ABD'nin bir savaşta geçici bir duraklama ilan ettiği her seferinde, çok daha büyük bir şey yaşandı.

ABD'nin bir çatışmayı durdurup bunu ilerleme olarak nitelendirmesi ilk kez olmuyor.

Ocak 1973'te ABD, Vietnam ile Paris Barış Anlaşması'nı imzaladı ve onurlu bir barış ilan etti.

Nixon, Kuzey Vietnam anlaşmayı ihlal ederse bombalamaya devam edeceğine dair söz vermişti.

Kongre bunu engelledi ve ateşkes imzalandıktan birkaç ay sonra tam ölçekli savaş yeniden başladı.

1975'te Kuzey Vietnam tankları Saigon'da ilerliyordu.

Ateşkes savaşı bitirmedi. ABD'nin müdahalesini sona erdirdi ve altta yatan çatışmayı tamamen çözümsüz bıraktı.

1991'de ABD, Irak'ta 100 saatlik kara çatışmasının ardından ateşkes ilan etti ve dünyaya Kuveyt'in özgürleştirildiğini duyurdu.

Saddam Hüseyin iktidarda kaldı ve ABD, sonraki 12 yıl boyunca askeri devriyelerle uygulanan uçuşa yasak bölgeler oluşturdu.

ABD, 1993, 1996 ve 1998'de Irak'ı tekrar bombaladı. 2003'te ise hükümeti deviren tam bir işgal gerçekleşti.

1991 ateşkesi çatışmanın sonu değildi. Bir sonraki aşamadan önce bir duraklamaydı.

Şimdi bu ateşkes sırasında gerçekte neler olduğuna bakalım.

İran'ın anlaşmayı kabul eden resmi açıklamasında açıkça “bu, savaşın sona ermesi anlamına gelmez. Ellerimiz hala tetikte.”denildi. İsrail ise ateşkesin Lübnan'ı kapsamadığını ve orada operasyonlarını artırdığını belirtti.

İsrail ve BAE, ateşkesin ilan edilmesinden saatler sonra füze alarmı verdi. İran, anlaşma ilan edildikten sonra Körfez ülkelerine ateş açmaya devam etti.

Bu savaşı başlatan temel sorunlar hala tamamen çözümsüz durumda. İran, ABD ve İsrail'in tekrar saldırmayacağına dair kalıcı bir garanti istiyor.

ABD bunu kabul etmedi. İran, yaptırımların tamamen kaldırılmasını istiyor. ABD bunu da kabul etmedi. İran, Hürmüz Boğazı üzerinde resmi egemenlik istiyor. ABD bunu da kabul etmedi.

Bu hafta bir çözüm değil, bir müzakere penceresi.

Piyasalar barışı fiyatlandırıyor. Tarih, çok daha büyük bir şeyin geleceğini söylüyor!!!