika’da etkisini kaybedip başka bir ülke, bölgede hakimiyet kurarsa ne olur?
Kültürel olarak Cezayir’de gördüğümüz mesele Fransızcanın yerine İngilizcenin kullanılması eğilimi. Şimdi Sahraaltı Afrika’da da bu gözlemleniyor. Mali, Sahraaltı Afrika’da Fransızcayı resmi dil olmaktan çıkaran ilk devlet oldu. Fransa şimdiden alternatif arayışına girdi. Kazakistan dünyanın birinci uranyum üreticisi olan ülke. Burada telafi edebilir miyiz arayışına girdiler ama Nijer’i de kaybetmemek için ellerinden geleni yapacaklar. Fransa’nın artık Afrika’nın geleceğinde daha küçük bir yer kaplayacağını da söyleyebiliriz.

TİCARETTE ÇİN ETKİSİ

Burada siyasi boşluğu kim doldurabilir? Yaşanan olaylarda Çin’in etkisi var mı?

Şu an askeri olarak Rusya, ekonomik olarak Çin dolduruyor. Rusya özellikle Wagner ile aktif ama onun dışında devletlerin dış silah alımlarının yüzde 35’ini Rusya sağlıyor ve ilk sırada geliyor.

Çin, evet Afrika devletlerinin en büyük ticaret ortağıydı . 2012’den beri Amerika ve Fransa’nın önüne geçerek en büyük ticari ortak haline geldi. Afrika’daki özellikle altyapı ve enerji yatırımlarıyla çok öne çıkan bir ülke. Yani Avrupa’nın Nijerya’dan, Nijer’den, Cezayir’den alternatif doğal gaz elde etmesini engellemiş olabilir.

Muhammed Bazum’un hükümeti devam etseydi Çin açısından esasında olumsuz bir gelişme söz konusu değildi ama Rusya’nın girişi bu anlamda Çin için de kısmen zararlı görünüyor.

İLİŞKİLERİMİZ ÇOK POZİTİF

Türkiye ile ilişkiler nasıl?

Türkiye’nin buradaki varlığı yumuşak güç anlamında çok güçlü. Yani son gösterilerde Türkiye bayrağı da dalgalanmaya başladı. Türkiye’nin mesela Nijer’de hastanesi var. Türkiye ile Nijer arasında gelişen ilişkiler söz konusuydu. Zaten tarihsel ilişkiler var. Türkiye Nijer ilişkileri de son derece pozitif bir seyirde ilerlemekteydi. Milli Güvenlik Kurulu toplantısında da esasında Afrika’daki gelişmelerin takip edildiği vurgulandı.

ARAP BAHARI KIŞA DÖNDÜ

Son gelişmeler ışığında, Afrika Baharı yaşanıyor diyebilir miyiz?

Etiyopya’daki gelişmeler için de bu ifade kullanıldı. Afrika Baharı mıdır tam olarak; bahar kelimesiyle ne kastettiğinize bakmak lazım. Çünkü Arap Baharı beklenen sonucu doğurmadı. O zamanki Arap kışı ile birlikte söndü.