Kuzey Irak’taki Pençe-Kilit Harekâtı bölgesinde cuma ve cumartesi günleri bölücü terör örgütünün iki ayrı üsse sızma girişimleri sırasında yaşanan çatışmalarda 12 askerimiz şehit oldu.

Kahraman askerlerimize Allah rahmet eylesin, mekânları cennet ve makamları âli olsun, ailelerinin ve milletimizin başı sağ olsun.

Çok sayıda şehit verdiğimiz saldırılardan sonra Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bölücü terör örgütünün Irak ve Suriye’deki yuvalarına hava harekâtları düzenledi.

Bugüne kadar hiçbir zaman şehitlerimizin kanı yerde kalmadı ve bugünden sonra da kalmayacak.

Türkiye terörle mücadelesine ve millî güvenliğine yönelik tehditleri, sınırlarının ötesinde bulunduğu yerlerde yok etmeye tüm kararlılığıyla devam edecek.

Teröristlerin sızma girişiminde bulundukları üs bölgelerinde yoğun yağış ve tipi sebebiyle görüş mesafesinin bir metreye kadar düştüğü ve hava koşullarının şehit sayısının artmasına yol açtığı, çatışmalar sırasında çok sayıda teröristin etkisiz hâle getirildiği ifade ediliyor.

Ancak terör örgütünün TSK’dan ağır bir şekilde darbe yemeyi göze alarak Kuzey Irak’taki üslerimize düzenlediği saldırıların zamanlaması manidar.

Saldırılar her ne kadar bölücü terör örgütü tarafından gerçekleştirilse de saldırı talimatının kuklacıdan geldiğine dair soru işaretleri var.

Tasmalı köpek saldırdığında doğal olarak gözler sahibine döner.

PKK’nın sahibinin kim olduğu da sır değil.

Hamas’ın askerî kanadı İzzeddin el-Kassam’ın çok sayıda İsrail askerini öldürüp onlarcasını esir aldığı 7 Ekim’den bu yana işgal güçleri Gazze Şeridi’nde katliam üstüne katliam yapıyor.

İsrail’in gerçekleştirdiği vahşete ve işlediği savaş suçlarına resmî düzeyde en ciddi eleştiride bulunan ülke Türkiye.

Cumhurbaşkanı Erdoğan her fırsatta Hamas’ın terör örgütü değil, millî kurtuluş hareketi olduğuna dikkati çekiyor.

Türkiye ayrıca, Netanyahu başta olmak üzere katliamlarda sorumluluğu olan İsrailli yetkililerin uluslararası mahkemelerde yargılanmaları için çaba sarf ediyor.

Dolayısıyla Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki hâkimiyetine son vermek ve Filistin direnişini yok etmek isteyen İsrail’in ve hamisi ABD’nin, Türkiye’nin tavrından duyduğu rahatsızlığı tahmin etmek zor değil.

Türkiye’ye mesaj vermek isteyenlerin başvurdukları ilk adres daima bölücü terör örgütü olmuştur.

İsrail Başbakanı’nın oğlu Yair Netanyahu’nun PKK’ya destek paylaşımlarını unutmadık.

Teröristlere Kuzey Irak’taki üslerimize sızma girişiminde bulunma talimatı kimden gelmiş olursa olsun, saldırıda kullanılan silahların kimden geldiğini ve onlara kimin eğitim verdiğini biliyoruz.

Daha dün Amerikalı askerlerle teröristler Suriye’de ortak tatbikat yaptı.

Türkiye de saldırıların hemen ardından düzenlediği hava harekâtlarıyla Irak’taki teröristlerle Suriye’dekiler arasında ayrım yapmadığını, PKK ve YPG’nin aynı olduğunu, ABD himayesinin terör örgütünü TSK’nın gazabından koruyamayacağını gösterdi.

Örgütün Suriye’de ABD’yle birlikte işlettiği petrol rafinerileri vuruldu ve teröristlerin tasmalarını elinde tutanlara gerekli mesaj verilmiş oldu.

Bu arada, “Türkiye Gazze için bir şey yapmıyor” diyenler de kendileri doğrudan gelemeyenlerin, terör örgütünü neden üzerimize saldığını düşünürlerse belki biraz utanırlar.